<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<rss version="2.0">
<channel>
	<title>turksestudent.be</title>
	<description>turksestudent.be RSS Feed</description>
	<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php</link>
	<pubDate>Fri, 10 Sep 2010 18:16:21 +0200</pubDate>
	<ttl>15</ttl>
	<item>
		<title>Gezocht Turks-belgische Jobstudent</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8539</link>
		<description><![CDATA[Het Centrum voor Sociale en Culturele Psychologie van de K.U. Leuven is op zoek aan een Turks Belgische jobstudent die wil meewerken aan onderzoek. <br /><br />We zijn op zoek naar iemand tussen de 18 en 35 jaar die vloeiend Nederlands spreekt. <br /><br />Het onderzoek vindt plaats in mei en juli 2010 in Leuven. Studenten die beschikbare momenten hebben in één van deze maanden komen in aanmerking. Het uurroosten wordt aan aangepast aan de beschikbaarheid van de student en de onderzoekers. <br /><br />De jobstudent wordt vergoed als jobstudent van de K.U. Leuven (+- 10 euro per uur).<br /><br />Geïnteresseerd? Ken je iemand die geïnteresseerd zou kunnen zijn? Geef een seintje aan Kaat Van Acker (kaat.vanacker@psy.kuleuven.be of 003216325886)[/]]></description>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2010 15:51:48 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8539</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Gezocht : Turks-belgische Jobstudent</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8538</link>
		<description><![CDATA[Het Centrum voor Sociale en Culturele Psychologie van de K.U. Leuven is op zoek aan een Turks Belgische jobstudent die wil meewerken aan onderzoek. <br /><br />Het onderzoek vindt plaats in mei 2010 in Leuven. <br /><br />We zijn op zoek naar iemand tussen de 18 en 35 jaar die vloeiend Nederlands spreekt.  <br /><br />De jobstudent wordt vergoed als jobstudent van de K.U. Leuven volgens Barema.<br /><br />Geïnteresseerd? Geef een seintje aan Kaat Van Acker (kaat.vanacker@psy.kuleuven.be of 003216325886)[/size]]]></description>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2010 14:49:30 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8538</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Call Center Agents Gezocht Met Een Zeer Goede Kennis Van Het Nederlands</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8537</link>
		<description><![CDATA[Ben jij op zoek naar een bijverdienste of een vaste job in een telecom omgeving? Heb je een aangename stem en een goede kennis van de Nederlandse taal? Kan je bovendien goed met een pc overweg en ben je luistervaardig?<br /><br />Stuur dan zeker je CV naar het Call Center Team van Tempo-Team Antwerpen en wie weet helpen wij jou bij het vinden van je droomjob!<br /><br />Hava Kaya<br />Consultant]]></description>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 11:52:23 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8537</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Actualiteit Informatica</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8536</link>
		<description><![CDATA[Hallo iedereen<br /><br />Ik ben dringend opzoek naar een lesvoorbereiding ivm actualiteit informatica. Vbn: Windows 7, Ipad van Apple, Electronische identiteitskaart, ...<br /><br />Kan iemand mij helpen aub?<br /><br />Groetjes]]></description>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 10:21:51 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8536</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Schoonfamilie</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8535</link>
		<description><![CDATA[Selamunaleykum arkadaslar,<br /><br />Asagdaki yazi bir alintidir. Ben sizin goruslerinizi merak ediyorum.<br /><br />Selametle,<br />Zelis<br /><br />Jongevrouw vertelde mij dat haar schoonouders haar huwelijk hadden verpest en dat ze haar 'bewegingsruimte' in haar leven hadden ingeperkt.<br />ik: woon je bij je schoonouders?<br />zij: ja, ze hebben mij uit TR gehaald voor hun jongste zoon<br />ik: hoe oud ben je en je man?<br />zij: ik ben 20 en mijn man is ook 20 en we zijn nu 4 jaar getrouwd, heb een zoontje van 3<br />ik heb mijn fam. in Tr nu 4 jaar niet gezien en gesproken, mag niet van m'n schoonouders. ik bel stiekem naar TR<br />ik : en je man? neemt hij jou niet in bescherming?<br />zij: ja, hij komt wel voor me op, maar het laatste woord hebben zijn ouders en door zijn ouders hebben we steeds ruzie. m'n schoonmoeder weet heel goed te stoken tussen ons.<br /><br />beste forumgenoten,<br /><br />hierbij snij ik wellicht een onderwerp aan die bij sommigen gevoelig ligt.<br />onder andere om die reden heb ik hem geopend. het moet bespreekbaar worden.<br />ik zie heel vaak dat de schoonfamilie het huwelijk negatief beinvloed.<br /><br />de vraag luidt als volgt:<br /><br />-hebben schoonouders binnen de turkse kring invloed op het huwelijk?<br /><br /><br />ik zou graag jullie visies willen weten.<br /><br /><br /><br />]]></description>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 13:40:51 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8535</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Kiyamet Alametleri</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8534</link>
		<description><![CDATA[Kusuruma bakmayin biraz cok oldugunu biliyorum, ama sizlere hartirlamada bulunmak istedim<br /><br />( <a href="http://www.turk.ch/islam/sorular/Kiyametnezamankop.htm" target="_blank">http://www.turk.ch/islam/sorular/Kiyametnezamankop.htm</a> )<br /><br /><b>Buyuk alametler</b><br /><br />1- Mehdî gelecektir. Babası Abdullah, annesi Âmine'dir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:<br /><br />(Mehdî'nin başı hizâsında bir bulut olacak, buluttan bir melek "Bu Mehdîdir, sözünü dinleyin" diyecektir.) [Ebû Nuaym]<br /><br />2- Deccâl gelecektir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:<br /><br />(Deccâl çıkınca, tanrı olduğunu söyler. Onun tanrı olduğuna inananın îmânı gider.) [İbni Ebî Şeybe]<br /><br />3- Hz. Îsâ gökten inecektir. Kurân-ı kerîmde buyuruluyor ki:<br /><br />(Allah'ın resûlü Meryem oğlu Îsâ'yı öldürdük dedikleri için yahûdîleri la'netledik. Onlar Îsâ'yı öldürmediler, asmadılar da. Öldürülen, kendilerine Îsâ gibi gösterildi.) [Nisâ 157]<br /><br />Hz. Îsâ göğe kaldırılmıştır. (Nisâ 158)<br /><br />(Elbette o [Hz. Îsâ'nın Kıyâmete yakın gökten inmesi], Kıyâmetin yaklaştığını gösteren bilgidir. Sakın bunda şüphe etmeyin.) [Zuhruf 61-Tibyân]<br /><br />4- Dâbbet-ül-arz çıkacak. Bu hususta birçok hadîs-i şerîf vardır. Biri şöyle: (Dâbbet-ül-arz, mü'mine âsa ile dokunur, alnına "Bu Cennetlik" yazılır, yüzü nûrlanır. Kâfire vurunca, "Cehennemlik" diye yazılır, yüzü simsiyah olur.) [F. Fevâid]<br /><br />Bu hayvandan Kur'ân-ı kerîmde de bahsedilmektedir. (Neml 82)<br /><br />5- Ye'cüc ve me'cüc çıkacaktır. Ye'cüc-me'cüc seddi yıkıp çıkar. (Enbiyâ 96)<br /><br />6- Duman çıkacaktır. Yeri göğü duman kaplar. (Duhan 10)<br /><br />7- Güneş batıdan doğacaktır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:<br /><br />(Güneş batıdan doğmadıkça Kıyâmet kopmaz. O zaman herkes îmân ederse de fayda vermez.) [Müslim]<br /><br />8- Ateş çıkacaktır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:<br /><br />(Hicâzdan çıkan ateş, Basra'daki develerin boyunlarını aydınlatır.) [Müslim]<br /><br />9- Doğu, Batı ve Arabistan'da ay tutulacak ve yer batması olacak. (B.Arifin)<br /><br />10- Kâ'be yıkılacaktır. (T.Kurtûbî)<br /><br />Kıyâmet koparken, dünya, şimdiki yörüngesinden çıkıp, başka bir yörüngeye girer, daha sonra dağlar hallaç pamuğu gibi atılır, taş taş üstünde kalmaz, apartmanlar, gökdelenler, saraylar yıkılır. Madden böyle virân olduğu gibi ma'nen de, virân olur. <br /><br /><b>Kucuk alametler</b><br /><br />(Ticaret çoğalır, izinsiz ticâret yapılmaz.) [Müslim]<br /><br />(Erkekler azalır, kadınlar çoğalır, zinâ artar.) [Buhârî]<br /><br />(Çalgı her yere yayılır, zaptiye, gammaz ve gıybetçi çoğalır.) [Beyhekî]<br /><br />(Câmiye giren iki rek'at namaz [tehiyyet-ül mescid] kılmaz.) [Taberânî]<br /><br />(Sadece tanıdıklara selâm verilir. Yazarlar çoğalır.) [Hâkim]<br /><br />(İlim kalkar, cehâlet, anarşi ve ölüm çoğalır.) [İbni Mâce]<br /><br />(Zengine malı için ta'zim edilir. Esnaf, ölçü ve tartıda hîle yapar. Köpek beslemek, evlâd yetiştirmekten câzip gelir. Veled-i zinâ çoğalır.) [Taberânî]<br /><br />(Fırat'ta bir altın define çıkar. Görenler ondan bir şey almasın!) [Buhârî]<br /><br />(Ehli olmayana iş verilir.) [Buhârî]<br /><br />(Ulema, halkın istediği yönde fetvâ verip, helâla haram, harama helâl derler, Kur'ânı ticârete âlet ederler.) [Deylemî]<br /><br />("Şu kabirdeki ben olsaydım" denmedikçe Kıyâmet kopmaz.) [Müslim]<br /><br />(Kötü iyi, iyi kötü gösterilmedikçe, Kıyâmet kopmaz.) [Harâitî]<br /><br />(Zelzele, fitne, katillik artmadıkça, Kıyâmet kopmaz.) [Buhârî]<br /><br />(Lûtîlik mubah sayılıp, taş yağmadıkça Kıyâmet kopmaz.) [Deylemî]<br /><br />(Kardeşler farklı dinden olmadıkça Kıyâmet kopmaz.) [Deylemî]<br /><br />(Şerliler dünyaya hâkim olmadıkça Kıyâmet kopmaz.) [İbni Mâce]<br /><br />(Müslümanlarla Yahudiler savaşmadıkça Kıyâmet kopmaz. Yahudilerin gizlendiği taş ve ağaç, "Yahudi arkamda gel öldür" diyecektir.) [Müslim]<br /><br />(Yırtıcı hayvanlar, insanlarla konuşmadıkça Kıyâmet kopmaz.) [Tirmizî]<br /><br />(Allah diyen müslüman kaldığı müddetçe Kıyâmet kopmaz.) [Müslim]<br /><br />(Kıyâmet, yalnız kötüler üzerine kopar.) [Buhârî, Müslim] <br /><br /><b>Diger alametler</b><br /><br />1- Emânete riâyet kalkar.<br />2- Kötüler söz sahibi olur.<br />3- İçki ve tefecilik âşikâr olur.<br />4- Zekât verilmez.<br />5- Hanıma uyulur, anneye isyân edilir.<br />6- Kur'ân-ı kerîm tegannî ile okunur.<br />7- Zararından korunmak için herkese müdâra edilir.<br />8- Gençler fâsık olur.<br />9- Sonra gelenler, önceki âlimleri câhillikle suçlar.<br />10- Bid'atler yayılır.<br />11- Bilgin denilenlerde, zerre kadar îmân olmaz.<br />12- İslâma uymak ayıp sayılır, hor görülür.<br />13- Herkese iyilik edenler ahmak sayılır.<br />14- İslâma uymak, ateşi elde tutmak gibi zor olur.<br />15- Mescidlerde fâsıkların sesi yükselir.<br />16- Emr-i ma'ruf ve nehy-i münker kalkar.<br />17- Günâha teşvik artar. İyiliğe mâni olunur. <br /><br />İbni Ömer hazretleri buyuruyor ki: Kıyâmet alâmetleri zuhur edince dine daha çok sarılmalıdır! Bunlardan birkaçı şöyle:<br />1- Âlimler ilmi, para karşılığı öğretir.<br />2- Akrabalık münâsebetleri kopar.<br />3- Ana-babaya isyân edilir.<br />4- İyiler azalır.<br />5- Dünya menfaati için din âlet edilir.<br />6- Binalar yükselip heva-i nefse uyulur.<br />7- İltimas, rüşvet çoğalır.<br />]]></description>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 16:12:22 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8534</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Umre Pasen '10]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8533</link>
		<description><![CDATA[Selamunaleykum kardeslerim,<br />ben gelen ay diyanetle Umre'ye gidiyorum insallah<br />benim sorumda basit. Sizlerden kiminiz Umreye gidiyor? neredensiniz? yasiniz ve kaç kisi gideceksiniz?<br /><br />Benim yasim 16 ve Heusden-Zolder'dan gidecem (+7/8 arkadas)]]></description>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 21:46:38 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8533</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Kantoor 7de Jaar Yardim</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8532</link>
		<description><![CDATA[Merhaba,<br /><br />6de jaar kantoor volgen ediyorum seneye gente gitmek istiyorum voor 7 de jaar Kantoor.. <br />iyi bir okul biliyorsaniz yardimci olurmusunuz?<br /><br />]]></description>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 09:40:28 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8532</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Belcikada Issizlik</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8531</link>
		<description>Arkadaslar 1 sene 2 aydir oproepcontract la grensarbeider olarak hollandada calisiyorum fakat bazi haftalar full calisiyorum bazi haftalar 2, 3 gun bu geri kalan calismadigim gunleri rva dan alma sansim varmi ?</description>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 12:59:59 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8531</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Forum Sahibine.</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8530</link>
		<description><![CDATA[Selamun aleykum arkadaslar ve forum yoneticileri, ogrenci olmadigim halde baziki gunler siteyi ziyaret ediyorum. Ama site suan cok terkedilmis bir durumda anladigim  kadari ile, bende yeni bir kac kisi ile site icin birkac yenilikler eklemek istiyorum. Veya suanki site sahibi veya hangi dernek baskanina aitse bu siteyi satin almak istiyorum. <br /><br />Suanki sundugum teklif &#8364;5000 Ulasmak isterseniz.<br /><br />Site icin yapacaklarim<br />- BELCIKA TURKIYE radyolarina ve televiziyonlarina reklam vermek. <br />- BELCIKA'daki egitim derneklerine sponsor olmak.<br />- ve vs vs vs...<br /><br /><br />Haberinizi bekliyorum. <br /><br />Kursun@hotmail.be  info@kursun.be<br /><br /><br />[ Ayrica diger forum uyelerinde dusuncesini almak isterim ]]]></description>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 16:17:18 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8530</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Het Oude Egypte En De Islam (vergelijking)+(gelijkenissen?)</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8529</link>
		<description><![CDATA[Selam/Merhaba beste forumleden, <br /><br />ik ben een Turkse jongen en hamd olsun fakat ik heb een vriend die protestant is en ik kreeg de volgende email binnen van hem... Ik zal hem hieronder posten maar uiteindelijk wil ik jullie meningen ook horen (lezen) <br /><br />Zie hieronder: <br /><br />========================= <br />========================= <br />Selam beste vriend, <br /><br />ik herriner me nog vroeger dat je mij vertelde dat de Qor'an zei dat na de dood je ziel wordt gewogen op een weegschaal enzoverder en het deed mij direct herrineren aan iets namelijk het geloof van het Oude Egypte.. Het Oude Egypte had rond de 100 verschillende mannelijke goden en vrouwelijke godinnen die ze aanbeden en ook de Pharao (hun leiders) werden als goden aanbeden en ze gaven offers enzo aan deze goden er was een "god van de landbouw" en een "god van de regen" en een "god van de Nijl" enz., zoals je weet is het Oude Egyptische geloof géén Qor'an dat merk je nu al het Oude Egyptische geloof is veel ouder dan de Qor'an maar de Qor'an zegt "er is maar één God, Allah" en de egyptenaren zeggen "de pharaoh en (ong.) 100 goden zijn onze goden/godinnen".. <br /><br />nu komt het interessante stuk, kijk maar eens wat de Oude Egyptenare zeiden over "leven na de dood"; <br />De Egyptenaren geloofden ook in een leven na de dood. Zij dachten dat er na het leven op aarde een aangenaam leven in het hiernamaals op hen te wachten stond. Om dit aangenaam leven na hun dood te kunnen leiden, moesten ze het dodenoordeel goed doorstaan. Hieronder wordt het dodenoordeel uitgelegd en geïllustreerd.; <br /><br />Door een vogel(s) werd de ziel meegenomen naar Osiris voor berechting. <br /><br />De Egyptenaren geloofden ook dat de mens zijn lichaam nodig had om in dit hiernamaals te leven. <br />(De god Osiris besliste over je lot met 42 rechters) Er werden vragen over je leven gesteld & ondertussen werd je hart gewogen op een weegschaal. Als je loog raakte de weegschaal uit balans en was je ziel verwoest. Als je goed antwoorde mocht je deel hebben in het naleven. <br />Om dit oordeel goed te doorstaan kreeg de Egyptenaar een dodenboek met spreuken mee die hem gunstig zouden stemmen bij de goden. <br /><br />Men geloofde dat er een 'Ba' en een 'Ka' was. De 'Ba' was een dubbelganger van de overledene die nog contact hield met de levende familieleden van de overledene. De 'Ka' was de ziel van de overledene. <br /><br />en nu vergelijken we met "leven na de dood" in de qor'an & islam; <br /><br />De engelen zullen de ziel van de ene hemel naar de andere dragen tot ze Allah bereikt hebben. <br /><br /><br />Voor de ondervraging in het hiernamaals gaan de zielen tijdelijk naar de lichamen. <br /><br />Munkar en Nakîr ondervragen de dode over zijn geloof. Geven ze het verkeerde antwoord dan worden ze genadeloos geslagen en wordt het graf vernauwd zodat zijn ribben verbrijzelen. Dat allemaal als voorproef van de hel. Geven ze het juiste antwoord dan wordt het graf wijd en helder licht gemaakt en verandert het in een tuin. Na de ondervraging verlaten de zielen de lichamen opnieuw. <br /><br />De overweldigende massa mensen wordt naar de verzamelplaats samengedreven om door Allah, met behulp van boeken, beoordeeld te worden. Ieder mens ontvangt zijn boek met de afrekening en wordt gevraagd om voor te lezen. <br /><br />Indien de ziel zuiver is, zal hij de mensen toeroepen hem snel te begraven om de heerlijkheid die hem te wachten staat. <br /><br />---------------------------------------- <br /><br />Wat ik jouw wil zeggen is, ik denk dat je niet ernaast kan kijken dat islam en het Oude Egyptische geloof dezelfde ideeën hebben over het "hiernamaals" oftewel als je denkt dat ik lieg onderzoek maar in de qor'an of over het Oude Egyptische geloof hoe het in elkaar zit en dan zal je zien dat ik geen leugens schreef.. <br /><br />Oftewel heeft de qor'an de leer over het hiernamaals van de Oude Egyptenaren overgenomen en is de qor'an dus een géén heilig en "nieuw" boek maar gewoon een mengsel van arabisch, oude egyptisch geloof en delen van Joden- en Christendom of is het Oude Egyptische geloof volledig juist in hun verhaal (want de Qor'an lijkt het te bevestigen want ze zeggen identiek dezelfde dingen) over het hiernamaals maar dan stel ik de vraag aan jouw, als de Oude Egyptenaren gelijk hebben over het hiernamaals (omdat de Qor'an net hetzelfde zegt als hen..) waarom dan niet dat er 60 of 100 goden & godinnen zijn? En waarom geen varken eten want Egyptenaren aten alles dus ook varken, waarom zouden ze daar dan mis in zijn? (ik zeg niet dat varken gezond is want ik eet het zelf nooit het is een kritische vraag..) <br /><br />ik hoop een antwoord te krijgen en aub géén dingen zoals "bijbel is vervalst bla bla bla..." het gaat over de Egyptenaren en de Qor'an niet de Bijbel of de Joden... <br />========================= <br />=========================]]></description>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 19:50:30 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8529</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Leyla En Chiara</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8527</link>
		<description><![CDATA[<br /><b>Leyla en Chiara</b><br /> Vlaanderen kampt met een reusachtig tekort aan verpleegkundigen en verzorgenden, maar puike studenten in die richtingen kunnen vaak niet aan hun verplichte stage beginnen om hun diploma te behalen. Omdat ze een hoofddoek dragen. Dus omdat ze vrouw zijn en tegelijk ook moslima.<br /><br />Officieel is er in Vlaanderen haast niemand racistisch - zelfs het VB vond zijn veroordeling onterecht. In de praktijk pikken zowel christelijke als vrijzinnige besturen van instelling zus of instituut zo niet dat er zich een jongedame met hoofddoek aandient. In theorie zijn 'we' ervoor dat er in Vlaanderen moslima's wonen en werken, maar in de praktijk vinden we eigenlijk niet dat ze zich als zodanig mogen uiten.<br /><br />En dan gaat het niet over integristen en hun boerka's. Om dat hatelijke en discriminerende textiel te verbieden is er zelfs geen speciale wet nodig: een consequente toepassing van het gemiddelde politiereglement volstaat. Behalve bij enkele lucide politieke geesten. Ze zetelen wel in het parlement, maar hebben niet het verstand noch de volharding om zich de dossiers eigen te maken die er écht toedoen: de begroting, de staatsschuld, de manke werking van financiën, een modernisering van de sociale zekerheid, een verstandige staatshervorming, noem maar op. En dus zorgen ze ervoor dat 'de hoofddoek' een probleem wordt.<br /><br />Het is er geen: wie houdt zich in deze tolerante tijden nog bezig wat iemand op zijn hoofd zet, in zijn enkel laat tatoeëren of in zijn geslacht laat piercen? Dat is ieders vrije keuze. Behalve als je moslim bent, van een eerder strakke strekking. Equivalent Léonard, zeg maar. Dan mag je als aspirant-verpleegster geen hoofddoekje meer dragen. Het zou 'onhygiënisch' zijn. Nochtans dragen slagers, bakkers en chirurgen verplicht haarnetjes, precies omdat ze hygiënisch zijn. Het is dus een nepargument.<br /><br />Scholen en ziekenhuizen die zo'n ban uitspreken, hebben niets tegen hoofddoeken, maar tegen de moslima's eronder. Liever minder zorg, dus liever een slechte zorg, dan dat een meisje van zichtbare Turkse of Marokkaanse afkomst die levert. Meer dan twintig sollicitaties schreef zo'n moslimstudente en amper één antwoord kwam er. Zomaar. Of juist niet zomaar. Alleen omdat ze Leyla heet en geen schone Vlaamse naam draagt als Shana, Chloë of Chiara. Ach ach.<br /><br /><i>Walter pauli<br />Politiek commentator </i>]]></description>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 21:02:37 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8527</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Treinramp Halle » Alle Artikels</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8526</link>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.demorgen.be/static/FOTO/pe/3/6/2/base_3588077.jpg" border="0" class="linked-image" /><br /><br /><a href="http://www.demorgen.be/dm/article/pagedList.do?language=nl&navigationItemId=982&navigation=home&nodeId=707974282&nodeTitle=Treinramp-Halle" target="_blank">Alle artikels</a>]]></description>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 20:59:21 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8526</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Onderzoek</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8525</link>
		<description><![CDATA[Beste,<br /><br />Voor mijn thesis ben ik nog op zoek naar een aantal Turkstalige volwassen die mij 10 à 15 minuutjes willen helpen.<br />Ik tracht na te gaan in hoeverre de scores van de Tokentest (een logopedische test) ook kloppen bij Turkstaligen. <br />Het gevolg ervan is dat we een beter beeld hebben of deze test zomaar bij iedereen kan afgenomen worden.<br /><br />Deelname is in ieders voordeel!<br /><br /><u>Ik test nog deze en volgende week.</u><br />Mocht je familieleden, vrienden, kennissen, buren... hebben die aan volgend profiel voldoen:<br />min. 18j, geboren in Turkije, wonend in (of rond) Gent,<br />geef hen dan zeker mijn gegevens door en neem contact met mij op.<br />Ik kom met veel plezier eens langs.<br /><br />Bedankt!<br /><br />met vriendelijke groeten,<br />Jo Van der Sypt<br />Studente Master in de Logopedische en Audiologische Wetenschappen (Logopedie)<br />vandersypt_jo@hotmail.com<br />0472/63 46 07<br /><br />P.S. deelnemers krijgen een kleine attentie!!]]></description>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 16:35:01 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8525</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Onderzoek</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8524</link>
		<description><![CDATA[Beste,<br /><br />Voor mijn thesis ben ik nog op zoek naar een aantal Turkstalige volwassen die mij 10 à 15 minuutjes willen helpen.<br />Ik tracht na te gaan in hoeverre de scores van de Tokentest (een logopedische test) ook kloppen bij Turkstaligen. <br />Het gevolg ervan is dat we een beter beeld hebben of deze test zomaar bij iedereen kan afgenomen worden.<br /><br />Deelname is in ieders voordeel!<br /><br /><u>Ik test nog deze en volgende week.</u><br />Mocht je familieleden, vrienden, kennissen, buren... hebben die aan volgend profiel voldoen:<br />min. 18j, geboren in Turkije, wonend in (of rond) Gent,<br />geef hen dan zeker mijn gegevens door en neem contact met mij op.<br />Ik kom met veel plezier eens langs.<br /><br />Bedankt!<br /><br />met vriendelijke groeten,<br />Jo Van der Sypt<br />Studente Master in de Logopedische en Audiologische Wetenschappen (Logopedie)<br />vandersypt_jo@hotmail.com<br />0472/63 46 07<br /><br />P.S. deelnemers krijgen een kleine attentie!!]]></description>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 16:28:46 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8524</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Gent Universitesi Acil Yardim Lutfen</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8523</link>
		<description>Arkadaslar merhabalar.Ben suan belcikada yasiyorum.Bir yillik oturum iznim var.buraya bir ab projeso kapsaminda geldim.ama proje bitiminde gent universitesinde okumaya karar verdim..turkiyeden gelenler icin prosodur yazili forumlarda ama benim icin prosodur nedir.bana yardimci olursaniz cok sevinirim.birde basvuru tarihlerini kacirdimmi acaba.tskler</description>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 13:20:02 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8523</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Is Imkani</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8522</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#000000--><span style="color:#000000"><!--/coloro--><!--sizeo:5--><span style="font-size:18pt;line-height:100%"><!--/sizeo--><!--fonto:Book Antiqua--><span style="font-family:Book Antiqua"><!--/fonto--><b>Herkese selamlar, formunuza yeni uye oldum. Bruksel'de master ogrencisiyim ama Hasselt'te yasiyorum. Okul ve yasam masraflarimi giderebilmek adina is ariyorum. Yardimci olabilecek arkadaslar ile iletisim kurmak istiyorum.<br /><br />Simdiden tesekkurler...</b><!--fontc--></span><!--/fontc--><!--sizec--></span><!--/sizec--><!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 07:54:41 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8522</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Eski Akp Kurucusu Eski Akp Kurucusu Abdullah Gül'ün Ab'de 180 Derece Dönüşü]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8521</link>
		<description><![CDATA[Kanaatimce AKP'yi kuran Milli Görüş Geleneğinden Çekirdek Ekip Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan,Bülent Arınç,Mehmet Ali Şahin tamamen Avrupa Birliği konusunda 180 derece dönmüştür<br /><br />Yani Abdullah Gül aşağıdaki Videoya göre dün kara dedigine bugün ak diyor.Bu konuda ben Recep Tayyip Erdoğan,Bülent Arınç,Mehmet Ali Şahin 'de Abdullah Gül gibi 180 derece dönmüş olduğuna inanıyorum.<br /><br />Videoya göre Abdullah Gül Avrupa Birliği bir Hristiyan Kulübüdür diyor.Şimdide Eski AKP Kurucusu Abdullah Gül diyor Türk dış politikasının birinci önceliği geç olmadan AB üyesi olmak.<br /><br />Bilindiği üzere, 3 Ekim 2005 tarihinde dönemin AKP Hükümetinin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül,Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki katılım müzakereleri resmen başlatmıştı.<br /><br /><a href="http://www.youtube.com/watch?v=rPuhmqZ5kMM&feature=related" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=rPuhmqZ5kMM...feature=related</a>]]></description>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 13:20:01 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8521</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Chp Ne Yapmali!?</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8520</link>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.haberturk.com/2010/01/27/kuturesim/turkiyesoluuukucukkkk.jpg" border="0" class="linked-image" /><br /><br /><u><b>TÜRKİYE SOLU TARTIŞILIYOR </b></u><br /><!--coloro:#8B0000--><span style="color:#8B0000"><!--/coloro--><br />Türk solunun nasıl bir değişime ihtiyacı var?<br /><!--colorc--></span><!--/colorc--><br />27.01.2010 09:16 <br /><b>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Milliyet'ten Devrim Sevimay'a verdiği röportajda söylediği sözler, yıllardır Türk soluna çıkış yolu arayan kesimlerde<br />heyecan yarattı. Kurultaydan sonra partide köklü değişiklikler olacağını söyleyen Baykal'ın, "Yeni bir yapılanma ortaya çıkacak ve CHP çok daha etkin bir siyaset yapacak"  sözlerinin ne anlama geldiği, solun Türkiye'deki geleceği açısında son derece önemli. Zira Türkiye solunun neden iktidara gelemediği, halktan beklediği teveccühü neden  bir türlü göremediği uzun yıllardır tartışılan bir konu. <br /><br />Karaoğlan&#8217;ın başında olduğu CHP dönemi hariç, çok partili sistemde sol partiler halktan pek ilgi görmedi. Uzun yıllar Türkiye solunun bayraktarı olarak görülen CHP 12 Eylül darbesinden itibaren, sol entelektüellerin gözünden hızla düşerken,  yeni bir solun nasıl olması gerektiği tartışmaları da daha üst perdeden ve yoğun bir şekilde gündemi meşgul etmeye başladı. Çıkış yolunu arayan sol kesimde birçok kişi CHP'den umudunu kesmiş durumda. Parti bu açıdan bakanların gözünde 12 Eylül'den sonra hızla devletçi bir anlayışa girdi ve izlediği statükocu politikalarla var olan sistemin en yılmaz savunucusu durumuna geldi. Hatta kimilerine göre CHP, milliyetçilik ve tutuculuk konusunda MHP ile yarışmaktan da çekinmiyor. Bu görüşü savunanlara göre<br />CHP 'SOL' bir parti değil, sistemi koruyan, merkeziyetçi, halktan kopuk bir 'devlet partisi'.<br /><br />Peki CHP sol değilse, hepsi toplandığında baraja bile yaklaşamayan &#8220;gerçek sol&#8221; oya sahip diğer sol partilerin halkla kurdukları ilişkide eksik olan ne? <br />Sol partilerin -söylemleri itibariyle- en fazla oy alması gereken 'varoşlar' neden yıllardır sağ partilerin oy deposu konumunda? Türk solunun nasıl bir değişime ihtiyacı var? CHP solun neresinde? Neden halkın büyük bölümünde ve sağ kulvarda 'sol' denilince akla CHP geliyor? 'AK Parti CHP'den daha solcu' söylemi ne kadar doğru? </b><br />]]></description>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 17:08:35 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8520</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Mehmet Altan Ağaca'yı Aklıyor]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8519</link>
		<description><![CDATA[<b>Mehmet Altan, Ergun Babahan</b> ile birlikte katıldığı <b>Kanal 24&#8217;teki Günün Manşeti</b> programında Abdi İpekçi cinayeti, Mehmet Ali Ağca ve Uğur Mumcu ile ilgili çok tuhaf iddialarda bulundu.<br /><br />Mehmet Altan&#8217;ın iddiasına göre; bugün tahliye edilen Papa suikastı ve Abdi İpekçi cinayeti hükümlüsü Mehmet Ali Ağca, aslında <b>&#8220;Abdi İpekçi Suikastı&#8221;nın faili değilmiş! Ağca, İpekçi cinayetinin yaşandığı gün suikastın işleneceğini bildiği için suikastı izlemek üzere oradaymış! Üstelik bu iddiayı Mehmet Altan&#8217;a Uğur Mumcu söylemiş! Mumcu kendisine cinayeti işleyen kişiyi de söylemiş, fakat o ismi zikredemezmiş!</b><br /><br />O programın yöneticisi de, öteki katılımcısı da Mehmet Altan&#8217;a bazı gerçekleri hatırlatmadığına göre iş yine bize düşüyor:<br /><br /><b>1)</b> Uğur Mumcu, Abdi İpekçi cinayetini aydınlatmak için çok büyük bir mesai harcadı, makaleler, kitaplar yazdı. Papa, Mafya, Ağca kitabının 23&#8211;38. sayfaları arasında bu suikastla ilgili bulgularını özetledi, Mehmet Ali Ağca&#8217;yı ve suç ortaklarını deşifre etti <b>(Umag Vakfı Yayınları, Nisan 1997).</b><br /><br /><b>2)</b> Uğur Mumcu, Çetin Altan ve oğullarından her yazısında &#8220;dönekler&#8221; ve &#8220;liberal tosunlar&#8221; diye söz etmiştir. Örneğin 22 Ekim 1988 tarihli Cumhuriyet&#8217;te çıkan &#8220;Para ve Faiz&#8221; başlıklı yazısında şöyle diyor: <b>&#8220;Marksist dönek Çetin Altan&#8217;ın şu sözlerini Altan&#8217;ın Holding soytarılığı ile görevli iki liberal tosun oğluna hatırlatalım&#8230;&#8221;</b><br /><br />Bunları yazmış olan Uğur Mumcu, hem de Mehmet Altan&#8217;a <b>&#8220;Abdi İpekçi&#8217;yi Ağca öldürmedi&#8221;</b> diyecek! Herkes de buna inanacak!<br /><br />Asıl sorulması gereken soru ise şu: <br /><br />Mehmet Altan&#8217;ın cinayetten idama mahkum olmuş ve sonra cezası indirime uğramış olan bir katili aklamakta, Uğur Mumcu&#8217;nun kitaplar dolusu yazılarını karartmakta ve kafa bulandırmakta ne gibi bir menfaati var?<br /><br />Kaynak: <!--coloro:#FF0000--><span style="color:#FF0000"><!--/coloro-->OdaTv<!--colorc--></span><!--/colorc--><br /><a href="http://www.odatv.com/" target="_blank"><!--coloro:#4169E1--><span style="color:#4169E1"><!--/coloro-->www.odatv.com<!--colorc--></span><!--/colorc--></a>]]></description>
		<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 22:41:01 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8519</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA["abd'den Korkutuğunuz Kadar Allah'tan Korksaydınız şimdi Bu Durumlarda Değildik"]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8518</link>
		<description><![CDATA[CHP Yalova milletvekili <b>Muharrem İnce</b>&#8217;nin TBMM'de bütçe  görüşmeleri sırasında yaptığı konuşma büyük ilgi görüyor. 2002 yılında  beri iktidarda olan AKP hükümetinin genel bir özeti niteliğinde olan  konuşma internette de sürekli olarak paylaşılıyor. <br />  <br />Muharrem İnce konuşmasında AKP&#8217;ye hitaben "<b>ABD'den korkutuğunuz kadar Allah'tan korksaydınız şimdi bu durumlarda değildik"</b> diyor. <br />  <b><br />  Odatv.com</b><br />  <br />  Sözü daha fazla uzatmadan; o konuşmayı yayınlıyoruz:<br /><br /><a href="http://www.odatv.com/n.php?n=ince-1701101200" target="_blank">http://www.odatv.com/n.php?n=ince-1701101200</a>]]></description>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 16:22:54 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8518</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA["abd'den Korkutuğunuz Kadar Allah'tan Korksaydınız şimdi Bu Durumlarda Değildik"]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8517</link>
		<description><![CDATA[CHP Yalova milletvekili <b>Muharrem İnce</b>&#8217;nin TBMM'de bütçe  görüşmeleri sırasında yaptığı konuşma büyük ilgi görüyor. 2002 yılında  beri iktidarda olan AKP hükümetinin genel bir özeti niteliğinde olan  konuşma internette de sürekli olarak paylaşılıyor. <br />  <br />Muharrem İnce konuşmasında AKP&#8217;ye hitaben "<b>ABD'den korkutuğunuz kadar Allah'tan korksaydınız şimdi bu durumlarda değildik"</b> diyor. <br />  <b><br />  Odatv.com</b><br />  <br />  Sözü daha fazla uzatmadan; o konuşmayı yayınlıyoruz:<br /><br /><a href="http://www.odatv.com/n.php?n=ince-1701101200" target="_blank">http://www.odatv.com/n.php?n=ince-1701101200</a>]]></description>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 16:21:23 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8517</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA["abd'den Korkutuğunuz Kadar Allah'tan Korksaydınız şimdi Bu Durumlarda Değildik"]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8516</link>
		<description><![CDATA[CHP Yalova milletvekili <b>Muharrem İnce</b>&#8217;nin TBMM'de bütçe  görüşmeleri sırasında yaptığı konuşma büyük ilgi görüyor. 2002 yılında  beri iktidarda olan AKP hükümetinin genel bir özeti niteliğinde olan  konuşma internette de sürekli olarak paylaşılıyor. <br />  <br />Muharrem İnce konuşmasında AKP&#8217;ye hitaben "<b>ABD'den korkutuğunuz kadar Allah'tan korksaydınız şimdi bu durumlarda değildik"</b> diyor. <br />  <b><br />  Odatv.com</b><br />  <br />  Sözü daha fazla uzatmadan; o konuşmayı yayınlıyoruz:<br /><br /><a href="http://www.odatv.com/n.php?n=ince-1701101200" target="_blank">http://www.odatv.com/n.php?n=ince-1701101200</a>]]></description>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 16:18:38 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8516</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA["abd'den Korkutuğunuz Kadar Allah'tan Korksaydınız şimdi Bu Durumlarda Değildik"]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8515</link>
		<description><![CDATA[CHP Yalova milletvekili <b>Muharrem İnce</b>&#8217;nin TBMM'de bütçe  görüşmeleri sırasında yaptığı konuşma büyük ilgi görüyor. 2002 yılında  beri iktidarda olan AKP hükümetinin genel bir özeti niteliğinde olan  konuşma internette de sürekli olarak paylaşılıyor. <br />  <br />  <img src="http://www.odatv.com/images/2010_01/2010_01_17/ince-1701101200_l.jpg" border="0" class="linked-image" /><br /><br />Muharrem İnce konuşmasında AKP&#8217;ye hitaben "<b>ABD'den korkutuğunuz kadar Allah'tan korksaydınız şimdi bu durumlarda değildik"</b> diyor. <br />  <b><br />  Odatv.com</b><br />  <br />  Sözü daha fazla uzatmadan; o konuşmayı yayınlıyoruz:<br /><br /><a href="http://www.odatv.com/n.php?n=ince-1701101200" target="_blank">http://www.odatv.com/n.php?n=ince-1701101200</a>]]></description>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 16:17:25 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8515</guid>
	</item>
	<item>
		<title>HÜlya AvŞar 25 Yillik Ayibi İÇİn 35 Dakİkasini Ayirsin</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8514</link>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.odatv.com/images/2010_01/2010_01_06/ruhi-0601101200_l.jpg" border="0" class="linked-image" /><br /><br />Hülya Avşar, Cem Karaca&#8217;nın eşi İlkim Karaca&#8217;yı konuk ettiği <b>"Hülya Avşar Soruyor"</b> adlı programda büyük bir gafa imza attı. Avşar İlkim Karaca&#8217;ya isminin anlamını sordu ve Karaca <b>&#8220;Bir  şeyin özü anlamına geliyor. Bana bu isim sonradan verildi.  Konservatuarda ses eğitimi hocam olan Ruhi Su bu ismi bana verdi.&#8221; </b>dedi. Bunun üzerine Hülya Avşar <b>&#8220;Buradan kendisine yaşıyorsa eğer&#8230;&#8221; </b>diyerek selam göndermeye niyetlendi fakat, İlkim Karaca Ruhi Su&#8217;nun vefat ettiğini söyledi.<br /><br />  Karaca'nın<b> "Ruhi Su öldü, hem de 25 yıl önce"</b> sözleri üzerine şaşkına dönen Avşar, <b>"Aaaa öyle mi, vefat edeli 25 sene mi oldu? Nur içinde yatsın o zaman" </b>sözleriyle durumu toparlamaya çalıştı.<br /><br />    Biz de Odatv.com olarak Hülya Avşar&#8217;ın bilgi eksikliği çektiği bu  konuda bir ders vermeye karar verdik. Sıdıka Su eşi Ruhi Su&#8217;nun son  günlerini Oradaydım Belgeseli'nde anlatmıştı. Bu belgeseli özellikle  Hülya Avşar&#8217;ın dikkatine sunarak yayınlıyoruz.<br />  <br />  Unutmadan önemli bir not düşelim; Hülya Avşar bu belgeseli izledikten  sonra mahcubiyetini iletmek için Sıdıka Su'yu aramaya çalışmasın.  Sıdıka Su da ne yazık ki 2006 yılında hayatını kaybetti.<br /><br /><br />  <br />  İşte eşi Sıdıka Su'nun anlatımıyla Ruhi Su... <br /><br />(video)<br /><br /><br /><a href="http://www.odatv.com/n.php?n=ruhi-0601101200" target="_blank">http://www.odatv.com/n.php?n=ruhi-0601101200</a><br /><br /><br />]]></description>
		<pubDate>Fri, 15 Jan 2010 17:53:07 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8514</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Saz Araniyor!</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8513</link>
		<description><![CDATA[Slm arkadaslar,<br /><br />Insallah iyisinizdir, öncellilke herkesin yeni yilini kutluyorum ve hayirlara vesile olmasini diliyorum!<br />Sormak istedigim: bildiginiz biri yada kendiniz saz satiyormusunuz?<br />Parasini anlasiriz ve ben almaya gelebilirim, onlar sorun degil.<br />Benim baglamayi yigenim düsürdü, paramparça oldu...<br />Kisa sap olsa, iyi olur.<br />Yeni alcam Allah izin verirse, ama Türkiyeden alcam 7inci ayda falan, daha güzelini alirim ve burada cok pahalli!<br /><br />Insallah bulunur... =)<br /><br />Tesekkür ederim,<br /><br />Saygilarla!<br /><br />Anadolu Latina x]]></description>
		<pubDate>Fri, 15 Jan 2010 17:09:17 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8513</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Trt'de Tarihi Kadrolaşma]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8512</link>
		<description><![CDATA[<b><!--sizeo:3--><span style="font-size:12pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->AKP, TRT 2'yi haber kanalı haline getirmeyi planlıyormuş. Tarafsız habercilik (!) yapmak için olsa gerek...<!--sizec--></span><!--/sizec--></b><br /> <br /><b><!--sizeo:3--><span style="font-size:12pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->İŞTE YANDAŞ MEDYADAN TRANSFER EDİLEN ve HABER DAİRESİNE YERLEŞTİRİLENLERİN BİR BÖLÜMÜ<!--sizec--></span><!--/sizec--></b><br /><br /><br /><b><i>Adı / Soyadı ve Eski Kurumu</i></b><br /><br />Ahmet Böken - STV Haber Genel Yayın Yönetmeni<br />Ahmet Torun - STV Haber Müdürü<br />Cumali Çaygeç - STV Haber Editörü <br />Cavit Atasever - STV Haber Editörü<br />Mehmet Çığın - STV Haber Programları Editörü<br />Meryem Özkurt - STV&#8217;de Ahmet Böken&#8217;in Programının yönetmeni <br />Rahmi Şener-  STV<br />Sedat Dalda - STV<br />Hasan Basri Erden - Cihan Haber Ajansı<br />Burhan Torunlar - Cihan Haber Ajansı<br />Volkan Makar - Cihan Haber Ajansı<br />Gökhan Kulaş - Cihan Haber Ajansı<br />Nuri Coşar - Cihan Haber Ajansı<br />Fettah Erdurur - Cihan Haber Ajansı<br />Halil İbrahim Özemiş - Cihan Haber Ajansı<br />Servet Dağ - Cihan Haber Ajansı<br />İlyas Dal - Zaman<br />Erkan Söğütçü - Zaman<br />Murat Kaban - Zaman<br />Abdülkadir Beşikçi - Aksiyon Dergisi<br />Ercan Baysal - Kanal 7<br />Murat Nuhoğlu - Kanal 7<br />Erdoğan Baycan - Kanal 7<br />Yasemin Demirhan Erden - Kanal A<br />Faruk Ayaz - Kanal 24<br />Anda Ayva - Kanal A<br />Yalçın Salay - Aksiyon Dergisi<br />Ertan Ömeroğlu - Kanal 7<br />Uğur Alıcı - Kanal 7 - İHA/ TBMM TV<br /><br />Yukarıdaki isimler sadece TRT Haber Dairesi&#8217;nde çalışanların bir bölümü.<br />İbrahim Şahin döneminde TRT&#8217;ye yaklaşık bin kişi alındı. Bu rakama One Haber Ajansı, Birbey İnsan Kaynakları vb. firmalarda çalışanlar dahil değil&#8230;<br /><br />Kaynak: <b>Odatv.com</b><br /><a href="http://www.odatv.com/" target="_blank"><b><!--coloro:#0000FF--><span style="color:#0000FF"><!--/coloro-->www.odatv.com<!--colorc--></span><!--/colorc--></b></a>]]></description>
		<pubDate>Fri, 15 Jan 2010 00:45:17 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8512</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Lammetje Met Menselijk Gelaat</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8511</link>
		<description><![CDATA[<i>In Turkije is een lammetje geboren met menselijke gelaatstrekken. Veearts Erhan Elibol uit Izmir zette het dier met een keizersnede op de wereld. Het lammetje kon volgens Turkse en Russische nieuwssites niet in leven worden gehouden.</i><br /><br /><b>"Dit slaat alles"</b><br />"Ik heb al kruisingen tussen koeien en schapen gezien", getuigt de 29-jarige veearts. "En kalveren met één oog, twee koppen of vijf poten. Maar dit 'menselijk' lam slaat alles. Ik kon m'n ogen niet geloven", getuigt hij in de Russische krant Pravda.<br /><br /><b>Te veel vitamine A</b><br />Specialisten menen dat de mutatie van het lam te wijten is aan een te hoge dosis vitamine A in het voeder van het moederschaap.<br /><br /><b>Verwekt door man</b><br />Nog volgens Pravda werd in Zimbabwe vorig jaar een gelijkaardig lam geboren. Dat dier werd echter gedood door de dorpelingen omdat ze dachten dat het verwekt was door een man. <br /><br /><!--sizeo:1--><span style="font-size:8pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->Bron: <br /><a href="http://www.hln.be/hln/nl/959/Bizar/article/detail/1053972/2010/01/14/Lammetje-geboren-met-menselijk-gelaat.dhtml" target="_blank">http://www.hln.be/hln/nl/959/Bizar/article...jk-gelaat.dhtml</a><!--sizec--></span><!--/sizec-->]]></description>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 17:18:35 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8511</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Codeïne Verslavend</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8510</link>
		<description><![CDATA[<b>Pijnstillers met codeïne </b><br /><br />Pijnstillers die codeïne bevatten werken zeer verslavend. Na drie dagen zouden gebruikers reeds verslavingsverschijnselen kunnen vertonen. Dat zegt de Britse Medicines and Healthcare products Regulatory Agency (MHRA). De MHRA heeft een reeks aanbevelingen opgesteld om de risico&#8217;s te verminderen. <br />Zo zal het verslavend effect voortaan op de verpakking moeten vermeld worden en moet ook vermeld worden dat het geneesmiddel maximaal gedurende drie dagen mag gebruikt worden en moet het aantal pilletjes per verpakking beperkt worden. <br /><br />Bovendien zal op de bijsluiter moeten vermeld worden dat dergelijke geneesmiddelen aleen zijn aangewezen bij acute pijn die niet reageert op andere pijnstillers zoals aspirine of paracetamol, en niet is aangewezen bij een gewone verkoudheid, hoest, griep, keelpijn of bij banale pijnklachten.<br />In België zijn samengestelde pijnstillers op basis van paracetamol, acetylsalicylzuur of ibuprofen, die codeïne bevatten, alleen op doktersvoorschrift verkrijgbaar. <br /><br /><!--sizeo:1--><span style="font-size:8pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->Bron:<br /><a href="http://www.gezondheid.be/INDEX.cfm?fuseaction=art&art_id=6878" target="_blank">http://www.gezondheid.be/INDEX.cfm?fuseact...amp;art_id=6878</a><!--sizec--></span><!--/sizec-->]]></description>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 17:10:40 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8510</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Helpt Koffie Tegen Alzheimer?</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8509</link>
		<description><![CDATA[<b>Helpt koffie tegen Alzheimer?</b><br /><br />Mensen die dagelijks vijf koppen koffie drinken, zouden minder kans op Alzheimer hebben. <br />Dat zou men althans kunnen besluiten uit een Amerikaanse studie bij muizen gepubliceerd in het Journal of Alzheimer&#8217;s Disease. Muizen met geheugenproblemen die dagelijks caffeine in hun dieet kregen, gingen minder snel achteruit dan muizen die geen caffeine kregen, en ook minder hersenletsels hadden die wijzen op Alzheimer. <br /><br />Ook werd vastgesteld dat normale muizen die levenslang caffeine kregen, minder geheugenproblemen ontwikkelden. De hoeveelheid caffeine die de muizen kregen kwam bij mensen ongeveer overeen met 5 koppen koffie.<br />Of koffie eenzelfde effect heeft bij mensen, zal verder onderzoek evenwel nog moeten uitmaken.<br /><br /><!--sizeo:1--><span style="font-size:8pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->Bron:<br /><a href="http://www.gezondheid.be/index.cfm?fuseaction=art&art_id=6704" target="_blank">http://www.gezondheid.be/index.cfm?fuseact...amp;art_id=6704</a><!--sizec--></span><!--/sizec-->]]></description>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 17:08:02 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8509</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Financiele Consulting</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8508</link>
		<description><![CDATA[Als u moe bent van administratief werk of bent u beu van al dat paperas van uw firma?? dan bent u bij de goede persoon!<br />We helpen uw fima met al dat administratieve werk... voor een aantrekelijke prijs.<br /><br />Indien geintereseerd stuur maar een mail.<br /><br />ymuhsin1984@gmail.com<br /><br />(Turkce, Fransizca, Flamance, Ingilizce)]]></description>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 16:19:06 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8508</guid>
	</item>
	<item>
		<title>En Komik $arki :)  -kesinlikle Dinleyin-</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8507</link>
		<description><![CDATA[Beni sen nasıl terkettin <br />Bırakıp gittin <br />Çok ayıp ettin eyvallah <br />Şimdi halsizliğin tutsun <br />Motorun bozulsun <br />Domuz gribi ol inşallah. <br /><br /><br /><a href="http://www.youtube.com/watch?v=208sBqOCAy4" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=208sBqOCAy4</a>    <img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/thumbsupsmileyanim.gif" style="vertical-align:middle" emoid=":thumbs:" border="0" alt="thumbsupsmileyanim.gif" />]]></description>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 01:19:39 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8507</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Bu Gun Okulla Gittinmi</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8506</link>
		<description><![CDATA[Bakalim en cok hangimiz okulu daha cok asiyor  <img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/whistle.gif" style="vertical-align:middle" emoid=":whistle:" border="0" alt="whistle.gif" />]]></description>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 13:21:58 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8506</guid>
	</item>
	<item>
		<title>GÖzyasi Geceleri</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8505</link>
		<description><![CDATA[<div align='center'><!--sizeo:5--><span style="font-size:18pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->GÖZYASI GECELERi<!--sizec--></span><!--/sizec--><br /><!--sizeo:6--><span style="font-size:24pt;line-height:100%"><!--/sizeo--><!--coloro:#0000FF--><span style="color:#0000FF"><!--/coloro-->ÖZGÜRLÜK<!--colorc--></span><!--/colorc--> <!--sizec--></span><!--/sizec-->  <!--coloro:#000000--><span style="color:#000000"><!--/coloro-->programi<!--colorc--></span><!--/colorc--><br /><b>15 ocak 2010 Cuma saat 19:00 </b>da Casino Beringen'de<br /><br />Bilet Satis Noktalari<br /><br />Beringen :Avrasya Bakkerij, Yiltex Export<br />Heusden :Name Giyim, Hildas n.v<br />Eisden    :icen Market<br />Genk      :Keukens paleis(stalenstraat),Sahra(shopping3)<br /><br />Bilet rezervasyonu ve ayrintili bilgi icin: <!--sizeo:4--><span style="font-size:14pt;line-height:100%"><!--/sizeo--><!--coloro:#FF0000--><span style="color:#FF0000"><!--/coloro-->0485 15 18 24 <!--colorc--></span><!--/colorc--><!--sizec--></span><!--/sizec-->veya <!--sizeo:4--><span style="font-size:14pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->alitosun@skynet.be<!--sizec--></span><!--/sizec--><br /><br /> Gözyasi Geceleri 'ÖZGÜRLÜK' programinin tanitimi icin asagidaki linke tiklayin.<br /> <br /><!--coloro:#9ACD32--><span style="color:#9ACD32"><!--/coloro-->http://www.gozyasi.com.tr/multimedya/index.php?video=868</div><!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 20:30:54 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8505</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Hoe Kan Je Het Parfum Langer Laten Geuren?</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8504</link>
		<description><![CDATA[Als je parfum draagt, is het leuk dat de geur wat blijft hangen. Maar helaas, parfum vervliegt vaak. Velen lossen dat op door meer parfum te gebruiken, wat in de eerste uren een té sterk effect kan hebben. Wat kan je wel doen om langer lekker te ruiken? <br /><br /><b>Laagjes</b><br />"Om een volledig effect te verkrijgen, kan je de geur best in laagjes opbouwen. Gebruik badschuim, douchegel, shampoo of body lotion met dezelfde geur. Parfum blijft langer hangen als het wat olie bevat. Een druppeltje baby olie aanbrengen op de plekken waar je parfum kan spuiten, is dan ook geen slecht idee."<br /><br /><b>Het juiste plekjes</b><br />Een andere tip is het spuiten van parfum op zogezegde 'hartslagpunten': de binnenkant van de polsen, het putje aan de keel en aan de elleboog. De punten die het meest warmte aanmaken, zullen de geur namelijk het best verspreiden. Wat je niet mag doen, is na het aanbrengen het parfum 'openwrijven' of de polsen tegen elkaar houden. Zo onderdruk je de geur die op die manier niet natuurlijk kan ontwikkelen. <br /><br /><b>Wolk</b><br />Tot slot kan je, divastijl, het parfum 30 centimeter van je vandaan verstuiven en vervolgens in de parfumwolk stappen en de parfumdeeltjes op je laten neerdalen. <br /><br /><!--sizeo:2--><span style="font-size:10pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->Bron: <a href="http://www.hln.be/hln/nl/34/Beauty-Wellness/article/detail/1043379/2009/12/17/Hoe-kan-je-het-parfum-langer-laten-geuren.dhtml" target="_blank">http://www.hln.be/hln/nl/34/Beauty-Wellnes...en-geuren.dhtml</a><!--sizec--></span><!--/sizec-->]]></description>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 10:40:21 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8504</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA["bize Neden Tas Atiyorsun?"]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8503</link>
		<description><![CDATA[Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde, PKK'nın sivil oluşumu ''Kürdistan Topluluklar Birliği/Türkiye Meclisi (KCK/TM) Yapılanması''na yönelik düzenlenen operasyonları bahane ederek izinsiz gösteri yapan grup, polise taş ve molotoflarla saldırdı.<br /><br />Cengiz Topel Caddesi'nde toplanan bir grup, KCK operasyonunu protesto etmek için izinsiz gösteri yaptı. BDP ilçe binası önünde toplanan grup, yola barikat kurup PKK lehine slogan atarak polise taşla saldırdı. Polis, gruba basınçlı su ve biber gazı ile müdahale etti. Göstericiler tarafından bir elektrik direğine bağlanan çelik halatın takıldığı TOMA aracı elektrik direğinin eğrilmesine ve yüksek gerilim hatlarının hasar görmesine neden oldu. Çıkan olaylarda biri sivil polis memuru 3 kişi yaralandı, 10 kişi de gözaltına alındı. Gözüne isabet eden taş nedeniyle ağır yaralanan polis memuru Metin Karalik (24) isimli polis memuru, 112 Hava Ambulansı ile Van'a getirildi. Van Ferit Melen Havaalanı yanındaki piste iniş yapan helikopterden ambulansa alınarak Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Araştırma Hastanesi'ne getirilen Karalik, tedavi altına alındı.<br /><br />Gösteriler sırasında objektiflere yansıyan bir kare ise çok şey anlatıyordu. Kaçmaya çalışan çocuklardan birine yetişen bir polis memuru kaldırımda yanına oturduğu çocuğa, 'Bize neden taş atıyorsun?' diye sordu.<br /><br />Fotograf için siteye tiklayabilirsiniz:<br /><a href="http://www.haberturk.com/2009/12/28/kuturesim/gununfoto.jpg" target="_blank">http://www.haberturk.com/2009/12/28/kuturesim/gununfoto.jpg</a><br /><br />Bron:<br /><a href="http://www.haberturk.com/haber.asp?id=196731&cat=200&dt=2009/12/28" target="_blank">http://www.haberturk.com/haber.asp?id=1967...p;dt=2009/12/28</a>]]></description>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 10:29:34 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8503</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Tekel İşçileri</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8501</link>
		<description><![CDATA[Tekel işçilerine sıkılan biber gazı demokrasiye sıkılmıştır.<br /><br />Hukuk devleti diyeceksiniz !..<br /><br />Demokratik açılım diyeceksiniz !..<br /><br />Aş, iş arayanların,<br /><br />Hak arayanların,<br /><br />En temel yaşam hakkını savunanların üzerine kontrolsüz güçle saldıracaksınız.<br /><br />Ankara Valisi açıklayacak: &#8220; Provokasyon olacağı gerekçesiyle eyleme izin vermedik&#8221; <br /><br />Bu valiler aynı merkezden emir aldıkları içindir ki Denizli Valisi de Cumhuriyet Bayramında aynı gerekçeyle halkın kutlamalara katılımını engellemiş, kolluk güçleri eliyle kontrolsüz güç kullanmıştı.<br /><br />Dağda silahla ülkeyi bölmeye çalışanları demokratikleşme adı altında teşvik edeceksin. Emeğiyle ülke ekonomisine katkı sunan Tekel işçisini işinden edeceksin, ülke ekonomisini çıkmaza sokacaksın, sonra da çalışmak isteyen insanlara tazyikli suyla, biber gazıyla, copla saldıracaksın!..<br /><br />İşte demokratik açılım!..<br /><br />İşte milli birlik projesi!..<br /><br />Sonuç: Susturulmuş demokrasi.<br /><br /><b>İzzet Polat ARARAT</b><br /><br /><i>Genel Sekreter</i>]]></description>
		<pubDate>Sat, 19 Dec 2009 00:55:25 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8501</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Vakit Gazetesi</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8500</link>
		<description><![CDATA[<img src="http://img138.imagevenue.com/aAfkjfp01fo1i-20381/loc235/2349e_vakit_cut.jpg" border="0" class="linked-image" />]]></description>
		<pubDate>Sat, 19 Dec 2009 00:25:48 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8500</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Pamukoğlu'nun Sağ Kolu Mason]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8499</link>
		<description><![CDATA[Pamukoğlu'nun Sağ Kolu Mason<br /><br /><br />Hak ve Eşitlik Partisi Genel Başkanı emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu'nun 2. Adamı Lions kulüplerinin kurucusu çıktı.<br /><br /><br /> <br />İlişkili HaberlerTüm Haberler<br />Pamukoğlu MHP'ye Çattı<br />Ergenekon'u Yorumladı<br />Pamukoğlu Paşa Açılıma Tepkili<br />"Çanakkale'de Kürtler Yoktu"<br />'Türk Bölücübaşı'na Sert Yanıt!<br />Ulusalcı söylemleri ve duyarlı medya kuruluşlarını yakmakla gündeme gelen Osman Pamukoğlu'nun Genel Başkanlığını yürüttüğünü Hak ve Eşitlik Partisi'nin Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Özgün'ün, Ankara Keçiören Lions ve Anadolu'da bulunan Leo Kulüplerinin üst yönetimini (District) kurup, Kurucu Genel Başkanlıklarını yaptığı öğrenildi. <br /><br />ÖZGÜN'ÜN GURUR DUYDUĞU ÖZGEÇMİŞİ<br /><br />Özgün'ün kendi kişisel sitesi olan www.bahadirozgun.com'da yer alan özgeçmişinde, kökü dışarıda olan Lions kulüplerinde yıllarca canla başla çalıştığını ve üst yönetiminde görev aldığını övünerek anlattığı görülüyor.<br /><br />Bahadır Özgün'ün kişisel Web sitesinde ‘hakkımda' başlıklı kısım tıklandığında kendisini şu şekilde tanıttığı görülüyor: “Askerlik sonrası sistemi ve çalışmalarını yakından tanımak amacı ile girdiğim Lions derneklerinin gençlik teşkilatı olarak tanımlayabileceğim LEO kulüplerinden Ankara Keçiören Leo Kulübünün kurucu asbaşkanlığı ve ardından başkanlığı görevinde bulundum. Daha sonra 118-U bölgesi olarak tanımlanan o süreçte tüm Anadolu'da bulunan Leo Kulüplerinin üst yönetimini (District) kurup, Kurucu Genel Başkanlığı görevine seçimle geldim. Görev sürem sonunda Lions derneklerine veda ettim.”<br /><br />MASKE DÜŞTÜ<br /><br />Sıkı bir AB karşıtlığıyla tanınan Pamukoğlu'nun kökü dışarıda kulüplerin kuruculuğunu ve başkanlığını yapanlarla birlikte hareket etmesi de manidar bulundu.<br /><br />Kaynak: Vakit]]></description>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 12:16:03 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8499</guid>
	</item>
	<item>
		<title>GÖzyasi Geceleri</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8498</link>
		<description><![CDATA[<div align='center'>[<!--sizeo:7--><span style="font-size:36pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->GÖZYASI GECELERi<!--coloro:#FF0000--><span style="color:#FF0000"><!--/coloro--><br />ÖZGÜRLÜK-'KÖLE'<!--sizec--></span><!--/sizec--> <!--colorc--></span><!--/colorc--><!--sizeo:5--><span style="font-size:18pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->programi<!--sizec--></span><!--/sizec--><br /><br /><!--sizeo:6--><span style="font-size:24pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->15 ocak 2010 Cuma saat 19:00 da Casino Beringen'de<br /><br /><!--sizec--></span><!--/sizec--> <!--sizeo:5--><span style="font-size:18pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->Bilet rezervasyonu ve ayrintili bilgi icin: <!--sizeo:6--><span style="font-size:24pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->0485 15 18 24 <!--sizec--></span><!--/sizec-->veya <br /><br />gozyasibelcika@hotmail.com<!--sizec--></span><!--/sizec--><b></b><br /> <br />Gözyasi Geceleri 'ÖZGÜRLÜK' programinin tanitimi icin asagidaki linke tiklayin.<br /> <br /><a href="http://www.gozyasi.com.tr/multimedya/index.php?video=868" target="_blank">http://www.gozyasi.com.tr/multimedya/index.php?video=868</a>[/size]<div align='center'></div></div>]]></description>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 23:09:10 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8498</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Sorulariniz Ve Ogrenmek Istediginiz Sey?</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8497</link>
		<description><![CDATA[Hiç bir sey için geç degil!!! bilmediginiz için degil'de ögrenmediginiz için utanin!!!!<br /><br />Arkadaslar eger sorulariniz varsa veya ogrenmek istedikleriniz sorun yardimci olayim AZ COK BILGIM VAR HAMDOLSUN 4 sene yatili egitim aldim dini egitim.... 2sene ders verdim yani eger cekinidginiz icin soramiyorsaniz prive bericht yollayin....  <br /><br />Eger bilemesem bile yemin ederim ki en azindan arastiracagim busuru bilgili arkadasim var SÛKÛRLER OLSUN ki]]></description>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 16:24:24 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8497</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Islam Ve Kadin</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8496</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#000080--><span style="color:#000080"><!--/coloro--><u><i><b>Allahın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun </b></i></u><!--colorc--></span><!--/colorc--><!--coloro:#4B0082--><span style="color:#4B0082"><!--/coloro--><br /><!--fonto:Comic Sans MS--><span style="font-family:Comic Sans MS"><!--/fonto--><div align='center'><i><b>&#8220; Bismillahirrahmanirrahim &#8221; </i><br /><br /><br />Arkada$lar çok güzel bir site buldum ve sizinle payla$mak istedim ...<br />Ben yinede kendim yapi$tirip koyayim ki açilmasa diye...(hepsini koyamicam tabi;; anders okumazsiniz te veel diye eger isterseniz bron yazili)<br /><br />Bron;<br /><a href="http://www.esselam.net/islamdakadin/" target="_blank">http://www.esselam.net/islamdakadin/</a><br /><br /><br />CENNETTE KADIN <br /> <br /><br /><br /> <br /><br /><br />Gerek cennet ve gerekse cehennem, hem erkek ve hem de kadın kullar için açıktır, yaratılış bakımından bu iki cinsin cennet ve cehenneme girmeyi hak etmede fırsat eşitlikleri vardır. Fiilen hak ediş ise serbest irade ile gerçekleştirilen iyi veya kötü davranışlara bağlıdır. <br />Kitap ve sünnet kaynaklarında yapılan açıklamaları, uslübü ve islamı tam bilmeyenler yanlış anlamışlar, yanlış yorumlamışlar bunlardan, ilahi sıfatlar, mantık ve vicdan ile bağdaşmayan sonuçlar çıkarmışlardır. "Cennetin adeta erkek sultanların sarayı olması, kadınların orada da ikinci sınıf kullar durumunda oldukları, cehennemi dolduranların çoğunun kadınlar olması..." bu cümledendir. Bu yanlış anlayışları düzeltmek gerekirse; <br /><br />Ayetlerde ve sayılan çok az sayıda mütevatir (1) hadislerde, cennete veya cehenneme girme ve ebedi mutluluğa erme bakımından kadının aleyhinde olan bir bilgi mevcut değildir. Bu kaynaklarda, "nimette-külfette, cezada mükafatta eşitlik" bulunduğu bildirilmektedir. <br />Cennet yalnızca erkeklerin sarayları değildir; orada kadın da, erkek de saraylarının sultanlarıdır. <br />Cennette kadına da erkeğe de dilediği, arzu ettiği, canının çektiği, elde edince mutlu olacağı her şey verilecektir. <br />Cennet sonsuz bir mutluluk yeridir; ancak insanoğlu bu mutluluğu daha önce ne tanımış, ne tatmıştır. Bu sebeple insanların, dünyadaki zevkleri, alışkanlıkları, kadın-erkek ilişkisindeki cinselliği olduğu gibi ahirete taşımaları, nasları buna göre yorumlamaları gerçeğe uygun değildir. <br />Mütevatir olmayan hadislerde "cennette erkeklere ikişer adet dünya hatunu verileceği" bildirilmiştir. Bundan kadınların aleyhine ve erkeklerin lehine bir sonuç çıkarmak mümkün değildir; çünkü bu da erkeklerin dünyada tattıkları ve arzuladıkları şeylerin kelimeleri kullanılarak- imrendirmek üzere- söylenmiş bir sözdür. Ayrıca kadın tek olmayı istiyorsa veya başka erke istiyorsa ona da bunlar verilecektir. Burada önmelki olan dünyadaki isteklerimiz ve yapımız ile cennetteki isteklerimiz, isteme kabiliyetimiz ve yapımızı birbirine karıştırmamaktır. Problem varsa işte bu karıştırma sebebiyle vardır. <br />Vakı'a suresinde huriler kastedilerek "..onları bambaşka bir yapıda yeniden yarattım..." (56/22,37) buyurulmuştur. Müfessirler bu hurilerin dünyada yaşlanmış ve buruşmuş olarak vefat eden kadınlar oldukların ifade etmişlerdir. Buna göre huriler de melek değil, insandır, dünyada yaşamış kadınlardır ve cennette sayılan erkeklerden daha fazladır. <br />Erkek ve kadın olarak Allah Tealanı has ve arif kulları cenne, köşk, kadın, yiyecek, içecek, bağ ve bahçe için istamezler, cenneti aşık oldukları Cemal-i İlahi için, özledikleri Habibiullah (s.a.) için isterler. <br /><br />(1) Mütevatir Hadis: Peygamberimiz'den bize kadar, haberin ve bilginin doğruluğundan şüphe etmeyeceğimiz ölçüde ve sayıda kimsenin naklede geldikleri hadisler. <br /><br />Kaynak: <br />Prof.Dr.Hayrettin Kahraman'ın "İslam'da Kadın ve Aile" isimli eserinin "Cennette Kadın" adlı yazısından özetle alınmıştır. <br /><br /><br /><br />İSLAM VE KADIN HAKLARI <br /> <br /><br /><br /><br /> <br /><br />Şüphesiz geçmiş incelendiğinde, kadınların tarihin akışı içerisinde erkeklere nazaran daha mahrum ve daha mağdur bir görüntü çizdikleri görülmektedir. Bugün İslam alemindeki bazı olumsuz görünümler, İslam&#8217;ın kadına değer vermediği gibi haksız görüşlerin ortaya atılmasına sebep olmaktadır. <br />İslam&#8217;da insan olmaları bakımından, erkekle kadın arasında herhangi bir fark yoktur. Her ikisi de eşit derecede Yüce Allah&#8217;ın emir ve yasaklarına muhataptır. Erkek de kadın da, yeryüzünü imar etmek ve orada Allah&#8217;a kulluk yapmakla sorumludurlar. İslâm&#8217;da insanlık ve Allah&#8217;a kulluk bakımından kadınla erkek arasında bir fark bulunmadığı gibi temel hak ve sorumluluklar açısından da kadının konumu erkekten farklı değildir. <br /><br />Kadın, yaratılış itibariyle erkeğe göre ikinci derecede bir değere sahip değildir. İlke olarak insanların en değerlisi, &#8220;takvâda (güzel şeyler yapma ve kötülüklerden sakınma da) en üstün olanıdır&#8221; (el-Hucurât 49/13) Kurân-ı Kerim&#8217;de, farklı fizyolojik ve psikolojik yapıya sahip olan kadın ve erkekten biri diğerinden daha üstün veya ikisi birbirine eşit tutulmak yerine, birbirinin tamamlayıcısı kabul edilmiştir. (el-Bakara 2/187) <br /><br />&#8220;Ben, erkek olsun, kadın olsun (ki hep birbirinizdensiniz) içinizden hiçbir çalışanın çalışmasını zayi etmeyeceğim. (Al-i İmran, 3/195) ve &#8220;O&#8217;nun varlığının delillerinden (Allah&#8217;ın ayetlerinden) biri de kendileriyle kaynaşmanız için size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koymasıdır. Şüphesiz bunda, düşünen bir toplum için ibretler vardır.&#8221; (Rum, 30/21) âyet-i kerimeleri, İslam&#8217;a göre kadının bir insan olarak asla ikinci sınıf olmadığını ifade etmektedir. <br /><br />Yüce Kitabımız Kur&#8217;an-ı Kerim; &#8220;Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz.&#8221; (Bakara, 2/187) beyanıyla da erkek ve kadının insan olarak birbirlerine olan ihtiyaçlarına açık bir şekilde dikkat çekmektedir. <br /><br />İslâm dininin kadına tanıdığı hakların değer ve önemini daha iyi kavrayabilmek için İslâm&#8217;dan önceki çeşitli toplum ve medeniyetlerde kadının durumu çok iyi değerlendirilmelidir. Kadının insan olup olmadığının, rûhunun bulunup bulunmadığının tartışıldığı, tamamen erkeğe tabi olduğu ve sürekli vesayet altında bulunduğu, hatta mirastan hisse alması bir yana, kendisinin bile miras malı gibi değerlendirildiği bir dönemde, yüce İslam dini; kadının da insan olduğunu beyan etmiş, mirastaki haklarını ortaya koymuş, onu sadece emir alan değil, yerine göre emir veren konumuna yükseltmiş ve kadını olması gereken yere koymuştur. <br /><br />Hz. Peygamberin; kadınlardan ayrıca biat alması ve bu hâdisenin Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de açıkça yer alması, (Mümtehine, 60/13) İslam&#8217;a göre kadın iradesinin bağımsızlığını göstermektedir. İslam&#8217;a göre, bir insan olarak erkeğe tanınan temel insan hakları kadına da tanınmıştır. Buna göre hayat hakkı, mülkiyet ve tasarruf hakkı, kanun önünde eşitlik ve adaletle muamele görme hakkı, mesken dokunulmazlığı, şeref ve onurun korunması, inanç ve düşünce hürriyeti, evlenme ve aile kurma hakkı, özel hayatının gizliliği ve dokunulmazlığı, geçim teminatı gibi temel haklar bakımından kadınla erkek arasında fark yoktur. <br /><br />İslam&#8217;ın ilk yıllarında kadının her zaman hayatın içinde olduğu bilinmektedir. Kadınlar camiye gelirler, Peygamberimizin huzurunda oturur; belki bugün bile kadınların sormaya cesaret edemeyecekleri kendi özel durumlarıyla ilgili konuları hiç çekinmeden sorarlardı. Camide ibadetlerini yaparlar, Peygamberimizin konuşmalarını dinlerlerdi. <br /><br />Bu uygulama daha sonraki dönemlerde de devam etmiştir. Nitekim, Hz. Ömer bir hutbesinde kadınlara verilen mehirin yüksek oranlarda tutulduğunu, bunun miktarının azaltılması gerektiğini söylediğinde, mescitte bulunan kadınlardan birinin ayağa kalkıp; &#8220;Allah&#8217;ın bize vermiş olduğu hakkı sen bizden alamazsın. Çünkü bu, Kur&#8217;an&#8217;da bulunan bir hükümdür&#8221; diye itiraz ettiği, Hz. Ömer&#8217;in de bu itiraz karşısında &#8220;Allah&#8217;a şükürler olsun, benim halkımın arasında yanlışımı düzeltecek böyle kadınlar var&#8221; dediği tarihi kaynaklarda kayıtlıdır. Diğer taraftan yine Hz. Ömer döneminde &#8220;Hisbe&#8221; denilen görevin, yani pazarlardaki düzen ve ahengi kontrol işlerinin bir nevi bugünkü anlamda &#8220;zabıta&#8221; hizmetlerinin kadına verildiği tarihî bir vakıadır. <br /><br />İslam tarihine ve İslam ülkelerindeki uygulamaya bakıldığında, Peygamberimiz döneminde kadınlara tanınan hakların; geleneklerin din gibi algılanması ve kabul edilmesi gibi sebeplerin etkisiyle tedrici olarak azaldığı görülmektedir. <br /><br />Bu anlayışın etkisiyle bazı ülkelerde kadın; cinsel obje olarak değerlendirilmiş, horlanmış ve toplumdan tecrit edilmiştir. Bu uygulama asırlarca dünyanın her yerinde farklı din mensupları tarafından da benimsenmiştir. Yakın zamanlara kadar, bazı istisnalar dışında erkeklerle kadınlar medenî ve siyasî haklarda eşit değildi. Son yüzyıla kadar Batı toplumu kadın hakları konusunda kötü bir sınav vermiştir. Bugün kadın haklarının en fazla olduğu ülkelerde bile 18, 19. asra kadar; kadının ruhu var mı, insan sayılır mı, sayılmaz mı tartışmalarının yapıldığı bir realitedir. <br /><br />Netice itibariyle söylenecek şey şudur: İslam Dini&#8217;ne göre insan insana eşittir. Bu anlayışta kadın-erkek ayırımı kesinlikle söz konusu değildir. <br /><br />Mehmet Nuri YILMAZ <br />Diyanet İşleri Başkanı <br />05.12.2000 <br /><br /><br /><br />Kadının Hayırlısı Kimdir? <br /> <br /><br /><br /><br /> <br /><br />Cenab-ı Hakk'a ibadetini bırakmayan, kocasına itaate kusur etmeyen ve onun kazancını saçıp savurmayan, dünyaya getirdiği çocuğunu İslami terbiye üzerinde yetiştiren, iffet ve haya sahibi hanımdır. <br />Resulullah Efendimize "Ey Allahın Resulu kadının hayırlı olanı hangisidir?" diye sorulmuştu. Resul-i ekrem Efendimiz buyurdular ki: <br />"(Kocası yüzüne) baksa onu memnun eden, bir şey emretse itaaat eden, nefsinde ve malında, hoşlanmayacağı bir işte, kocasına muhalefet etmeyendir." <br /><br />Kaynak: <br />İslam'da Kadın ve Aile, Mehmed Emre<br /><br /><br /><br />Kadın Ev İşlerini Yapmak Zorunda mıdır? <br /> <br /><br /><br /><br /> <br /><br />"Zeyd, karısına, yemek pişir diye cebre gücü yetmez" (Hulâsatü'l-Ecvibe 1/50) <br />Bu fetva, kadına İslam dininin tanıdığı geniş hürriyeti ve aile içindeki mevkiini göstermektedir. İslamiyet ona köle olarak bakancahiliyet zihniyetine set çekmiş ve aile ocağında bir hizmetçi olarak değil, evin hanımı olarak görmüş, yapmak istemediği işler için, erkeğin onu cebre ve zorla işi gördürmeye gücünün yetmeyeceğini haber vermiş, yaptığı her hizmetin karşılığında ecir vaadetmiş ve sevap kazanacağını müjdelemiştir. <br /><br /><br />Kaynak: <br />1) Günümüz Meselelerine Açıklamalı Fetvalar, Mehmed Emre<br /><br /><br /><br />ELMALI TEFSIRINDE Tesettür <br /> <br /><br /><br />Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz." (Nur Suresi 31) <br />Müslümanlar, şimdi de kadınlar hakkındaki şu emre dikkat etsinler. <br /><br />Müminelere de, yani mümin kadınlara da söyle: Gözlerini indirsinler, helal olmayan erkeklere bakmaktan sakınsınlar, zira bakmak, zinanın postacısıdır, derler. Ve avret yerlerini korusunlar, tamamiyle örtüp, zinadan korunsunlar. Ve zinetlerini teşhir etmesinler. <br /><br />Kadının zineti denince örfte, taç küpe, gerdanlık, bilezik ve benzeri takılar, sürme, kına ve benzerleri ve elbise süsleri gibi şeyler akla geliverir. <br /><br /><br />A'râf Sûresi'nde : <br />"Ey Adem oğulları! Her mescide gidişinizde zinetli elbiseler giyin" <br />(A'râf, 7/31) âyetinde zinetin elbise demek olduğu da geçmişti. <br /><br />O halde bu zinetleri açmak bile yasaklanmış olunca, bunların mahalli olan vücudu açmak öncelikle yasaklanmış olur. Yani vücudlarını açmak şöyle dursun, üzerlerindeki zinetleri bile açmasınlar. <br />Bununla birlikte bir kısım âlimler, burada zinetten maksadın, zinetin takıldığı, kullanıldığı yer olduğu fikrini kabul etmişlerdir ki, yüz, sürme ve allık yeri; baş, taç yeri; saç, örgü ve büklüm yeri; kulaklar, küpe yeri; boyun ve göğüs, gerdanlık yeri; el, yüzük ve kına yeri; bilekler, bilezik yeri; pazular, pazubent yeri; baldırlar; halhal yeri; ayaklar da, eller gibi kına yeridir. Bunlardan başka vücudun kısımları da aslında açılmaz. Bu âlimlerden bazıları muzaafın hazfi veya zikr-i hâl, irade-i mahal ile "ziynet yeri" takdirinde bir mecaz gözetmiştir. Buna delil olarak da, kadının vücudundan ayrı olduğu zaman o zinetlere normal olarak bakmak ve alıp satmak ittifakla caiz ve mübah olduğunu ifade ve kabul etmişlerdir. <br />Bazıları da yine bu delil ile, kadının asıl zineti, vücudunun güzel yaratılışı, zinet yapmaktan gaye de vücudun süslenmesi olduğunu kabul ederek bu zinetten maksadın, yalnız vücut olduğunu kabul etmişler ve kadınların birçoğu yapmacık zinetten uzak bulunmakla zaten zinetli oldukları halde yaratılış zinetinin zaten hepsinde bulunması ve her kadın bedeninin özünde bir zinet olması hükmün genelliği hakkını yerine getirme noktasından bu tahsisin bir destekleyicisi olduğunu söylemişler ve buna göre şu mânâyı vermişlerdir: Kadınlar yaratılıştan zinetleri demek olan vücudlarının hiçbir tarafını açmasınlar. <br />Doğrusu, doğal olan güzelliklere, zinet denilmekten çok "cemal" denilmesi daha yaygın ve zinet tabiri yapma şeylerle süslenen takılarda meşhur ise de "Kadınlardan, oğullardan, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşten... aşırı sevgi ile bağlanılan bu gibi şeyler insanlar için bezenip süslendi" (Âl-i İmrân, 3/14) âyetinin delaletiyle zinet kavramının yaratılıştan olana da sonradan yapmaya da şâmil olduğunda şüpheye yer yoktur. Zinet ve güzelliğin hakkı da meydana çıkarılmasını kendi sahiplerine tahsis edip başkalarından gizlenmektir. <br /><br /><br />Ancak görünen kısımları müstesna, O zinetlerden dışa gelen örtülse bile görünmesi doğal olanı, bu hükümden müstesna ve başka bir hükme tabidir ki, bunlar örtünün dış tarafıyla el ve yüz zinetleridir. Çünkü örtünün kendisi de kadının bir zinetidir. Tabiîdir ki, bunun dışı görünecektir. El ve yüzün de, <br />namazda görünmesi adettir. Ebu Davud'un Müsned'inde rivayet edildiği üzere, <br />Peygamber (s.a.v) Hz. Esma'ya <br />"Ya Esma, kadın bülûğa erince ondan görülebilecek olan ancak şudur." buyurmuş ve kendi mübarek yüzüne ve avuç içlerine işaret etmişlerdir. İş yaparken, gerekli eşyayı tutarken ve hatta örteceğini örterken bile elin açılması gerekli olduğu gibi, zarurî olan bakma ve nefes alma sebebiyle yüzün diğerleri gibi örtülmesinde zorluk vardır. Bir de şahitlikte, mahkemede, bir de nikahta yüzün açılmasına ihtiyaç vardır. Bundan dolayı zaruretler kendi miktarınca takdir olunmak üzere bunların açılmasında sakınca yoktur. Fakat bunlardan geriye kalanlarının açılması, görülmesi, bakılması haramdır ve nâmahremden örtülmesi gerektir. <br /><br />Buyuruluyor ki ve baş örtülerini yakalarının üzerine vursunlar, başlarını, saçlarını, kulaklarını, boyunlarını, gerdanlarını, göğüslerini açık tutmayıp bu şekilde sımsıkı örtünsünler ve o halde bu emri yerine getirebilecek baş örtüsü kullansınlar. <br /><br />Tefsircilerin nakline göre cahiliye kadınları da hiç baş örtüsü kullanmaz değillerdi. Fakat yalnız enselerine bağlar veya arkalarına bırakırlar, yakaları önden açılır, gerdanları ve gerdanlıkları açığa çıkardı, zinetleri görünürdü. Demek ki, son zamanlarda asrîlik sayılan açık saçıklık böyle eski bir cahiliye âdeti idi. İslâm böyle açıklığı yasaklayıp baş örtülerinin yakalar üzerine örtülmesini emir ile tesettürü farz kılmıştır. <br /><br />Görülüyor ki, <br /><br />Bu emirde tesettürün yalnız vacib oluşu değil, özel bir şekli de gösterilmiştir ki, kadın edeb ve temizliğinin en güzel ifadesi budur. <br />Bu emir ev içinde veya dışında diye kayıtlanmamıştır. Bu bakımdan mutlaktır. <br />Ancak görünen istisna edildiği gibi, gizlenen zinetlere bakmanın helal olanları da istisna ile bu tesettürün, yani örtünmenin vacib oluşunun, nâmahreme karşı olduğunu anlatmak için bu vücubun kuvvetini ve önemini göstermek üzere bir daha tekid ile buyurulmuştur ki, öyle örtsünler ve zinetlerini açmasınlar, açık bırakmasınlar ancak kocalarına veya kendi atalarına, yani babalarına, dedelerine ki amca ile dayı da nikah düşmeyeceğinden bunlara dahildir veya kocalarının atalarına veya kendi oğullarına veya kocalarının oğullarına veya kendi erkek kardeşlerine veya erkek kardeşlerinin oğullarına veya kız kardeşlerinin oğullarına veya kendi kadınlarına; müminlerin kadınları, yani müslüman kadınlar veya hizmet veya sohbetlerinde özel yeri bulunan kadınlardır. <br />Demek ki, özelliğini bilip tanımadıkları yabancı kadınlara da açılmaları caiz olmayacaktır. Önceki müfessirlerin çoğunluğu demişlerdir ki; müminlerin kendi kadınları demek, kendi dinlerinde olan müslüman kadınlar demektir. Bundan dolayı müslüman kadınları müslüman olmayan kadınlara açılmamalıdırlar. Fakat bazıları da bunu istihsane hamlederek müminlerin kadınları, hizmet veya sohbetlerinde bulunan gerek müslüman, gerek müslüman olmayan kadın cinsi demek olduğunu söylemiştir ki, Fahreddin Râzî buna "mezhep budur" demiştir. Önceki daha ihtiyatlı, bu ise daha uygundur. <br />Veya ellerinin altında malik oldukları cariyelerine veya erkeklerden ırbe sahibi olmayan hizmetçilere, yani kadına ihtiyaç duymaz olmuş, şehveti kalmamış salihlerden ihtiyarlar veya bunaklar veya kadın işini bilmez, yalnız yemeklerinin fazlasından yemek için şunun bunun arkasına takılır miskinler güruhu veyahut erkekliği yok, yaratılıştan iktidarsız uşaklar; bunda hadım edilmiş ve mecbûbün, yani erkeklik uzvu kesilmiş olanların da dahil olacağını zannedenler olmuş ise de, Keşşâf Tefsiri'nde ve Ebu Hayyan'da zikredildiği üzere İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretlerine göre bunları istihdam etmek, tutmak, alıp satmak helal olmaz. Bunları tutmak selefin hiçbirinden rivayet edilmiş değildir. Çünkü bunda hadım etme gibi bir kötülüğe düşmeye teşvik vardır. Halbuki hadım etmek haramdır. <br />Veya henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına. <br /><br /><br />Buraya kadar zikredilen on iki istisnaya da bir dereceye kadar zinetlerini açabilirler. <br /><br />BİRİNCİSİ: Kocalar için vücutlarının tamamına bakmak helaldir. Çünkü zinetten kasıt onlardır. <br />İKİNCİSİ: Zikredilen mahremlerine bilinen zinet yerlerinden yüz, el ve ayaklarla, iş ve hizmet anında açılan başını, saçını, kulaklarını, boynunu, kollarını ve inciklerini açabilir. Onların da bunlara bakmaları helaldir. çünkü yakınlıklarından dolayı birarada bulunmaları gerekir. Ve fitne düşünülemez. Fakat karnını ve sırtını göstermek caiz değil, arsızlıktır. <br />ÜÇÜNCÜSÜ: Erkeğin erkeğe karşı olduğu gibi kadının kadına karşı avreti de göbekten dize kadardır. Geri kalan kısmına bakması caizdir. <br />DÖRDÜNCÜSÜ: Erkeklerden kadına ihtiyacı kalmamış, cinsi güçten düşmüş hizmetkârların, etkilenmemek ve fitne düşünülmemek itibariyle bakmaları, mahrem olanların bakmasına benzer. <br />BEŞİNCİSİ: Çocuklar mükellef değildir. Ancak anlayış ve idraklerine göre edeb ve terbiye öğretilmesi gerekir. <br />ALTINCISI: Bu örtünme emri, esir cariyeler hakkında değil, hür olan müslüman hanımlar hakkındadır. <br /><br /><br />İşte böyle hür kadınların, bu istisna edilmiş kimselerden başkasına zinetlerini göstermemeleri, kendi iffet ve korunmaları ve güzel geçimleri noktasından gayet önemli olduğu gibi, yabancı erkekleri etkilememek, günaha sokmamak, edeb ve iffet telkin etmek noktasından da çok önemli olduğundan, özellikle bu noktayı da düşündürmek ve tesettür emrinin kuvvet ve şumülünü bir daha hatırlatmak üzere, yürüyüş tavırlarının bile düzeltilmesi için buyuruluyor ki: gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını <br />yere vurmasınlar, yani baştan ayağa örtündükten sonra yürürken de edeb ve vakar ile yürüsünler. Örtüp gizledikleri sunî veya doğal ziynetler bilinsin diye, bacak oynatıp ayak çalmasınlar, çapkın yürüyüşle dikkat nazarları çekmesinler; çünkü erkekleri tahrik eder, şüphe uyandırır. Fakat unutulmaması gerekir ki, kadının bu konuda başarısı daha önce erkeklerin iffeti ve görevlerine dikkati ve toplumda olanların gayreti ve özeni ile mütenasip, bunlar da Allah'ın yardımı ile ayakta durabilir. Onun için bu noktada Resulullah (s.a.v) den bütün müslümanlara hitap ve erkekleri zikredip kadınları da içine alacak bir şekilde <br />buyuruluyor ki: <br />Ve ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz. Demek ki bozuk bir toplulukta kurtuluş ümid olunmaz, toplumun bozukluğu da kadınlardan önce erkeklerin kusur ve hatalarındandır. Bundan dolayı başta erkekler olmak üzere erkek dişi bütün müminler imana yaramayan ve cahiliyyet izleri olan kusur ve hatalarından tevbe ile Allah'a dönüp Allah'ın yardımına sığınıp emirlerine özen ve dikkat göstermelidirler ki, topluca kurtuluşa erebilsinler. O halde herkesin kurtuluşu bakımından iş <br />sahipleri ve ilgili şahıslar şu emirlere de özen göstermelidir</b></div><!--fontc--></span><!--/fontc--><!--colorc--></span><!--/colorc--><br /><br /><br /><br /><br /><br />DUA ILE kalin ve okudugunuz icin allah razi olsun arkadaslar eger size birazcik birseyler anlata bilmissem ne mutlu bana .... <img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/thumbsupsmileyanim.gif" style="vertical-align:middle" emoid=":thumbs:" border="0" alt="thumbsupsmileyanim.gif" />]]></description>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 16:02:23 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8496</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Islam Da Kadin</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8495</link>
		<description><![CDATA[<!--coloro:#000080--><span style="color:#000080"><!--/coloro--><u><i><b>Allahın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun </b></i></u><!--colorc--></span><!--/colorc--><!--coloro:#4B0082--><span style="color:#4B0082"><!--/coloro--><br /><!--fonto:Comic Sans MS--><span style="font-family:Comic Sans MS"><!--/fonto--><div align='center'><i><b>&#8220; Bismillahirrahmanirrahim &#8221; </i><br /><br /><br />Arkada$lar çok güzel bir site buldum ve sizinle payla$mak istedim ...<br />Ben yinede kendim yapi$tirip koyayim ki açilmasa diye...(hepsini koyamicam tabi;; anders okumazsiniz te veel diye eger isterseniz bron yazili)<br /><br />Bron;<br /><a href="http://www.esselam.net/islamdakadin/" target="_blank">http://www.esselam.net/islamdakadin/</a><br /><br /><br />CENNETTE KADIN <br /> <br /><br /><br /> <br /><br /><br />Gerek cennet ve gerekse cehennem, hem erkek ve hem de kadın kullar için açıktır, yaratılış bakımından bu iki cinsin cennet ve cehenneme girmeyi hak etmede fırsat eşitlikleri vardır. Fiilen hak ediş ise serbest irade ile gerçekleştirilen iyi veya kötü davranışlara bağlıdır. <br />Kitap ve sünnet kaynaklarında yapılan açıklamaları, uslübü ve islamı tam bilmeyenler yanlış anlamışlar, yanlış yorumlamışlar bunlardan, ilahi sıfatlar, mantık ve vicdan ile bağdaşmayan sonuçlar çıkarmışlardır. "Cennetin adeta erkek sultanların sarayı olması, kadınların orada da ikinci sınıf kullar durumunda oldukları, cehennemi dolduranların çoğunun kadınlar olması..." bu cümledendir. Bu yanlış anlayışları düzeltmek gerekirse; <br /><br />Ayetlerde ve sayılan çok az sayıda mütevatir (1) hadislerde, cennete veya cehenneme girme ve ebedi mutluluğa erme bakımından kadının aleyhinde olan bir bilgi mevcut değildir. Bu kaynaklarda, "nimette-külfette, cezada mükafatta eşitlik" bulunduğu bildirilmektedir. <br />Cennet yalnızca erkeklerin sarayları değildir; orada kadın da, erkek de saraylarının sultanlarıdır. <br />Cennette kadına da erkeğe de dilediği, arzu ettiği, canının çektiği, elde edince mutlu olacağı her şey verilecektir. <br />Cennet sonsuz bir mutluluk yeridir; ancak insanoğlu bu mutluluğu daha önce ne tanımış, ne tatmıştır. Bu sebeple insanların, dünyadaki zevkleri, alışkanlıkları, kadın-erkek ilişkisindeki cinselliği olduğu gibi ahirete taşımaları, nasları buna göre yorumlamaları gerçeğe uygun değildir. <br />Mütevatir olmayan hadislerde "cennette erkeklere ikişer adet dünya hatunu verileceği" bildirilmiştir. Bundan kadınların aleyhine ve erkeklerin lehine bir sonuç çıkarmak mümkün değildir; çünkü bu da erkeklerin dünyada tattıkları ve arzuladıkları şeylerin kelimeleri kullanılarak- imrendirmek üzere- söylenmiş bir sözdür. Ayrıca kadın tek olmayı istiyorsa veya başka erke istiyorsa ona da bunlar verilecektir. Burada önmelki olan dünyadaki isteklerimiz ve yapımız ile cennetteki isteklerimiz, isteme kabiliyetimiz ve yapımızı birbirine karıştırmamaktır. Problem varsa işte bu karıştırma sebebiyle vardır. <br />Vakı'a suresinde huriler kastedilerek "..onları bambaşka bir yapıda yeniden yarattım..." (56/22,37) buyurulmuştur. Müfessirler bu hurilerin dünyada yaşlanmış ve buruşmuş olarak vefat eden kadınlar oldukların ifade etmişlerdir. Buna göre huriler de melek değil, insandır, dünyada yaşamış kadınlardır ve cennette sayılan erkeklerden daha fazladır. <br />Erkek ve kadın olarak Allah Tealanı has ve arif kulları cenne, köşk, kadın, yiyecek, içecek, bağ ve bahçe için istamezler, cenneti aşık oldukları Cemal-i İlahi için, özledikleri Habibiullah (s.a.) için isterler. <br /><br />(1) Mütevatir Hadis: Peygamberimiz'den bize kadar, haberin ve bilginin doğruluğundan şüphe etmeyeceğimiz ölçüde ve sayıda kimsenin naklede geldikleri hadisler. <br /><br />Kaynak: <br />Prof.Dr.Hayrettin Kahraman'ın "İslam'da Kadın ve Aile" isimli eserinin "Cennette Kadın" adlı yazısından özetle alınmıştır. <br /><br /><br /><br />İSLAM VE KADIN HAKLARI <br /> <br /><br /><br /><br /> <br /><br />Şüphesiz geçmiş incelendiğinde, kadınların tarihin akışı içerisinde erkeklere nazaran daha mahrum ve daha mağdur bir görüntü çizdikleri görülmektedir. Bugün İslam alemindeki bazı olumsuz görünümler, İslam&#8217;ın kadına değer vermediği gibi haksız görüşlerin ortaya atılmasına sebep olmaktadır. <br />İslam&#8217;da insan olmaları bakımından, erkekle kadın arasında herhangi bir fark yoktur. Her ikisi de eşit derecede Yüce Allah&#8217;ın emir ve yasaklarına muhataptır. Erkek de kadın da, yeryüzünü imar etmek ve orada Allah&#8217;a kulluk yapmakla sorumludurlar. İslâm&#8217;da insanlık ve Allah&#8217;a kulluk bakımından kadınla erkek arasında bir fark bulunmadığı gibi temel hak ve sorumluluklar açısından da kadının konumu erkekten farklı değildir. <br /><br />Kadın, yaratılış itibariyle erkeğe göre ikinci derecede bir değere sahip değildir. İlke olarak insanların en değerlisi, &#8220;takvâda (güzel şeyler yapma ve kötülüklerden sakınma da) en üstün olanıdır&#8221; (el-Hucurât 49/13) Kurân-ı Kerim&#8217;de, farklı fizyolojik ve psikolojik yapıya sahip olan kadın ve erkekten biri diğerinden daha üstün veya ikisi birbirine eşit tutulmak yerine, birbirinin tamamlayıcısı kabul edilmiştir. (el-Bakara 2/187) <br /><br />&#8220;Ben, erkek olsun, kadın olsun (ki hep birbirinizdensiniz) içinizden hiçbir çalışanın çalışmasını zayi etmeyeceğim. (Al-i İmran, 3/195) ve &#8220;O&#8217;nun varlığının delillerinden (Allah&#8217;ın ayetlerinden) biri de kendileriyle kaynaşmanız için size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koymasıdır. Şüphesiz bunda, düşünen bir toplum için ibretler vardır.&#8221; (Rum, 30/21) âyet-i kerimeleri, İslam&#8217;a göre kadının bir insan olarak asla ikinci sınıf olmadığını ifade etmektedir. <br /><br />Yüce Kitabımız Kur&#8217;an-ı Kerim; &#8220;Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz.&#8221; (Bakara, 2/187) beyanıyla da erkek ve kadının insan olarak birbirlerine olan ihtiyaçlarına açık bir şekilde dikkat çekmektedir. <br /><br />İslâm dininin kadına tanıdığı hakların değer ve önemini daha iyi kavrayabilmek için İslâm&#8217;dan önceki çeşitli toplum ve medeniyetlerde kadının durumu çok iyi değerlendirilmelidir. Kadının insan olup olmadığının, rûhunun bulunup bulunmadığının tartışıldığı, tamamen erkeğe tabi olduğu ve sürekli vesayet altında bulunduğu, hatta mirastan hisse alması bir yana, kendisinin bile miras malı gibi değerlendirildiği bir dönemde, yüce İslam dini; kadının da insan olduğunu beyan etmiş, mirastaki haklarını ortaya koymuş, onu sadece emir alan değil, yerine göre emir veren konumuna yükseltmiş ve kadını olması gereken yere koymuştur. <br /><br />Hz. Peygamberin; kadınlardan ayrıca biat alması ve bu hâdisenin Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de açıkça yer alması, (Mümtehine, 60/13) İslam&#8217;a göre kadın iradesinin bağımsızlığını göstermektedir. İslam&#8217;a göre, bir insan olarak erkeğe tanınan temel insan hakları kadına da tanınmıştır. Buna göre hayat hakkı, mülkiyet ve tasarruf hakkı, kanun önünde eşitlik ve adaletle muamele görme hakkı, mesken dokunulmazlığı, şeref ve onurun korunması, inanç ve düşünce hürriyeti, evlenme ve aile kurma hakkı, özel hayatının gizliliği ve dokunulmazlığı, geçim teminatı gibi temel haklar bakımından kadınla erkek arasında fark yoktur. <br /><br />İslam&#8217;ın ilk yıllarında kadının her zaman hayatın içinde olduğu bilinmektedir. Kadınlar camiye gelirler, Peygamberimizin huzurunda oturur; belki bugün bile kadınların sormaya cesaret edemeyecekleri kendi özel durumlarıyla ilgili konuları hiç çekinmeden sorarlardı. Camide ibadetlerini yaparlar, Peygamberimizin konuşmalarını dinlerlerdi. <br /><br />Bu uygulama daha sonraki dönemlerde de devam etmiştir. Nitekim, Hz. Ömer bir hutbesinde kadınlara verilen mehirin yüksek oranlarda tutulduğunu, bunun miktarının azaltılması gerektiğini söylediğinde, mescitte bulunan kadınlardan birinin ayağa kalkıp; &#8220;Allah&#8217;ın bize vermiş olduğu hakkı sen bizden alamazsın. Çünkü bu, Kur&#8217;an&#8217;da bulunan bir hükümdür&#8221; diye itiraz ettiği, Hz. Ömer&#8217;in de bu itiraz karşısında &#8220;Allah&#8217;a şükürler olsun, benim halkımın arasında yanlışımı düzeltecek böyle kadınlar var&#8221; dediği tarihi kaynaklarda kayıtlıdır. Diğer taraftan yine Hz. Ömer döneminde &#8220;Hisbe&#8221; denilen görevin, yani pazarlardaki düzen ve ahengi kontrol işlerinin bir nevi bugünkü anlamda &#8220;zabıta&#8221; hizmetlerinin kadına verildiği tarihî bir vakıadır. <br /><br />İslam tarihine ve İslam ülkelerindeki uygulamaya bakıldığında, Peygamberimiz döneminde kadınlara tanınan hakların; geleneklerin din gibi algılanması ve kabul edilmesi gibi sebeplerin etkisiyle tedrici olarak azaldığı görülmektedir. <br /><br />Bu anlayışın etkisiyle bazı ülkelerde kadın; cinsel obje olarak değerlendirilmiş, horlanmış ve toplumdan tecrit edilmiştir. Bu uygulama asırlarca dünyanın her yerinde farklı din mensupları tarafından da benimsenmiştir. Yakın zamanlara kadar, bazı istisnalar dışında erkeklerle kadınlar medenî ve siyasî haklarda eşit değildi. Son yüzyıla kadar Batı toplumu kadın hakları konusunda kötü bir sınav vermiştir. Bugün kadın haklarının en fazla olduğu ülkelerde bile 18, 19. asra kadar; kadının ruhu var mı, insan sayılır mı, sayılmaz mı tartışmalarının yapıldığı bir realitedir. <br /><br />Netice itibariyle söylenecek şey şudur: İslam Dini&#8217;ne göre insan insana eşittir. Bu anlayışta kadın-erkek ayırımı kesinlikle söz konusu değildir. <br /><br />Mehmet Nuri YILMAZ <br />Diyanet İşleri Başkanı <br />05.12.2000 <br /><br /><br /><br />Kadının Hayırlısı Kimdir? <br /> <br /><br /><br /><br /> <br /><br />Cenab-ı Hakk'a ibadetini bırakmayan, kocasına itaate kusur etmeyen ve onun kazancını saçıp savurmayan, dünyaya getirdiği çocuğunu İslami terbiye üzerinde yetiştiren, iffet ve haya sahibi hanımdır. <br />Resulullah Efendimize "Ey Allahın Resulu kadının hayırlı olanı hangisidir?" diye sorulmuştu. Resul-i ekrem Efendimiz buyurdular ki: <br />"(Kocası yüzüne) baksa onu memnun eden, bir şey emretse itaaat eden, nefsinde ve malında, hoşlanmayacağı bir işte, kocasına muhalefet etmeyendir." <br /><br />Kaynak: <br />İslam'da Kadın ve Aile, Mehmed Emre<br /><br /><br /><br />Kadın Ev İşlerini Yapmak Zorunda mıdır? <br /> <br /><br /><br /><br /> <br /><br />"Zeyd, karısına, yemek pişir diye cebre gücü yetmez" (Hulâsatü'l-Ecvibe 1/50) <br />Bu fetva, kadına İslam dininin tanıdığı geniş hürriyeti ve aile içindeki mevkiini göstermektedir. İslamiyet ona köle olarak bakancahiliyet zihniyetine set çekmiş ve aile ocağında bir hizmetçi olarak değil, evin hanımı olarak görmüş, yapmak istemediği işler için, erkeğin onu cebre ve zorla işi gördürmeye gücünün yetmeyeceğini haber vermiş, yaptığı her hizmetin karşılığında ecir vaadetmiş ve sevap kazanacağını müjdelemiştir. <br /><br /><br />Kaynak: <br />1) Günümüz Meselelerine Açıklamalı Fetvalar, Mehmed Emre<br /><br /><br /><br />ELMALI TEFSIRINDE Tesettür <br /> <br /><br /><br />Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz." (Nur Suresi 31) <br />Müslümanlar, şimdi de kadınlar hakkındaki şu emre dikkat etsinler. <br /><br />Müminelere de, yani mümin kadınlara da söyle: Gözlerini indirsinler, helal olmayan erkeklere bakmaktan sakınsınlar, zira bakmak, zinanın postacısıdır, derler. Ve avret yerlerini korusunlar, tamamiyle örtüp, zinadan korunsunlar. Ve zinetlerini teşhir etmesinler. <br /><br />Kadının zineti denince örfte, taç küpe, gerdanlık, bilezik ve benzeri takılar, sürme, kına ve benzerleri ve elbise süsleri gibi şeyler akla geliverir. <br /><br /><br />A'râf Sûresi'nde : <br />"Ey Adem oğulları! Her mescide gidişinizde zinetli elbiseler giyin" <br />(A'râf, 7/31) âyetinde zinetin elbise demek olduğu da geçmişti. <br /><br />O halde bu zinetleri açmak bile yasaklanmış olunca, bunların mahalli olan vücudu açmak öncelikle yasaklanmış olur. Yani vücudlarını açmak şöyle dursun, üzerlerindeki zinetleri bile açmasınlar. <br />Bununla birlikte bir kısım âlimler, burada zinetten maksadın, zinetin takıldığı, kullanıldığı yer olduğu fikrini kabul etmişlerdir ki, yüz, sürme ve allık yeri; baş, taç yeri; saç, örgü ve büklüm yeri; kulaklar, küpe yeri; boyun ve göğüs, gerdanlık yeri; el, yüzük ve kına yeri; bilekler, bilezik yeri; pazular, pazubent yeri; baldırlar; halhal yeri; ayaklar da, eller gibi kına yeridir. Bunlardan başka vücudun kısımları da aslında açılmaz. Bu âlimlerden bazıları muzaafın hazfi veya zikr-i hâl, irade-i mahal ile "ziynet yeri" takdirinde bir mecaz gözetmiştir. Buna delil olarak da, kadının vücudundan ayrı olduğu zaman o zinetlere normal olarak bakmak ve alıp satmak ittifakla caiz ve mübah olduğunu ifade ve kabul etmişlerdir. <br />Bazıları da yine bu delil ile, kadının asıl zineti, vücudunun güzel yaratılışı, zinet yapmaktan gaye de vücudun süslenmesi olduğunu kabul ederek bu zinetten maksadın, yalnız vücut olduğunu kabul etmişler ve kadınların birçoğu yapmacık zinetten uzak bulunmakla zaten zinetli oldukları halde yaratılış zinetinin zaten hepsinde bulunması ve her kadın bedeninin özünde bir zinet olması hükmün genelliği hakkını yerine getirme noktasından bu tahsisin bir destekleyicisi olduğunu söylemişler ve buna göre şu mânâyı vermişlerdir: Kadınlar yaratılıştan zinetleri demek olan vücudlarının hiçbir tarafını açmasınlar. <br />Doğrusu, doğal olan güzelliklere, zinet denilmekten çok "cemal" denilmesi daha yaygın ve zinet tabiri yapma şeylerle süslenen takılarda meşhur ise de "Kadınlardan, oğullardan, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşten... aşırı sevgi ile bağlanılan bu gibi şeyler insanlar için bezenip süslendi" (Âl-i İmrân, 3/14) âyetinin delaletiyle zinet kavramının yaratılıştan olana da sonradan yapmaya da şâmil olduğunda şüpheye yer yoktur. Zinet ve güzelliğin hakkı da meydana çıkarılmasını kendi sahiplerine tahsis edip başkalarından gizlenmektir. <br /><br /><br />Ancak görünen kısımları müstesna, O zinetlerden dışa gelen örtülse bile görünmesi doğal olanı, bu hükümden müstesna ve başka bir hükme tabidir ki, bunlar örtünün dış tarafıyla el ve yüz zinetleridir. Çünkü örtünün kendisi de kadının bir zinetidir. Tabiîdir ki, bunun dışı görünecektir. El ve yüzün de, <br />namazda görünmesi adettir. Ebu Davud'un Müsned'inde rivayet edildiği üzere, <br />Peygamber (s.a.v) Hz. Esma'ya <br />"Ya Esma, kadın bülûğa erince ondan görülebilecek olan ancak şudur." buyurmuş ve kendi mübarek yüzüne ve avuç içlerine işaret etmişlerdir. İş yaparken, gerekli eşyayı tutarken ve hatta örteceğini örterken bile elin açılması gerekli olduğu gibi, zarurî olan bakma ve nefes alma sebebiyle yüzün diğerleri gibi örtülmesinde zorluk vardır. Bir de şahitlikte, mahkemede, bir de nikahta yüzün açılmasına ihtiyaç vardır. Bundan dolayı zaruretler kendi miktarınca takdir olunmak üzere bunların açılmasında sakınca yoktur. Fakat bunlardan geriye kalanlarının açılması, görülmesi, bakılması haramdır ve nâmahremden örtülmesi gerektir. <br /><br />Buyuruluyor ki ve baş örtülerini yakalarının üzerine vursunlar, başlarını, saçlarını, kulaklarını, boyunlarını, gerdanlarını, göğüslerini açık tutmayıp bu şekilde sımsıkı örtünsünler ve o halde bu emri yerine getirebilecek baş örtüsü kullansınlar. <br /><br />Tefsircilerin nakline göre cahiliye kadınları da hiç baş örtüsü kullanmaz değillerdi. Fakat yalnız enselerine bağlar veya arkalarına bırakırlar, yakaları önden açılır, gerdanları ve gerdanlıkları açığa çıkardı, zinetleri görünürdü. Demek ki, son zamanlarda asrîlik sayılan açık saçıklık böyle eski bir cahiliye âdeti idi. İslâm böyle açıklığı yasaklayıp baş örtülerinin yakalar üzerine örtülmesini emir ile tesettürü farz kılmıştır. <br /><br />Görülüyor ki, <br /><br />Bu emirde tesettürün yalnız vacib oluşu değil, özel bir şekli de gösterilmiştir ki, kadın edeb ve temizliğinin en güzel ifadesi budur. <br />Bu emir ev içinde veya dışında diye kayıtlanmamıştır. Bu bakımdan mutlaktır. <br />Ancak görünen istisna edildiği gibi, gizlenen zinetlere bakmanın helal olanları da istisna ile bu tesettürün, yani örtünmenin vacib oluşunun, nâmahreme karşı olduğunu anlatmak için bu vücubun kuvvetini ve önemini göstermek üzere bir daha tekid ile buyurulmuştur ki, öyle örtsünler ve zinetlerini açmasınlar, açık bırakmasınlar ancak kocalarına veya kendi atalarına, yani babalarına, dedelerine ki amca ile dayı da nikah düşmeyeceğinden bunlara dahildir veya kocalarının atalarına veya kendi oğullarına veya kocalarının oğullarına veya kendi erkek kardeşlerine veya erkek kardeşlerinin oğullarına veya kız kardeşlerinin oğullarına veya kendi kadınlarına; müminlerin kadınları, yani müslüman kadınlar veya hizmet veya sohbetlerinde özel yeri bulunan kadınlardır. <br />Demek ki, özelliğini bilip tanımadıkları yabancı kadınlara da açılmaları caiz olmayacaktır. Önceki müfessirlerin çoğunluğu demişlerdir ki; müminlerin kendi kadınları demek, kendi dinlerinde olan müslüman kadınlar demektir. Bundan dolayı müslüman kadınları müslüman olmayan kadınlara açılmamalıdırlar. Fakat bazıları da bunu istihsane hamlederek müminlerin kadınları, hizmet veya sohbetlerinde bulunan gerek müslüman, gerek müslüman olmayan kadın cinsi demek olduğunu söylemiştir ki, Fahreddin Râzî buna "mezhep budur" demiştir. Önceki daha ihtiyatlı, bu ise daha uygundur. <br />Veya ellerinin altında malik oldukları cariyelerine veya erkeklerden ırbe sahibi olmayan hizmetçilere, yani kadına ihtiyaç duymaz olmuş, şehveti kalmamış salihlerden ihtiyarlar veya bunaklar veya kadın işini bilmez, yalnız yemeklerinin fazlasından yemek için şunun bunun arkasına takılır miskinler güruhu veyahut erkekliği yok, yaratılıştan iktidarsız uşaklar; bunda hadım edilmiş ve mecbûbün, yani erkeklik uzvu kesilmiş olanların da dahil olacağını zannedenler olmuş ise de, Keşşâf Tefsiri'nde ve Ebu Hayyan'da zikredildiği üzere İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretlerine göre bunları istihdam etmek, tutmak, alıp satmak helal olmaz. Bunları tutmak selefin hiçbirinden rivayet edilmiş değildir. Çünkü bunda hadım etme gibi bir kötülüğe düşmeye teşvik vardır. Halbuki hadım etmek haramdır. <br />Veya henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına. <br /><br /><br />Buraya kadar zikredilen on iki istisnaya da bir dereceye kadar zinetlerini açabilirler. <br /><br />BİRİNCİSİ: Kocalar için vücutlarının tamamına bakmak helaldir. Çünkü zinetten kasıt onlardır. <br />İKİNCİSİ: Zikredilen mahremlerine bilinen zinet yerlerinden yüz, el ve ayaklarla, iş ve hizmet anında açılan başını, saçını, kulaklarını, boynunu, kollarını ve inciklerini açabilir. Onların da bunlara bakmaları helaldir. çünkü yakınlıklarından dolayı birarada bulunmaları gerekir. Ve fitne düşünülemez. Fakat karnını ve sırtını göstermek caiz değil, arsızlıktır. <br />ÜÇÜNCÜSÜ: Erkeğin erkeğe karşı olduğu gibi kadının kadına karşı avreti de göbekten dize kadardır. Geri kalan kısmına bakması caizdir. <br />DÖRDÜNCÜSÜ: Erkeklerden kadına ihtiyacı kalmamış, cinsi güçten düşmüş hizmetkârların, etkilenmemek ve fitne düşünülmemek itibariyle bakmaları, mahrem olanların bakmasına benzer. <br />BEŞİNCİSİ: Çocuklar mükellef değildir. Ancak anlayış ve idraklerine göre edeb ve terbiye öğretilmesi gerekir. <br />ALTINCISI: Bu örtünme emri, esir cariyeler hakkında değil, hür olan müslüman hanımlar hakkındadır. <br /><br /><br />İşte böyle hür kadınların, bu istisna edilmiş kimselerden başkasına zinetlerini göstermemeleri, kendi iffet ve korunmaları ve güzel geçimleri noktasından gayet önemli olduğu gibi, yabancı erkekleri etkilememek, günaha sokmamak, edeb ve iffet telkin etmek noktasından da çok önemli olduğundan, özellikle bu noktayı da düşündürmek ve tesettür emrinin kuvvet ve şumülünü bir daha hatırlatmak üzere, yürüyüş tavırlarının bile düzeltilmesi için buyuruluyor ki: gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını <br />yere vurmasınlar, yani baştan ayağa örtündükten sonra yürürken de edeb ve vakar ile yürüsünler. Örtüp gizledikleri sunî veya doğal ziynetler bilinsin diye, bacak oynatıp ayak çalmasınlar, çapkın yürüyüşle dikkat nazarları çekmesinler; çünkü erkekleri tahrik eder, şüphe uyandırır. Fakat unutulmaması gerekir ki, kadının bu konuda başarısı daha önce erkeklerin iffeti ve görevlerine dikkati ve toplumda olanların gayreti ve özeni ile mütenasip, bunlar da Allah'ın yardımı ile ayakta durabilir. Onun için bu noktada Resulullah (s.a.v) den bütün müslümanlara hitap ve erkekleri zikredip kadınları da içine alacak bir şekilde <br />buyuruluyor ki: <br />Ve ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz. Demek ki bozuk bir toplulukta kurtuluş ümid olunmaz, toplumun bozukluğu da kadınlardan önce erkeklerin kusur ve hatalarındandır. Bundan dolayı başta erkekler olmak üzere erkek dişi bütün müminler imana yaramayan ve cahiliyyet izleri olan kusur ve hatalarından tevbe ile Allah'a dönüp Allah'ın yardımına sığınıp emirlerine özen ve dikkat göstermelidirler ki, topluca kurtuluşa erebilsinler. O halde herkesin kurtuluşu bakımından iş <br />sahipleri ve ilgili şahıslar şu emirlere de özen göstermelidir</b></div><!--fontc--></span><!--/fontc--><!--colorc--></span><!--/colorc--><br /><br /><br /><br /><br /><br />DUA ILE kalin ve okudugunuz icin allah razi olsun arkadaslar eger size birazcik birseyler anlata bilmissem ne mutlu bana .... <img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/thumbsupsmileyanim.gif" style="vertical-align:middle" emoid=":thumbs:" border="0" alt="thumbsupsmileyanim.gif" />]]></description>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 15:59:48 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8495</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Flux Winteravond 17/12</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8494</link>
		<description><![CDATA[Beste student,<br /> <br />Studentenvereniging FLUX nodigt jou en je vriend(inn)en van harte uit op haar winteravond van 17 december 2009 in de Kammerstraat 17 in GENT (nabij de Vrijdagmarkt). <br />Het wordt een geweldige ontspannende avond met een lekker kopje Turkse thee, een broodje Emirdag köftesi of een wafel... Een avond met veel kleur en klank... En uiteraard onze SURPRISE ACT. <br />De avond wordt er één om nooit meer te vergeten ...<br />Inkom bedraagt 1&#8364; voor leden, 3&#8364; voor niet-leden (zie <a href="http://www.facebook.com/group.php?v=photos&ref=ts&gid=11831202349#/photo.php?pid=30923900&op=1&o=global&view=global&subj=11831202349&id=1243873587" target="_blank">affiche</a>). <br />Om organisatorische redenen vragen wij om je komst en die van je vriend(inn)en via mail/SMS (0488/46.13.64) te bevestigen.<br /> <br />Groeten,<br /> <br />FLUX, Studenten Gent.<br />PS: voor de eerste 25 studenten ligt een geschenkje klaar die ze minstens een jaar kunnen gebruiken...]]></description>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 09:31:48 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8494</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Flux Winteravond 17/12</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8493</link>
		<description><![CDATA[Beste student,<br /> <br />Studentenvereniging FLUX nodigt jou en je vriend(inn)en van harte uit op haar winteravond van 17 december 2009 in de Kammerstraat 17 in GENT (nabij de Vrijdagmarkt). <br />Het wordt een geweldige ontspannende avond met een lekker kopje Turkse thee, een broodje Emirdag köftesi of een wafel... Een avond met veel kleur en klank... En uiteraard onze SURPRISE ACT. <br />De avond wordt er één om nooit meer te vergeten ...<br />Inkom bedraagt 1&#8364; voor leden, 3&#8364; voor niet-leden (zie ook affiche in bijlage). <br />Om organisatorische redenen vragen wij om je komst en die van je vriend(inn)en via mail (info@vzwflux.be) of SMS (0488/46.13.64) te bevestigen.<br /> <br />Groeten,<br /> <br />FLUX, Studenten Gent.<br />PS: voor de eerste 25 studenten ligt een geschenkje klaar die ze minstens een jaar kunnen gebruiken...]]></description>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 09:26:59 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8493</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Dtpnın Kapatılşası...</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8492</link>
		<description><![CDATA[dun 11 aralıkta anayasa mahkemesinin kararıyla dtp kapatıldı siz bu konu hakkında ne dusunuyorsunuz?<br /><br />ben sahsen cok sevindim hatta gec kalınmıstı ama su da var gecmıste oldugu gibi yıne bir parti kurarlar bunlar olsun biz yine kapatırız <img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/smile.gif" style="vertical-align:middle" emoid=":)" border="0" alt="smile.gif" /><br />tabi kapatılmayla birlikte olaylar filan da cıktı ama bir haftadır ztn her yer karısmıs durumdaydı onun icin hic takmıyorum bile onları ztn tek anladıkları sey yakıp yıklmak artık alıstı millet hemde bu hafta verdigimiz 7 sehidin uzerine iyi geldi bu haber. <br /><br />]]></description>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2009 16:48:17 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8492</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Gençlik Olimpiyat Oyunları Madalya Tasarımı Yarışması</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8491</link>
		<description><![CDATA[SINGAPORE 2010<br /><br /><!--coloro:#0000FF--><span style="color:#0000FF"><!--/coloro--><b>Gençlik Olimpiyat Oyunları Madalya Tasarımı Yarışması - [ </b><!--colorc--></span><!--/colorc--><br /><br /><u>Kısa kısa olarak bilgi vermek istiyorum öncelikle</u><img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/ohmy.gif" style="vertical-align:middle" emoid=":o" border="0" alt="ohmy.gif" />y Kampanyasi]<br /><br />- her 4 yılda bir düzenlenecek olan bu Olimpiyatlar toplam 12 gün sürecek. <br />- Gençlik Kış Olimpiyatları da toplam 9 gün sürecek. <br />- 14 ve 18 yaş arası sporcular katılacak. <br />- Toplam 3.500 sporcu ve 875 idareci / görevli yer alacak. <br />- Kış versiyonunda ise 970 sporcu ve toplam 580 görevli rakamları belirlenmiş oldu. <br /><br /><br /><b>oylama konusunda destek çağrısı </b><br /><br /><br />Uluslararası Madalya Tasarımı Yarışması Ekim 2009 başlarında start aldı ve tasarım yollama süreci (dün geceyi bugüne bağlayan) 07 Aralık 2009 tarihinde sona erdi. <b>Simdi 22 Ocak 2010'a kadar, yani toplam 46 gün, bu madalyalar dünyanın neresinde olursanız olun, interneti olan herkes tarafından oylanabilecek</b>. Bu yarışma çok şeffaf bir yarışma. Yarışmaya katılan internet üzerinden olsun, akrabası veyahut çevresinde ki arkadaşları olsun, herkesi oy vermek için davet edebiliyor. Sınırsız insana ulaşım burda anahattı belirliyor .. Dünyanın her köşesinden toplam 108 adet Madalya tasarımı yarışıyor. Kıran kırana bir mücadele olacak<br /><br /><br /><br />Ben ve Denizli'den bir arkadas .. Yani iki Türk Genci olarak bu tasarim yarismasinda yarisiyoruz.<br />22 ocak'ta TOP 10 yapan Logolardan 1 Tanesi Olimpiyat Jürisi tarafindan seçilecek.<br /><br />Bu konuda bizlere destek olur musunuz. Elimizden geldigi kadar oy toplamaya çalisiyoruz:<br /><br />Benim tasarim konsepti : <b>Young Olympian</b> - <a href="http://www.medaldesigncompetition.com/Contents/En/DesignDetails.aspx?d=1" target="_blank">http://www.medaldesigncompetition.com/Cont...etails.aspx?d=1</a><br />Arkadasin tasarim konsepti: <b>Stars Shine</b> - <a href="http://www.medaldesigncompetition.com/Contents/En/DesignDetails.aspx?d=44" target="_blank">http://www.medaldesigncompetition.com/Cont...tails.aspx?d=44</a><br /><br />Bu linklere tiklayarak; <br />- önce (üyelik degil) küçük kayit formunun SOL TARAFINI dolduruyorsunuz<br />- Sonra mailinize gelen linke tiklayip kayit aktive oluyor<br />- Aktive isi bittikten sonra bu sefer SAG TARAFINI doluruyorsunuz <br />- En son olarak LOG IN tiklayarak Oy vermis oluyorunuz.<br /><br /><br />Tüm Türk gençlerinden katki ve yardim bekliyoruz. Bu yarismada çok Fransiz, Ingiliz, Brezilyali ve Japonlar ve Filipinler var.<br />Türkiye olarak (ben Belçika'dan) 2 yarismaci TOP 10 yapmak istiyoruz.<br /><br />Acizane paylasmak istedim.<br />Tesekkür ederim<br />selam ve dua ile<br />fatih civelek<br /><br />]]></description>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 05:34:53 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8491</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Vragen Aan Kopenhagen 17/12 @ Gent</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8490</link>
		<description><![CDATA[<div align='center'><img src="http://i48.tinypic.com/sn05xf.jpg" border="0" class="linked-image" /></div><br /><br /><b>Studenten krijgen inspraak op de klimaattop<br /><br />De lerarenopleiding van de autonome hogeschool Gent sprong vorig jaar reeds in het oog met hun engagement op dikke-truiendag. Hiervoor ontvingen ze de eerste prijs voor meest originele actie van Vlaanderen. Dat hierachter een gemotiveerde bende schuilgaat is niemand ontgaan. Eén van de volgende uitdagingen voor de studenten is hun visie over de klimaatproblematiek doorgeven aan de wereld. De ideeën en gedragsveranderingen die ze in hun toekomstige carrière bij jongeren zullen overbrengen, kunnen ze deze keer met de wereld delen op de klimaattop in Kopenhagen.<br /><br />Op donderdag 17 december wordt er een videoconferencing georganiseerd met de minister van leefmilieu, Joke schouvliege, op de campus Schoonmeersen, auditorium D van de Hogeschool Gent. <br />Om 09:00 uur zouden we met deze unieke ervaring van start willen gaan tot 11:00 uur, alle studenten die vierkant achter ecocampus staan zijn met hun kritische bedenkingen, opmerkingen en vragen omtrent de klimaattop en klimaatsveranderingen meer dan welkom. <br /><br /><br />Laat van je horen,<br /><br />Eis antwoorden,<br /><br />Tot gauw.</b><br /><br />]]></description>
		<pubDate>Tue, 08 Dec 2009 11:32:36 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8490</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[[add Genel Merkez] Sayın Başbakanı Uya Rıyoruz!]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8489</link>
		<description><![CDATA[<b>Sayın Başbakanı Uyarıyoruz!</b><br /><br />Demokratik açılım adı altında etnik yapıya dayalı çözümler! Ülkemizi bir iç savaşa sürükler. Yaşanan olaylar da bunun kanıtıdır. Bu çıkmaz yoldan derhal vazgeçilmelidir.<br /><br />Yedi yıldır uyguladığınız politikalar Türkiye&#8217;yi bu noktaya taşımıştır. Suçlayıcı bir tonla, ana muhalafet partisinin ve diğer partilerin <u>Sivas&#8217;ın doğusuna gidemeyeceklerini söylüyorsunuz</u>. Sizin bakımınızdan bu utanılacak bir durumdur. Ülkeyi bu hale siz getirdiniz.<br /><br />Yargıya saldırıyorsunuz. İdarenin eylem ve işlemini yargılayan yüce Danıştay&#8217;a saldırıyorsunuz. Sizin hukuk devleti anlayışınız bu mudur?<br /><br />Basını susturdunuz, satın aldınız, Cumhuriyeti savunan gazetecileri tutuklattınız. Şimdi de satın alınamayan ve sayıları gittikçe azalan birkaç namuslu köşe yazarlarına saldırıyorsunuz.<br /><br />Bu tavırlarınız devam ettiği sürece ülke kurtarılmış bölgelere ayrılacaktır. Bazı siyasi partiler buralara giremeyebilir. Korkarım ki siz ülkeye giremeyeceksiniz.<br /><br />Saygıyla duyurulur. <br /><br />                                                                                       <b>İzzet Polat ARARAT</b><br /><br />                                                                                          <i>Genel Sekreter</i> <br />--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~]]></description>
		<pubDate>Mon, 07 Dec 2009 12:14:18 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8489</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Koor Der Beschavingen - Medeniyetler Korosu</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8488</link>
		<description><![CDATA[Evenement/Program: Koor der Beschavingen/Medeniyetler Korosu<br /><br />Datum/Tarih: 8 december 2009/8 Aralik 2009<br /><br />Uur/Saat: 19.45 - 22.00<br /><br />Plaats/Yer: Sint-Michiels en Goedele Kathedraal/Saint-Michel ve Gudule Katedrali - Parvis Sainte-Gudule - 1000 Brussel/Brüksel<br /><br />Organisator/Düzenleyen: UETD (Union of European Turkish Democrats) Brussels<br /><br />Info/Irtibat: 0479 27 00 39 - info@uetd-brussels.eu<br /><br />Prijs/Ücret: X<br /><br /><br />- KOOR DER BESCHAVINGEN -<br /><br />Het Koor bestaat uit 55 choristen, waaronder 11 muzikanten. Deze mannen en vrouwen behoren tot 6 verschillende gemeenschappen binnen de 3 abrahamische religies. Onder hen zijn imams, priesters, rabbi's, handelaars, advocaten, artsen, gepensioneerden en studenten. Ze zingen allen samen hun religieuze en ethnische liederen.<br /><br />Dit project beschouwt multiculturaliteit niet enkel als een fundementele waarde van het samenleven, maar toont bovendien aan dat duurzame vrede binnen een geglobaliseerde wereld, enkel kan optreden indien men een interactieve interculturele methodologie aanneemt.<br /><br />BEDANKT OM DE INFORMATIE TE VERSPREIDEN!<br /><br /><br />- MEDENIYETLER KOROSU -<br /><br />Koro, onbeşi müzisyen toplam yetmişbes kişiden oluşmaktadır. Antakya&#8217;da yaşayan üç semavi dinin altı ayrı cemaatine mensup, rahipler, imamlar, rahibeler, hahamlar, kuyumcu, manifaturacı gibi meslek erbabi, öğrenciler, doktorlar, emekliler gibi çeşitli yaş ve meslek gruplarından kadınlar ve erkekler biraraya gelerek kendi dini ve etnik müziklerini birlikte seslendirmektedirler.<br /><br />Medeniyetler Korosu projesi, çok kültürlülüğü birlikte yaşama hedefi açısından vazgeçilmez değer saymakla birlikte, gerçek ve kalıcı barışın globalleşen dünyada ancak kültürlerarası interaktif metedolojiler sayesinde gerçekleşeceğini örnekleyecektir. Koroda bulunanlar hayatın içinde nasılsalar, öylece otantik halleriyle dinleyicilerinin karşısında olacaklardır.<br /><br />BILGIYI ETRAFINIZLA PAYLASMANIZ DILEGIYLE!<br />]]></description>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2009 23:57:06 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8488</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Koor Der Beschavingen - Medeniyetler Korosu</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8487</link>
		<description><![CDATA[<b>UITNODIGING - DAVETIYE</b><br /><br /><br />Organisatie: UETD Brussels v.z.w.<br />Type: Concert<br />Datum: 08/12/2009<br />Uur: 19u45 - 22u<br />Plaats: Kathedraal van Sint-Michiel en Sint-Goedele - 1000 Brussel<br /><br />Facebook pagina van UETD Brussels: <a href="http://www.facebook.com/group.php?gid=47458116188&ref=ts" target="_blank">http://www.facebook.com/group.php?gid=47458116188&ref=ts</a><br />Facebook pagina van het evenement: <a href="http://www.facebook.com/event.php?eid=185519473719&ref=mf" target="_blank">http://www.facebook.com/event.php?eid=1855...3719&ref=mf</a><br /><br />Contact: info@uetd.be / info@uetd-brussels.eu<br /><br /><br />- KOOR DER BESCHAVINGEN -<br /><br />Het Koor bestaat uit 55 choristen, waaronder 11 muzikanten. Deze mannen en vrouwen behoren tot 6 verschillende gemeenschappen binnen de 3 abrahamische religies. Onder hen zijn imams, priesters, rabbi's, handelaars, advocaten, artsen, gepensioneerden en studenten. Ze zingen allen samen hun religieuze en ethnische liederen.<br /><br />Dit project beschouwt multiculturaliteit niet enkel als een fundementele waarde van het samenleven, maar toont bovendien aan dat duurzame vrede binnen een geglobaliseerde wereld, enkel kan optreden indien men een interactieve interculturele methodologie aanneemt.<br /><br /><br />- MEDENIYETLER KOROSU -<br /><br />Koro, onbeşi müzisyen toplam yetmişbes kişiden oluşmaktadır. Antakya&#8217;da yaşayan üç semavi dinin altı ayrı cemaatine mensup, rahipler, imamlar, rahibeler, hahamlar, kuyumcu, manifaturacı gibi meslek erbabi, öğrenciler, doktorlar, emekliler gibi çeşitli yaş ve meslek gruplarından kadınlar ve erkekler biraraya gelerek kendi dini ve etnik müziklerini birlikte seslendirmektedirler.<br /><br />Medeniyetler Korosu projesi, çok kültürlülüğü birlikte yaşama hedefi açısından vazgeçilmez değer saymakla birlikte, gerçek ve kalıcı barışın globalleşen dünyada ancak kültürlerarası interaktif metedolojiler sayesinde gerçekleşeceğini örnekleyecektir. Koroda bulunanlar hayatın içinde nasılsalar, öylece otantik halleriyle dinleyicilerinin karşısında olacaklardır.<br /><br /><br /><i>Bedankt om de informatie te verspreiden.<br />Bilgiyi etrafinizla paylasmaniz dilegiyle.</i><br />]]></description>
		<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 14:32:25 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8487</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Üniversite Projesi Icin Yardim!</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8485</link>
		<description><![CDATA[Merhaba vatandaslarim,<br />ben Maastricht Üniversitenin isletme bölümünde okuyorum, ve pazarlama dersinde bir anket yapmamiz gerekiyor. Cevremde pek hollandali yok diye sizden yardim istiyorum! Sahdece bu 2. dklik anketi cevaplayin. Hollandada yasiyan türkseniz nationality dutch yazin, belicakada yasiyorsaniz belgian etc.<br /><br /><br />Cok cok tesekür ediyorum size!<br /><br />saygilar selamlar<br /><br /><a href="http://tinyurl.com/hoeksche" target="_blank">http://tinyurl.com/hoeksche</a>]]></description>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 23:38:18 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8485</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Studenten Communicatie / Taalkunde Gezocht</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8484</link>
		<description><![CDATA[<!--fonto:Book Antiqua--><span style="font-family:Book Antiqua"><!--/fonto-->Beste Student,<br /><br />Heb je vrije tijd en wil je deze benutten om meer ervaring op te doen, neem dan even contact met ons op. Correcto lenguas, is op zoek naar studenten communicatie, taalkunde en vreemde talen. <br /><br />- voor het schrijven van content (in het Nederlands / Vlaams / Turks en Engels)<br />- Voor corrigeerwerk (Nl / Vlaams / Turks / Engels / Frans en Duits)<br />- voor vertalingen naar diverse talen vanuit het Nederlands en het Vlaams<br /><br />Uiteraard tegen vergoeding..<br /><br />Interesse? Stuur ons een bericht!<br /><br />Aslihan Baturar<br />Correcto Lenguas<!--fontc--></span><!--/fontc-->]]></description>
		<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 08:13:10 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8484</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Lesbisch Zijn</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8483</link>
		<description><![CDATA[Ik heb gezocht op het woord 'lesbisch'. De antwoorden die terug kwamen komen van 2004 enzo. <br />Hoe gaan Moslimvrouwen om met vrouwen liefde? <br />Zelf woon ik in Nederland. Het feit dat er daar niet of nauwelijks  gereageerd wordt op dit onderwerp vind ik vreemd. Hoe leeft dit in Belgie? Bij mij Belgische zusters?<br />Het lijkt mij moeilijk om mee om te gaan omdat de Koraan daar niet echt een antwoord op geeft.]]></description>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 05:38:23 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8483</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Belçika Türk Öğrencileri Platformu Doğdu</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8482</link>
		<description><![CDATA[Belçika´nın çeşitki şehirlerinde bulunan Türk öğrenci dernekleri bir araya gelerek kurmuş oldukları ´Belçika Türk Öğrencileri Platformu´nu ULB´de verilen bir tanıtım resepsiyonu ile resmen hayata geçti. Leuven´den TSL (Turkse Studentenvereniging Leuven), Brüksel´den Türkuaz, Gent´ten Flux ve Anvers´ten TSA (Turkse Studentenvereniging Antwerpen) ögrenci derneklerinin tertipledikleri resepsiyona Belçika´nın değişik üniversitelerinde ve yüksek okullarında okuyan Türk öğrencileri katılarak bu şekilde yeni kurulan bu platformun doğuşuna tanıklık etmiş oldular. <br />  <br />İstiklal Marşımız ile başlatılan proğramda, TSA´dan Hüsniye Şahan, değişik öğrenci derneklerinin bir araya gelerek bu platformu kurma amaçlarını şu şekilde ifade etti: "Ortak oldukları noktaları görecekleri, ön yargılardan uzak duracakları, beraber hareket edecekleri, ´ben´ yerine başlayan cümleler yerine ´biz´ diye başlayan cümleler kuracakları, ayrımcılıktan çeken bir toplum olarak ayrımcılığa karşı olacakları bir platform. Ayrıca, bu beraberliğin bir önemli noktası ise Türk toplumunun geleceğini yönledirecek insanların henüz iş hayatına atılmadan birbirlerini tanımalarıdır. Bizim gelişmemiz Türk toplumunun gelişmesi, Türk toplumunun gelişmesi ise bulunduğumuz ülkenin gelişmesi demektir. Biz ne kadar kaliteli olursak, sadece Belçika Türkleri için değil, genel anlamda global bir Türk duruşu sergileyebilmenin önünü açmış oluruz. Ve dünya toplum sahnesinde sözümüzü rahatca iletiriz. Bütün derneklerin amaçları yaşadığımız bölgedeki gençleri eğitime teşvik etmek, okuyanları eğitime teşvik etmek, birbirleri ile tanıştırm, bağ oluşturma ve ortak etkinlikler. Her bir dernek fedakarlıklarla, özverilerle bu amaçlarında birleşiyor". <br />  <br />Yine TSA´dan Tülay Yıldız TSL´den Muhammet Türk, Türkuaz´dan Ömer Korkmazer ve Flux´den Orhan Ağrıdağı, sırasıyla derneklerinin tanıtımlarını yaparlarken, genel olarak, derneklerinin din, dil ve ırk ayrımı yapmadığı gibi, herkese kapılarının açık olduğunu, en büyük gayelerinin Türk kültürünü ve dilini hem öğretmek ve hem tanıtmak olduğunu, Türk öğrenciler arasında bağlar kurmak, olan bağları kuvvetlendirmek olduğunu açıkladılar. Ayrıca faaliyetlerini tanıtırlarken, kurban bayramı, lise sonda olan öğrencilere yardım amaçlı etüd dersleri, imtihanlardan sonra eğlence proğramları, örnek insanları konuşmacı olarak davet edilmeleri ve yıl sonunda eğlencesi, gezi, vs gibi çalışmalar yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini söylediler.<br /><br /><br /><a href="http://www.youtube.com/watch?v=qH_qo7EATMI&feature=player_embedded" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=qH_qo7EATMI...player_embedded</a><br /><br />Program esnasında Türkuaz öğrenci derneğinden Yasemin´in okuduğu ´Atatürk´ün Gençliğe Hitabesi´ büyük alkış alırken, proğramın son bölümüne doğru ise, www.gundem.be haber sitesi editörü Hüseyin Dönmez, Türkuaz öğrenci derneği eski başkanı Seydi Sağ´a 2008 yılının en iyi öğrenci derneği başkanı ödülünü takdim etti. Burada birde konuşma gerçekleştiren Sayın Dönmez, kendisinin ULB´de ilk Türk öğrencilerinden olmasının yanı sıra, o dönemdeki yaşadıkları zorlukların boyutu anlattı ve bugünlere bakarak o dönemlerde okumanın çok zor olduğunu hatırlattı. Ödül sahibi Seydi Sağ ise bu ödülü eski çalışma arkadaşları adına aldığını açıkladı.]]></description>
		<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 23:53:24 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8482</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Skelet Verkoop</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8481</link>
		<description><![CDATA[<br />ik studeer geneeskunde en heb dit jaar een skelet gekocht voor een laag prijs. Kben er heel tevreden over, en heb het ook aan anderen laten kopen.<br />indien er nog studenten interesse hebben kan ik ze doorverwijzen naar de skeletverkoper?<br /><br />groetjs<br /><br /><br />]]></description>
		<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 20:47:29 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8481</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA["darisi BaŞina" Şİrkİ]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8480</link>
		<description><![CDATA[<!--sizeo:6--><span style="font-size:24pt;line-height:100%"><!--/sizeo--><!--coloro:#FF0000--><span style="color:#FF0000"><!--/coloro-->"DARISI BAŞIN(m)A" ŞİRKİ<!--colorc--></span><!--/colorc--><!--sizec--></span><!--/sizec--><br /><br /> <br /><img src="http://1.bp.blogspot.com/_jxAOmOgI3p4/SgXo12iyaAI/AAAAAAAAAx4/b1q9hreyyRo/s400/darÄ±.JPG" border="0" class="linked-image" /><br /> <br /><br /><br /><br /> <br /><!--sizeo:4--><span style="font-size:14pt;line-height:100%"><!--/sizeo--><br />Cahillerin dillerine pelesenk olduğundan sıkça duyduğumuz "Darısı başın(m)a" sözü, İslam öncesi, eski Türk geleneğinde kullanılan şirk içerikli bir deyimdir. <br /><br /> <br /><br />Orta Asya&#8217;da, kutlamalarda &#8220;bereket&#8221; simgesi olarak ; Darı, Mısır , buğday, arpa, pirinç v.b. gibi tahıl taneleri havaya saçılır, başına bu tanelerden düşenlerin de aynı şansı bulacağına inanıldığından; bugün de ağzından çıkan sözün anlamını ve hükmünü bilmeyen cahillerin, atalarından duyduğu ve gelişi güzel sözler kullanması sonucu kendilerini tehlikeye attıklarını üzülerek görmekteyiz . <br /><br />Buğday başaklarının, buğday tanelerinin dünyanın pek çok yöresinde bereketin simgesi oluşu da bir rastlantı değil. Özellikle tarımın zamanında yaygın olmasından dolayı buğday türü darı ve tahıllar halkın nezdinde oldukça gözde nimet ve zenginlik nişanesi bilinmiştir.<br /><br /> <br /><br />Bu bakış açısından dolayı buğday, darı, çavdar v.b. hangi türlüsünden olursa olsun ekmeğe şirk unsuru kutsiyetler de yüklenmiş , İnsanları çarpabilme özelliği olduğuna inanıldığından üzerine kasemler edilir, atasözleri dizilir:<br /><br />"Aç tavuk kendini buğday (arpa, darı) ambarında sanır "<br /><br /><br /> <br /><br /> <br /><br />"Darısı Başın(m)a" sözü (inanış) Şirk içermektedir. <br /><br />İslam öncesinde bereket, rızık, talih, kader ; gayb yegane yaratıcı ve hukum koyucu olan Allah&#8217;tan (c.c.) değil de, böyle batıl inançlar ürünü çeşitli tanrılardan olduğuna inanılıyordu. <br /><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br />İnanışa göre; düğün merasiminin ardından, gelin ve damat kalacakları yere gelirler. Damat gelini selamlayıp hediyesini verdikten sonra gelini oturtur ve kapıdan çıkar. Çıkarken odanın dışında bulunanlara bir elinden altın para, bir elinden darı saçarmış. Para zenginlik ve refahı, darı bereketi temsil etmektedir.<br /><br />Aynı zamanda, düğün evinden hemen ayrılacak olan gelin ve damat ailesinin büyükleri de aynı şekilde etraflarındaki gençlere bilhassa "darı" ve para serperek evden ayrılırlarmış. (Zamanımızda anadolunun bazı köylerinde "damadın başında ekmek kırma", "Sadaka niyetine fakire verilecek ekmeğin başa dolandırılması" gibi adetler halen devam etmektedir)<br /><br />Kişi; darı, buğday, mısır v.b. türü tahılların havaya saçılması sonucu başına düştüğünden dolayı kısmeti açılacağına, kaderinin değişeceğine, olumsuzluk ve kötülüklerin gidip yerine huzur, refah ve istenilen nimetlere kavuşacağına inanması anlamına gelen bu fiillerin dua dilekleri, sözleri şirktir! Çünkü Dilek, olması mümkün olan caizi, Allah c.c.' den istemektir. <br /><br /> <br /><br />İslam'a göre dilekler yalnızca Yüce Allah'tan dilenir. Çünkü dileğimizi yerine getirebilecek yegane kudret sahibi olan Allah'tır. Dileklerimizi öncelikle ve sadece Allah'tan dileriz. Çünkü herşey O'nun kudretindedir. O'nun izni ve haberi olmadan hiçbir şey meydana gelemez.<br /><br /> <br /><br />"De ki: Allah'ım sen mülkün sahibi, sen dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden mülkü alırsın, dilediğini yükseltirsin, dilediğini alçaltırsın. İyilik senin elindedir sen her şeye kadirsin. " (Âli İmran, 26)<br /><br /> <br /><br />Günümüzde pek de önemsenmeyen dilin afetlerinden olan "Darısı başın(m)a" cümlesinin "kişinin hayatına yön verenin" Darı, tahıl buğday v.s. 'nin başına isabet etme şansına-DUAsına inanan müşriklerin sözünü zamane müslümanların(!) dikkatsizlik ve alışkanlıktan dolayı kullanmalarının tehlikesini göz ardı edemeyiz. <br /><br /> <br /><br />Fıkh-ı Ekber şerhinde İmam-ı Azam , kafirlerin bayramlarında onların törenlerine katılmak için aralarına girmeyi , hiç adeti olmadan müşriklerle hediyeleşmeyi, yumurta vermeyi kafir olma sebebi saymıştır. Yine aynı kitapta, bir müslmanın, papazın belindeki ipi (zunnar) takması halinde kafir olacağını bildirmiştir. <br /><br />Bunları yapanların niyetleri veya kutsiyet yükleyip yüklemedikleri diye bir bahis yoktur.<br /><br /> <br /><br />Başına "kuş def-i hacet yaptı diye" diye piyango bileti almaya koşan şahsın; kuşun, gelecekten haber veriyor, kısmetimi açıyor, şans veriyor, gaybi biliyor manasına gelen azim ve sevinç ile şeytan işi pislik olan Milli (!) Kumar haramına düşmesini, kuşun kıçına kutsiyet yüklemiyor diye yok sayamayız. Halbuki o kişi, bu kadar kişinin içerisinde "bu necaset beni buldu", diye kederlenmelidir.<br /><br />Mevzumuz "Darısı başın(m)a" ise bundan çok daha vahim bir meseledir.<br /><br /><br /> <br /><br />Ehl-i sunnet inancı esaslarınca dileğimizi, şahısların veya ölülerin yerine getirebileceğine inanmak bizi küfre ve şirke götürebilir. Bu sebeple türbelere gidip dilekte bulunmak veya dileklerimizi dile getirirken Allah ile birlikte, şahısları zikretmek hususlarında dikkatli olmak gerekir. Türbelere dilek mumları dikmek, dilek taşı yapıştırmak, mukaddes sanılan türbelere adak adamak, çaput bağlamak bâtıl ve bid'at olan ve İslâm ile ilgisi bulunmayan şeylerdir. Bunlara inanarak ve bel bağlayarak yapmak kişiyi küfre götürür. <br /><br /> <br /><br />Saf Halkın, Telli Baba, Oruç baba, filân baba, falan şeyhin kabrinde kuyruğa girerek onlardan yardım dilemesi şirkten başka birşey değildir, bid'attir.<br /><br />Muminler, aynen muşriklerin ve bid'at ehlinin yaptığı gibi ölüye yakarmaz, onlardan birtakım ihtiyaçların karşılanmasını istemez, kabir başında yapılan duanın evde yapılandan üstün olduğuna inanmaz, bu kimselere yemin ederek Allah'tan talepte bulunmazlar. "Allah bize yeter, o ne güzel vekildir." derler. (Âli İmrân, 173)<br /><br /> <br /><br />Duada, "istenene kavuşma ve korkulandan kurtulma" isteği vardır. Bu da ancak Allah'tan istenir. <br /><br /> <br /><br />"Darısı başına-başıma" dileği, şahısların kendisinede veya karşısındakine de o nimetlerden aynısının verilmesi , kavuşmasına nail olunulabilmesi için, İslam öncesi müşriklerin şirk içerikli dualar kapsamındadır. <br /><br />Müslümana ferde düşen görev, şirkten sakınmak, her türlüsünden beri olmaktır. İslam öncesindeki yaşamış Muşriklerin dualarının, günümüzde kullanılmasın tehlikesi önemle vurgulanmalıdır.<br /><br /> <br /><br /> <br /><br />Âyet ve hadîslerde dua teşvik edilmiştir: "Rabbiniz, şöyle buyurdu: Bana dua edin, size cevap vereyim (duanızı kabul edeyim)" (Mu'minûn, 60).<br /><br /> <br /><br />Hz. Peygamber (s.a.v.) de şöyle buyurur: " Allah katında duadan daha şerefli bir şey yoktur." (Tirmizî, Daavat,1; İbn Mace, Dua,1) <br /><br />Dua aynı zamanda bir ibadettir. "Dua ibadetin ta kendisidir." (Tirmizî, el-Bakara Sûresi Tefsiri, 16)<br /><br /> <br /><br />O halde dua sadece Allah'a yapılmalı, araya başka biri aracı olarak sokulmamalıdır. Nitekim namazın her rekâtında tekrar ettiğimiz Fatiha Sûresi'nde: "Sadece sana ibadet eder ve sadece senden yardım dileriz. " (Fatiha, 4) buyurulmaktadır.<br /><br /> <br /><br />Müslüman müslüman kardeşi için dua edebilir. <br /><br /> <br /><br />Rasûlullah, "Kim bir hidayete çağırırsa, o hidayete tabi olanların mükafatının aynısı onların mükafatından hiçbir eksilme olmaksızın bu kimseye de verilir. " buyurmuştur. (Muslim, İlm, 16; Ebû Dâvûd, Sunnet, 6; Tirmizî, İlm,15)<br /><br /> <br /><br /> <br /><br />Hz. Peygamberimiz: "Biriniz dua edeceği zaman Allah'a hamd ve senâ ile başlasın, Rasûlune salâvât getirsin ve bundan sonra artık dilediği duayı yapsın" buyurmuştur. (Ebû Dâvûd, Salât, 358; Tirmizî, Daavât, 65) <br /><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br />İslâm alimleri bid'at dua şekillerini şöyle tesbit etmişlerdir:<br /><br /> <br /><br />Ölü ya da gaip birinden yardım dilemek. Ey efendi hazretleri bana mağfiret et, tövbemi kabul et, demek şirktir. <br /><br />Peygamber ve salihlerden, ölmüş veya gaip birine benim için Allah'a dua et', demek bid'attir. Ölülerden medet umulmaz. <br /><br />Kabirleri ziyarette ölülere ancak selâm verilebilir, Dua edilebilir(salih evladın-yakınların duası), onlara ihtilaflı olmakla birlikte Kur'andan dua içerikli ayetler, ölüye dua maksadıyla okunabilir.<br /><br /> <br /><br />Allah'a, Allah'ım senden filancanın yanındaki makamı hakkı için şunu şunu istiyorum; diye dua etmek, nehyedilmiştir. Çünkü, "Yardım Allah'tandır." (Enfâl, 10) <br /><br />"İnsanlar (mahşerde) toplandıkları zaman kendisine dua edilenler, onlara düşman olurlar ve onların kendilerine olan dualarını inkâr ederler." (Ahkâf, 6)<br /><br /> <br /><br /> <br /><br />Ağzımızdan çıkan cümlelerin, anlamı ve orijin haline, maksadına dikkat etmeden dikkatsizce benimseyip kabullenmemiz, kendi tahmin ve zanlı düşüncelerimizle uygulamamız bu sözlerin meşruiyetini veya sakıncasını ortadan kaldırmaz. <br /><br />Bizler Allahı kastedib, zannederek kullandığımız sözler, bilmeden bazı nesneleri, hareketleri İlah konumuna koymuş olunmaktadır.<br /><br /> <br /><br />Yine bir kişinin, başkasında bulunan nimetin yok olmasını temenni etmeyerek aynı nimetin kendisinde de olmasını arzu etmesi (Gıbta) meşru isteklerdendir. <br /><br />Bundan dolayı Rasulullah (s.a.v): "Mu'min imrenir, munâfık hased eder" buyurmuştur. <br /><br /> <br /><br />Rabbimiz Allah c.c. şöyle buyurmaktadır:<br /><br />"Allah'ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyi -başkalarında olup da sizde bulun­mayanı- hasretle arzu etmeyin... Allah'tan O'nun lutfunu isteyin" (Nisa 32) ayetinde olması istenilen arzunun Allahtan istenmesi gerektiğini bildirmiştir. Allahı bırakıpta başka kişi ve cisim(nesne)lerden istemenin apaçık sapıklık olduğunda ihtilaf yoktur. (Hac 12 - 13) <br /><br /> <br /><br />Yüce Rabbimiz ise şöyle buyurmuştur:<br /><br />"Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek O'na yalvaranlarla beraber sen de sabret. Dünya hayatının güzelliklerini isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma. Bizi zikretmesini kendisine unutturduğumuz ve içinde aşırı giderek hevesine uyan kimseye uyma" (Kehf, 28)<br /><br /> <br /><br />Bu ayet-i Kerimede Yaratıcımız, salihlere uymanın anlamı açıklamaktadır. <br /><br />Hz. Musa, Hıdır (a.s)'a verilen ilimden dolayı "Darısı başıma" şirk sözü yerine aksine : "Sana öğretileni bana hayra götüren bir bilgi olarak öğretmen için peşinden gelebilir miyim?" (Kehf, 66) demiştir. <br /><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br />Müslüman bir şahsiyet böyle şirk sözlerini söylemez , "Allah (sana da) hayırlısını versin", "Rabbim ..... nasib etsin" diyebilir.<br /><br />İsteyeceğini , hayrı ve şerri, yüce Allah'tan diler , darıdan buğdaydan, mısırdan dilemez ! <br /><br /> <br /><br /> <br /><br />- "....Dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanan hayvanlar ve fal oklarıyla kısmet (şans) aramanız size haram kılındı. Bunların hepsi doğru yoldan çıkmaktır...." (Maide 3)<br /><br /> <br /><br />-"Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz. " (Maide 5)<br /><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br />_"Gerçek dua O'nadır. O'nun dışında yalvarıp durdukları ise onlara hiçbir şeyle cevap veremezler. Onlar olsa olsa ağzına su gelsin diye iki avucunu açana benzer ki, o, ona gelmez. Kâfirlerin duası hep bir sapıklık içindedir". (Ra'd 14)<br /><br /> <br /><br />_"Oysa en güzel isimler Allah'ındır. Bundan dolayı Allah'a onlarla dua edin. Onun isimlerinde sapıklık eden mülhidleri (inkârcıları) terkedin. Onlar yakında yaptıklarının cezasını çekecekler." (A'raf 180)<br /><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br />-" Onların oradaki duaları: "Allahım, sen yücelerden yücesin"; sağlık dilekleri "selâm", dualarının sonu da "Âlemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun." diye şükretmek olacaktır. " (Yunus 10)<br /><br /> <br /><br />- "Suleyman: "Ey Rabbim! Beni bağışla ve bana öyle bir mülk ihsan et ki, ardımdan hiç kimseye yaraşmasın. Şüphesiz, bütün dilekleri veren sensin." dedi." (Sad 35)<br /><br /> <br /><br /> <br /><br />-"...Kâfirlerin duası ise hep çıkmazdadır." (Mu'min 50)<br /><br /> <br /><br /> <br /><br />Bir atasözüyle konuyu tamamlayalım:<br /><br />"Serçeden korkan Darı ekmez"<br /><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br />ÖNEMSEMEDEN SÖYLENEN ÖNEMLİ SAKAT SÖZLERDEN BAZILARI<br /><br /> <br /><br /> <br /><br />1- Şeytanınız Bol Olsun<br /><br /> <br /><br />2- Üzümü Ye, Bağını Sorma<br /><br /> <br /><br />3- İfrid Oldum...<br /><br /> <br /><br />4- Türkün türkten başka dostu yoktur...<br /><br /> <br /><br />5- Göz Banyosu...<br /><br /> <br /><br />6- Hay' dan gelen Hu'ya gider....<br /><br /> <br /><br />7- Eşek Cennetini Boyladı<br /><br /> <br /><br />8-İLLALLAH dedirtti<br /><br /> <br /><br />9-Allahlığın Biri<br /><br /> <br /><br />10-Elde Yapma Bebek Gibi<br /><br /> <br /><br />11-Biz Eli Dumanlı Kalbi İmanlı Mucahidleriz<br /><br /> <br /><br />12-ALLAH Yazdı İse Bozsun<br /><br /> <br /><br />13-En Büyük Fenertaşsaray spor<br /><br /> <br /><br />14-Alan Memnun Veren Memnun Günah Bunun Neresinde<br /><br /> <br /><br />15-Ölüye Giden Ağlar Düğüne Giden Oynar<br /><br /> <br /><br />16-Köpeğime Hava Aldıracağım<br /><br /> <br /><br />17-İllallah dedirtti...<br /><br /> <br /><br />18-Dost Acı Söyler...<br /><br /> <br /><br />19-Tarikatsız Cennete Girilmez<br /><br /> <br /><br />20-Cehennem Daha iyi...<br /><br /> <br /><br />21-Ben her telden oynarım....<br /><br /> <br /><br />22-Biz bu işi zevkine yapıyoruz.....<br /><br /> <br /><br />23-Harama besmele ile başlamak.....<br /><br /> <br /><br />24-Yemek Yerken Konuşulur Mu?<br /><br /> <br /><br />25-Ulan Senin Ecdadını.... Senin Geçmişini....<br /><br /> <br /><br />26-Seni Allah Kadar (Taparcasına) Seviyorum (!)<br /><br /> <br /><br />27- Anam Avradım Olsun<br /><br /> <br /><br />28- Sakal Keçide de var.......<br /><br /> <br /><br />29-Kimin şeyhi yoksa, onun şeyhi şeytandır....<br /><br /> <br /><br />30-Allah'sız demek......<br /><br /> <br /><br />31-Ayak basma yarışı.....<br /><br /> <br /><br />32-Kedi ile ne alakası var.....<br /><br /> <br /><br />33-Davul Dengi Dengine Çalar<br /><br /> <br /><br />34-Çarşafı Görünce Kalbim Kararıyor<br /><br /> <br /><br />35-Zıkkımın Kökünü Ye<br /><br /> <br /><br />36-Senden İyi Olmasın<br /><br /> <br /><br />37-Yüzünü Gören Cennetlik<br /><br /> <br /><br />38-Komşunun tavuk ve kazı nasıl görünür?<br /><br /> <br /><br />39-Kadın Teni<br /><br /> <br /><br />40-Kızı Sattım.... Kızı Aldım.....<br /><br /> <br /><br />41-Peder<br /><br /> <br /><br />42-"Zebani" Demek Doğru mu?<br /><br /> <br /><br />43-Rakı içen öldü de su içen ölmedi mi?<br /><br /> <br /><br />44-Gavurun Tohumu....<br /><br /> <br /><br />45-Selam Söyle Diyorsun... Olur Söylerim Diyor....<br /><br /> <br /><br />46-Allah İle Kul Arasına Kimse Giremez<br /><br /> <br /><br />47-Şeker Bayramı<br /><br /> <br /><br />48-Gece Tırnak Keseceğim<br /><br /> <br /><br />49- Erkek Namaz.....<br /><br /> <br /><br />50- Dilin Kemiği Yoktur...<br /><br /> <br /><br />51- Allah'a Baba Demek<br /><br /> <br /><br />52- Yarattı<br /><br /> <br /><br />53- Doktor Beni Ölümden Kurtardı<br /><br /> <br /><br />54- İşimiz Allah'a kaldı<br /><br /> <br /><br />55- Namazımızı bir üstümüzden atalım da sonra çayı rahat rahat içelim<br /><br /> <!--sizec--></span><!--/sizec--><br /> <br /><br /><!--sizeo:7--><span style="font-size:36pt;line-height:100%"><!--/sizeo--><!--coloro:#0000FF--><span style="color:#0000FF"><!--/coloro--><!--fonto:Palatino Linotype--><span style="font-family:Palatino Linotype"><!--/fonto-->ORİJİNİ<!--fontc--></span><!--/fontc--><!--colorc--></span><!--/colorc-->  <!--sizec--></span><!--/sizec--><br /><br /><a href="http://www.islam-tr.net/tevhid/16743-darisi-basina-sirki.html" target="_blank">http://www.islam-tr.net/tevhid/16743-daris...sina-sirki.html</a><br /> <br /><br /> <br /><br /> <br /><br />İlgili Konu:<br /><br /> <br /><br />CAHİLİYYENİN DÜĞÜN SALONLARINA GİTMEK<br /><br /> <br /><br /><a href="http://www.islam-tr.net/tevhid/12520-cahiliyyenin-dugun-salonlarina-gitmek.html" target="_blank">http://www.islam-tr.net/tevhid/12520-cahil...ina-gitmek.html</a><br /><br /> <br /><br /> <br /><br />ŞİRK VE ÇEŞİTLERİ <br /><br /><a href="http://www.islam-tr.net/tevhid/10578-muvahhid-kitap-2.html" target="_blank">http://www.islam-tr.net/tevhid/10578-muvahhid-kitap-2.html</a><br />]]></description>
		<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 01:53:41 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8480</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Acil Yardim :(</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8479</link>
		<description><![CDATA[Merhaba arkadaslar<br /><br />Ik moet een betoog schrijven over de stelling " Je hebt maar recht op24 maanden werkloosheidsvergoeding"<br />Ik ben er voor<br /><br />Maar een betoog is onderverdeeld in <br /><br />INLEIDING :<br />ARGUMENTEN:<br />TEGENARGUMENTEN:<br />BESLUIT:<br /><br />biri bu konuda yardim ederse sevinirim <img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/smile.gif" style="vertical-align:middle" emoid=":)" border="0" alt="smile.gif" /><br /><br />Iyi günler]]></description>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 17:42:44 +0100</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8479</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Erfrechten</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8478</link>
		<description>Selam ıedereen...ık zıt nl met een probleem...ık heb 1jaar geleden mıjn vader na 26j teruggevonden ın Istanbul...nadat we dus 1j en een paarmaanden contact hadden...ıs hıj spıjtıg genoeg 2weken geleden gestorven...hij was bıj mıj ın belgıe geweest voor 3maanden en een paar dagen nadat hıj vertrok hebben ze me gebeld met het slechte nıeuws..ık ben dırect vertrokken nr Istanbul...en daar bn ık ng steeds..nu heb ık een pobleem..hıj heeft mıj deze zomer pas erkend op het dıstrıctshuıs ın Belgıe...hıj heeft ngal wat eıgendommen hıer ın Turkıje..maar nu zıtten mensen te zeggen da dıe erkennıng hıer ın Turkıje nıet telt..ın de tıjd da ık hem gekend heb hebben we veel gesproken en hıj wou da ık alles gıng erven.Mıjn vraag ıs eıgenlıjk of hıer ıemand de erfrechten vn Turkıje kent...of ıemand dıe er ıets vn kent of een ınstellıng dıe me kan helpen...want ık ken daar nıets vn en ık weet dus nıet wat waar ıs of nıet...ın ıeder geval bedankt...</description>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 17:48:55 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8478</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Vay Benim Saf Halkim</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8477</link>
		<description><![CDATA["Seks vanaf 14 moet legaal zijn"<br /> <br />2 reacties <br />E-mail bericht <br />Bookmarken/Delen <br />09:31 CD&V-parlementslid Raf Terwingen is met een controversieel wetsvoorstel op de proppen gekomen waardoor jongeren al op hun veertiende kunnen instemmen met seks, zonder penetratie, met een volwassene. <br /><br /><br />De belangrijkste wetten in ons seksueel strafrecht zijn nogal verwarrend. In de wetgeving over verkrachting staat zo dat een minderjarige al vanaf zijn veertiende kan instemmen met seks. Als er echter ander seksueel gedrag aan te pas komt dat aanleiding kan geven tot de aanranding van de eerbaarheid, zoals een intieme kus of een streling, is er sprake van een leeftijdsgrens van zestien jaar.<br /><br />Het hoogste rechtscollege van ons land, het Grondwettelijk Hof, buigt zich nu al een maand over deze kwestie. CD&V blijft niet met de pakken zitten en formuleert nu al een wetsvoorstel om de meest essentiële wetten van ons seksueel strafrecht aan te passen.<br /><br />Terwingen wil dat een kind van veertien ook kan instemmen met seksuele handelingen zonder penetratie, zoals die streling. "Een wetaanpassing dringt zich op omdat er toch veel veranderd is als het gaat over de seksbeleving van onze jeugd", aldus Terwingen. "Je moet niet tot elke prijs conservatief willen zijn als het over dit onderwerp gaat. We zijn meer gebaat met een realistische benadering."<br /><br /><br /><a href="http://www.hbvl.be/nieuws/binnenland/aid868711/cd-v-er-raf-terwingen-wil-seks-legaliseren-vanaf-14-jaar.aspx" target="_blank">http://www.hbvl.be/nieuws/binnenland/aid86...af-14-jaar.aspx</a><br /><br />________________________<br /><br /> <img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/dry.gif" style="vertical-align:middle" emoid="&lt;_&lt;" border="0" alt="dry.gif" />  Benim saf halkimda "yok CD&V dindar parti, yok onlarin degerleri bize yakin, yok okadar Türk adaylari var" diye her seçimde bu partiye dahada çok oy atmaya basladi. Üç bes kukla aday gösterilerek kimse kandirilmasin lütfen. Nerde hani Cd&V'li müslümanlar? Biz bunun içinmi oy verdik onlara? Halkinin sözcüsü olmak iftar, davet, dügün gezmekle olmuyorrrr]]></description>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 10:45:34 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8477</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Sos Piet</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8476</link>
		<description><![CDATA[SOS piet in English <img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/laugh.gif" style="vertical-align:middle" emoid=":lol:" border="0" alt="laugh.gif" /> <br /><br /><a href="http://www.youtube.com/watch?v=Hq4NdUyTEpY" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=Hq4NdUyTEpY</a>]]></description>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 08:54:12 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8476</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Kara Fatma</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8475</link>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.biyotarih.com/wp-content/uploads/2008/02/kara_fatma01.jpg" border="0" class="linked-image" /><br /><br />Kara Fatma lâkabıyla tanınan Fatma Seher Hanım, 1888 yılında Erzurum&#8217;da doğmuştur. Babasının adı Yusuf Ağa, kocasının adı ise Derviş Bey&#8217;dir. Kocası da asker (Binbaşı) olan Fatma Seher Hanım, Edirne&#8217;de görev yapan eşiyle birlikte Balkan Harbi&#8217;nde yer almıştır. Daha sonra ise kendi ailesinden 10&#8217;a yakın kadını örgütleyerek 1.Dünya Savaşı&#8217;na katılmıştır. Mondros Mütarekesi&#8217;nden sonra ise eşi Derviş Bey&#8217;in vefat haberini almış ve Erzurum&#8217;a dönmüştür.<br /><br />Erzurum&#8217;da bir süre kalan Fatma Seher Hanım, Sivas Kongresi&#8217;nde bulunan Mustafa Kemal Paşa ile görüşmek için Sivas&#8217;a gitmiş, kendisinden Milli Mücadele&#8217;ye katılmak için görev istemiştir. (Fatma Seher Hanım, bu dönemle ilgili anılarını 1944 yılında yapılan bir röportajda şu şekilde anlatmaktadır:<br /><br />&#8220;Atatürk&#8217;ün Sivas&#8217;ta faaliyete geçtiğini haber aldığım dakikadan itibaren duyduğun sevinci tariften acizim ve ilk işim kısa bir hazırlıktan sonra Sivas&#8217;a müteveccihen hareket etmeyi kararlaştırdım; hemen yola çıktım ve Gülcemal Vapuru&#8217;yla Samsun&#8217;a, oradan da Sivas&#8217;a vardım.<br /><br />Mustafa Kemal&#8217;in huzuruna çıkabilmek için muhtelif kıyafete girerek üç günlük bir mücadeleden sonra, devamlı bir takibin neticesi olarak, Sivas&#8217;ta öğle yemeğine davetli bulunduğu bir yere giderken yolda yakaladım. Üzerimde çarşaf vardı, yüzümde peçe ile kapalı idi. Kendisiyle bir mesele hakkında görüşmek istediğimi söyleyince, ilk defa sert bir lisan kullanarak, &#8220;Ne görüşeceksin?&#8221; mukabelesinde bulundular. Kalbimdeki vatan aşkı bu sert muameleye galip gelerek derhal peçemi kaldırdım ve İstanbul&#8217;dan buraya kadar sizinle görüşmek için geldiğimi, maruzatımın bir dakika için dinlenmesini rica ettim. Bunun üzerine pek yakında bulunan bir lokantaya beni kabul ettiler.<br /><br />Mustafa kemal bu görüşme sırasında ona adını, silah kullanmayı, ata binmeyi bilip-bilmediğini, savaştan korkup-korkmadığını sormuştur. Kara Fatma&#8217;nın verdiği cevaplar Mustafa Kemal&#8217;i memnun etmiş, &#8220;Kara Fatma, bütün kadınlar keşke senin gibi olsaydı&#8221; demiştir. Bu olaydan sonra Fatma Seher Hanım&#8217;ın adı &#8220;Kara Fatma&#8221; olarak kalmıştır.<br /><br />Daha sonra ise Mustafa Kemal eline aldığı kâğıda bazı notlar yazarak Kara Fatma&#8217;ya vermiş &#8220;Haydi göreyim seni, verdiğim talimatı unutma, bir an evvel İstanbul&#8217;a git, hazırlan ve işe başla&#8221; demiştir (Tansel, 2001, s.41). Fatma Seher Hanım, Mustafa Kemal&#8217;in bu isteği üzerine Sivas&#8217;tan hemen İstanbul&#8217;a geçmiştir.<br /><br />Bir süre sonra İzmit&#8217;in işgal edildiğini duyan Kara Fatma, Topkapılı Pire Mehmet, Laz Tahsin, kardeşi Süleyman ve oğlu Seffeddin&#8217;nle birlikte bir çete kurarak, trenle gizlice İzmit&#8217;e geçmiştir. Bahçecik ve Servetiye yoluyla Paşaköyü&#8217;ne geçen Kara Fatma ve adamları burada karargah kurmuşlardır. Bu bölgede kısa sürede teşkilatlanmalarını tamamlayan Kara Fatma çetesi, çevredeki Türk köylüleriyle birlikte Yunanlılara karşı uzun süre mücadele etmişlerdir. (Özellikle, Bahçecik, Yeniköy, Değirmendere, Servetiye, Kaynarca ve Fındık Tepe civarında faaliyet gösteren Rum ve Ermeni çetecilere karşı, büyük bir başarı göstermişlerdir.)<br /><br />İzmit, Kara Fatma gibi cesur yürekli insanlarımızın üstün gayretleriyle, 28 Haziran 1921 tarihinde düşman işgalinden kurtarılmıştır. Kara Fatma ve ailesi, İzmit&#8217;in kurtarılmasından sonra bir süre daha bu bölgede kalmışlardır.<br /><br />Balkan, Sakarya, Başkomutanlık Muharebeleri&#8217;ne de katılarak Üsteğmenlik rütbesine kadar yükselmiş olan Kara Fatma, 1955 yılında Erzurum&#8217;da vefat etmiştir (Şenel, 2006, s.24).<br />Kara Fatma&#8217;nın İşgal Döneminde İzmit&#8217;te<br /><br />30 Ekim 1919&#8217;da yürürlüğe giren Mondros Mütarekesi&#8217;nden sonra, 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul işgal edildi.<br /><br />İngilizlerden oluşan emperyalist güçler, İstanbul&#8217;un işgalinden sonra İzmit Körfezi&#8217;ne yönelerek, bu bölgeyi de kontrol altına aldılar. Bu durum sonucu İzmit yöresindeki ortam iyice gerginleşti. Bölgede yaşayan bazı gurupların, Türkler aleyhine çeşitli faaliyetlere giriştiği görülmeye başlandı. Özellikle Rum ve Ermeni nüfusun yoğun olduğu bazı bölgelerde, İşgal güçlerinden güç alınarak çeşitli çeteler oluşturuldu.( Oluşturulan çetelerden bazıları: Yeniköylü Deli Yani ve Çetesi, Kocabaş Hıristo, Barbar Yani, Deli Hıristo, Çakır Yorgi, İzmit Mihaliç Köyü&#8217;nde Kostantin Çetesi, Deli Petro Çetesi, Köse Dimitri Çetesi, Pandeli Çetesi, Yuvacıktan Vahan Çetesi, Donik Çetesi, Karamürsel&#8217;de Artrınik Çetesi, Darıca&#8217;da İstel Çetesi )<br /><br />Ermeni ve Rumların kurduğu bu çeteler bir süre sonra, askeri güçlere saldırmaya, çevredeki Türk köylerini basarak evleri yakmaya, burada yaşayan insanlara zulmetmeye başladılar.<br /><br />İzmit&#8217;te bu üzücü olayların yaşandığı dönemde, Kara Fatma İstanbul&#8217;da bulunuyordu. Durumun her geçen gün daha kötüye gittiğini gören Kara Fatma, kardeşi Süleyman&#8217;ı, kızı Fatma&#8217;yı ve arkadaşlarını alarak İzmit&#8217;e geçmeyi planladı. Muhacir kılığına giren Kara Fatma ve arkadaşları tirenle İzmit&#8217;e geldi. Buradan Bahçecik-Servetiye yoluyla Paşaköy&#8217;e geçerek karargâhını kurdu. Bölgedeki teşkilatlanma çalışmalarını hızlandıran Kara Fatma ve arkadaşları, bir yandan da çevredeki çetelerle mücadele etti.<br /><br />İşgal dönemin de yayınlanmış olan bazı gazeteler, Kara Fatma&#8217;nın İzmit&#8217;teki faaliyetleriyle ilgili önemli bilgiler vermektedir. Özellikle İstikbal ve Tevhid-i Efkar gazetelerinde Kara Fatma ile ilgili çeşitli haberlere rastlanılmaktadır. Mesela İstikbal Gazetesi muhabiri, Kara Fatma ile 1922 yılında görüşmüş, bu görüşme sırasında edindiği izlenimlere köşesinde şu şekilde yer verilmiştir:<br /><br />&#8220;&#8230;Bir gün İzmit civarında Davulcular Ormanı&#8217;ndan Arpalık Köyü&#8217;ne doğru yorgun argın beş kişi iniyordu. Bunlardan üçü erkek, biri küçük bir kızdı. Köye indikleri zaman, köylüler bu garipleri biraz tuhaf karşıladılar. Garipler Karamürsel Muhacirlerinden olduklarını söylüyorlar, iş arıyorlardı. Uzun pazarlıklardan sonra dört çoban, Kasım&#8217;a kadar yirmi liraya çalışmaya razı oldular. Ertesi gün, yamaçlara doğru sığırları süren dört çoban gayet neşeli idiler. Üç-dört gün sonra, dört çoban sığırları Gülbahçe Deresi&#8217;nin etrafındaki yamaçlara salmışlar, oturuyorlardı. Bu sırada uzaktan iki silahlı belirdi. Az sonra yanlarına geldiler. Bunlar Gülbahçe, Orhaniye, Arpalık, Mecidiye köylerindeki Ermeni Jandarmalarındandı. Dört fakir çobana şüphe ile baktılar;onlara kim olduklarını sundular. &#8216;Arpalık&#8217;ın çobanlarıyız&#8217; cevabı şüphelerini izale edemedi. O akşam Arpalık Ormanı&#8217;na doğru dört çoban ellerinde iki tüfekle dönüyorlardı. Bunlar Kara Fatma ile oğlu Seyfeddin ve iki kardeşi idi.<br /><br />Ertesi gün, kaç zamandır Davulcular Ormanı&#8217;nda gizlenmiş olan yüzeli kişilik çetesinin başına geçen Kara Fatma, Gülbahçe, Orhaniye, Arpalık, Mecidiye köylerinin imam ve muhtarlarını orman celbetttirdi, onlara; &#8220;Ben Kara Fatma&#8217;yım, Ermeni jandarmalarının sizden her ay aldıkları iki yüzer lirayı bundan sonra vermeyeceksiniz. Sizin ırzınızı, namusunuzu ben bekleyeceğim&#8221; dedi.<br /><br />Köylüler memnun döndüler. Kara Fatma artık kendini meydana vurmuştu. Bir taraftan Sapanca havalisindeki (&#8230;) Bey vasıtasıyla silah satın alıyor, bir taraftan civar köylerden gelen delikanlıları çetesine yazıyordu. Az zamanda mevcudu 480 kişiyi bulmuştu&#8221; (Tansel, 2001, s.43).<br />Basında Kara Fatma<br /><br />Tevhid-i Efkar Gazetesi muhabiri de Kara Fatma ile görüşmüş (1922), yapılan bu görüşme sonrasında şu bilgileri aktarmıştır:<br /><br />&#8220;Fatma Seher Hanım, çeşitli muharebelerde erkeklerden daha büyük hizmetler ifa etmiş, düşman karşısında bir dişi arsan gibi çarpışmıştır.<br /><br />Onu geçen kış İzmit&#8217;te gördüm. Ne olursa olsun böyle pür silah omuzdan aşağı fişeklere sarılı, belinde uzun kaması ve tabancasıyla bir Anadolulu kadın. İlk defa görünce insana önce derin bir hayret hissi geliyor, sonra bu hayret yavaş yavaş bir kahraman karşısında duyulan hürmet ve tazim hislerine karışıyor ve insan ne büyük bir milletin evladı olduğunu o zaman anlıyor, gurur ve iftihar duyuyor&#8221;<br />Kara Fatma ve Çocukları: Kızı Fatma, Oğlu Seyfeddin<br /><br />Kara Fatma İzmit&#8217;te savaşmaya başladığı zaman kızı Fatma, oğlu Seyfeddin ve iki kardeşi yanında idi. Özellikle kızı Fatma ve oğlu Seyfeddin&#8217;in İzmit&#8217;te Rum çetecilere karşı verilen mücadelede önemli gayretleri vardır. Hatta kızı Fatma, bir mücadele sırasında koluna isabet eden şarapnel nedeniyle sağ elini kaybetmiştir.<br /><br />Fatma Seher Hanım çocuklarıyla ilgili şu bilgileri vermektedir.<br /><br />&#8220;- Bu kız da deli midir, nedir bilmem şimdiye kadar yanımdan hiç ayrılmadı. Onu ekseriya İzmit&#8217;te bırakıyordum, fakat durmuyor, neferlerin peşine takılarak tâ siperlere kadar geliyordu. Kaç defa harb ederken bana ve askerlerime mataralarla su taşımıştır. Bu çarpışmada zavallı kız sağ elini kaybetti. Şimdi İzmit&#8217;tedir&#8221; diyor.<br /><br />Fatma Hanım bu defa izinli olarak Ankara&#8217;ya geldiğinde kızı bir mektup yazdırarak ona göndermiş, mektubunda kendisinden küçük bir tabanca isteyerek, &#8220;Sağ elim yok ama, sol elle pek güzel atıyorum anne!&#8221; diye yazmış. İzmit&#8217;te, Yakın Şark Yardım Heyeti Reisi bir gün kendisinden bir fotoğrafını çıkarmaları için müsaâde talep etmiş. Fatma Hanım tabiî müsaâde etmiş. Fotoğrafı alındıktan sonra Amerikalı kendisinden bu hediyesine mukabil ne hediye edilirse memnun olacağını sormuş. Fatma Hanım,<br /><br />&#8220;&#8211;Hani onbeşli İngiliz filintaları vardır&#8221; demiş. &#8220;Onlardan bulamadım, hediye edersiniz, nihayetsiz derecede makbule geçer.&#8221;Amerikalı; yüzük, bilezik, küpe yerine silaha, bombaya meyli olan bu kadının karşısında cidden hayrette kalmış. Ancak, o silahtan bulamamış da, iki tâne saplı Ingiliz bombası hediye etmiş.<br />Kara Fatma İzmit&#8217;te Dinleniyor, Buradan Asker Topluyor<br /><br />İzmit ve havalisinde katıldığı savaşlarda yorgun düşen Fatma Seher Hanım, bu bölgede bir süre dinlenmek amacıyla -ayrıca gönüllü askerler toplayabilmek için- Kocaeli Gurubu Kumandanı Halid Bey&#8217;e (Nam-ı Diğer Deli Halid Paşa) 24 Ekim 1921 tarihli bir telgraf çekerek bu isteğini bildirmiştir.<br /><br />Kocaeli Gurubu Kumandanlığı&#8217;na<br /><br />İzmit&#8217;ten<br /><br />24/10/1337<br /><br />&#8220;12 Teşrinievvel tarihinde Müfrezeler Kumandanı Reşat Bey&#8217;den aldığım emir üzerine 9 kişilik maiyetimle eşnan harici efraddan gönüllü toplamak ve cepheye avdet eylemek üzere hareket eylemiştim. Teşkilatı tevsi ile topladığım 25 kişilik maiyetimle emr-i &#8216;alinize muntazırım. Büyük Milletimin &#8216;uhdeme verdiği Çavuşluk rütbesinden dolayı &#8216;arz-ı şükran eyler ve iki seneden beri çok yorgun bulunduğumu da arz ederek İzmid civarında veya cephe gerilerinde az bir müddet istirahat içün istihdam olunmaklığımı istirham eylerim efendim.&#8221;<br /><br />Mücahide<br /><br />Fatma Seher<br /><br />Bu istek karşısında, Kocaeli Gurubu Kumandanı Halid Bey&#8217;de Fatma Seher Hanım&#8217;a şu telgrafı çekmiştir.<br /><br />Tegraf Geyve İstasyonu<br /><br />170 24/10/1337<br /><br />30<br /><br />İzmit&#8217;te Mücahide Fatma Seher Hanım&#8217;a<br /><br />Emr-i ahire kadar maiyetinizle birlikte İzmit&#8217;te istirahat etmeniz muvafıktır.<br /><br />Kocaeli Gurubu Komutanı<br /><br />Halid<br /><br />]]></description>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2009 22:00:15 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8475</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Cevap</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8474</link>
		<description><![CDATA[<!--quoteo(post=185710:date=5 Oct 2009, 18&#58;26:name=fikret)--><div class='quotetop'>QUOTE(fikret &#064; 5 Oct 2009, 18&#58;26) <a href="index.php?act=findpost&pid=185710"><{POST_SNAPBACK}></a></div><div class='quotemain'><!--quotec-->normatif, cognitief kelimeleri kulanarak ve googleda arastirarak intel takilmayami calisiyorsun.<br /><br />fazla birsey eklemiyecegim, sen yazacaklarini yazdin bende yazacaklarimi yazdim, .... hak yerini bulur<!--QuoteEnd--></div><!--QuoteEEnd--><br /><br /><br />Entel olmayi cahil olmaya tercih ederim ovh fikret efe. Ve Google isimli arama motorunu ihtiyaciniz oldugunda kullanmak, ögrenme isteginin bir göstergesidir. Bazilarinin digerlerinden daha çok ihtiyaç duymasi ise son derece dogaldir...]]></description>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2009 02:09:03 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8474</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Attest Bedrijfsbeheer</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8473</link>
		<description><![CDATA[heyy,<br />ik heb ne vraagje<br /><br />kvind mijn attest bedrijfsbeheer (die ik samen met mijn diploma secundair had gekregen) niet meer terug<br />Weet er iemand waar ik terug een kopie ofzo kan behalen ?want heb het dringend nodig!<br /><br />alvast bedankt<br />]]></description>
		<pubDate>Mon, 05 Oct 2009 18:26:08 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8473</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Gezocht: Turkstaligen</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8472</link>
		<description><![CDATA[Dag!<br /><br />Naar aanleiding van een thesis rond begrip van het Nederlands bij Turkstaligen ben ik op zoek naar een aantal Turkstalige personen.<br /><br />Dit academiejaar doe ik onderzoek naar de aanzet tot normering van de Tokentest voor Turkstalige volwassenen in het kader van de masteropleiding logopedie.<br />De Tokentest maakt deel uit van het Akense Afasieonderzoek en wordt vooral gebruikt in klinische centra om taalstoornissen ten gevolge van hersenletsels te diagnosticeren.<br /><br />Voorlopig is de test enkel genormeerd voor eentaligen. Gezien de steeds uitbreidende populatie meer- en anderstaligen rijzen vaak problemen met betrekking tot diagnostisch materiaal.<br />Aangezien de Turkstalige populatie een zeer grote groep vormt in Vlaanderen, is het zeer nuttig om bij deze groep te beginnen.<br /><br />Het doel van deze thesis is om bij een vijftigtal Turkstalig personen de Tokentest af te nemen en de scores hiervan te vergelijken met deze bij Nederlandstalige moedertaalsprekers. Op die manier kan normering voor Turkstalige volwassenen mogelijk worden.<br /><br /><br />De test duurt slechts 15 minuten en wordt in het Nederlands afgenomen.<br />De bedoeling is dat de proefpersonen minstens een basiskennis van het Nederlands bezitten. De personen dienen ook minimaal 18 jaar oud te zijn.<br />Ik wil gerust met hen een afspraak maken in het uz, of bij hen thuis langsgaan.<br /><br /><br />Hopelijk kunnen jullie een aantal mensen aanspreken om mee te werken.<br /><br /><br />Alvast heel hartelijk bedankt!<br />groeten,<br /><br />Jo Van der Sypt<br />studente Master in de Logopedische en Audiologische Wetenschappen (Logopedie)<br />Faculteit Geneeskunde en Gezondheidswetenschappen<br />Universiteit Gent<br />Bontinkstraat 4, 9270 Kalken<br />Tel: 0472/ 63 46 07<br />e-mail: jo.vandersypt@ugent.be]]></description>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 16:47:03 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8472</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Turkstalige Proefpersonen Gezocht</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8471</link>
		<description><![CDATA[Dag!<br /><br />Naar aanleiding van een thesis rond begrip van het Nederlands bij Turkstaligen ben ik op zoek naar een aantal Turkstalige personen.<br /><br />Dit academiejaar doe ik onderzoek naar de aanzet tot normering van de Tokentest voor Turkstalige volwassenen in het kader van de masteropleiding logopedie.<br />De Tokentest maakt deel uit van het Akense Afasieonderzoek en wordt vooral gebruikt in klinische centra om taalstoornissen ten gevolge van hersenletsels te diagnosticeren.<br /><br />Voorlopig is de test enkel genormeerd voor eentaligen. Gezien de steeds uitbreidende populatie meer- en anderstaligen rijzen vaak problemen met betrekking tot diagnostisch materiaal.<br />Aangezien de Turkstalige populatie een zeer grote groep vormt in Vlaanderen, is het zeer nuttig om bij deze groep te beginnen.<br /><br />Het doel van deze thesis is om bij een <u>vijftigtal Turkstalig personen </u>de Tokentest af te nemen en de scores hiervan te vergelijken met deze bij Nederlandstalige moedertaalsprekers. Op die manier kan normering voor Turkstalige volwassenen mogelijk worden.<br /><br /><br />De test duurt slechts 15 minuten en wordt in het Nederlands afgenomen.<br />De bedoeling is dat de proefpersonen minstens een basiskennis van het Nederlands bezitten. De personen dienen ook minimaal 18 jaar oud te zijn.<br />Ik wil gerust met hen een afspraak maken in het uz, of bij hen thuis langsgaan.<br /><br /><br />Hopelijk kunnen jullie een aantal mensen aanspreken om mee te werken.<br /><br /><br />Alvast heel hartelijk bedankt!<br />groeten,<br /><br />Jo Van der Sypt<br />studente Master in de Logopedische en Audiologische Wetenschappen (Logopedie)<br />Faculteit Geneeskunde en Gezondheidswetenschappen<br />Universiteit Gent<br />Bontinkstraat 4, 9270 Kalken<br />Tel: 0472/ 63 46 07<br />e-mail: jo.vandersypt@ugent.be]]></description>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 22:56:20 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8471</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Org. Başbuğ Hakkında Suç Duyurusu</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8470</link>
		<description><![CDATA[İstanbul Bağımsız Milletvekili Ufuk Uras, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ hakkında kanunla verilmiş görev ve yetkilerin dışına çıktığı ve siyasi nitelikte konuşmalar yaptığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.<br /><br />İstanbul Bağımsız Milletvekili Ufuk Uras Sultanahmet'te bulunan İstanbul Adliyesi'ne geldi. Suç duyurusu dilekçesini İstanbul Cumhuriyet Savcılığına sunduktan sonra basın açıklaması yaptı.  <br /><br />İstanbul Bağımsız Milletvekili Ufuk Uras, "Güneydoğu Sınır Bölgesinde yaptığı konuşmalarda kendisine kanunla verilmiş görev ve yetkilerin dışına çıkmış, siyasi nitelikte konuşmalar yapmıştır. Bu konuşmalar askeri ceza kanununun 148. Maddesi'nin C bendine göre suçtur. Bu nedenlerle Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında söz konusu demeçlere ilişkin soruşturma açılması için suç duyurusunda bulunmaktayız" diye konuştu.<br /><br /> Suç duyusu dilekçesinde kendisiyle birlikte Mebuse Tekay, Oya Baydar, Baskın Oran, Cengiz Algan, Ahmet İnsel, Aydın Engin, Mithat Sancar ve Sezgin Tanrıkulu'nun bulunduğunu da ifade etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdikleri suç duyurusunun askeri savcılığa gönderileceğini söyledi.<br /><br /><a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12569272.asp?gid=229" target="_blank">http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12569272.asp?gid=229</a><br /><br />Sonucta hicbirsey cikmayacagini bilsemde, böylesi girisimleri destekliyorum. Bizim böyle yürekli konusan vekillere ihtiyacimiz var. Asker, asker oldugunu bilmeli...]]></description>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2009 19:35:17 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8470</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Inancimi Giderek Yitirdigimi Fark Ediyorum</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8469</link>
		<description><![CDATA[Merhabalar baktim gordum kadar ile Belcikadaki Turklerin bu sayfada yazdiklarini goruyorum ne kadar guzel insanlarin bazi seyleri baylasmasi.. Ben yeni bir kullaniciyim genelde bazilarinizin yazilarini okudum tabiki hepsini okuyacak kadar vaktimde yok eger bunu denersem herhalde haftalarimi alabilir.<br /><br />Ben Turkiyede dogdum ve orada buyudum daha sonra aile birlesimi ile Belcikaya geldim Hollandali birisi ile evlendim,cok uzun zamandan beri burda degilim,ama burdaki hayattan bi hayli memnun oldugumu soyleye bilirim tabiki Turkiyeyi ozluyorum orasi benim herzaman vatanim,bizim orolarda bir laf vardir "Dogdugun yermi,doydugun yermi" Neyse lafi cok uzatmaya gerek olmadigini dusunerek asil konum yani benim halen cozemedigim konuya girmek istiyorum!!!!?????<br /><br />Her hangi bir sekilde cevabini bulamiyorum? Acaba Musluman miyim yoksa ??? Inanmiyormuyum??? Cevabini bende bilmiyorum? Oruc tutmuyorum ama daha onceleri tutardim gecen 10 yidir tutmuyorum,ama buraya gelmeden once daha bir inancli idim simdi sanki hic inanmiyormusum gibi,ama sunuda soyluyeyim halen mezarliklarin yanindan gecer iken dua okuyorum.Boy apdesti halen aliyorum bazen de dusunuyorum neden herseyi yerine getirmiyorum,bazende diyorum ya neden yerine getireyim ki diyorum. Bakiyorum neden bir Belcikali gibi yasamayayim. Acaba bunlarin hangisi bir yol veya cikis yolu veya gercek yol??? Bunlari soruyorum kendime <img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/unsure.gif" style="vertical-align:middle" emoid=":unsure:" border="0" alt="unsure.gif" />  Belkide sacmaliyorumdur,herkes kendi yolunu bulmalidir veya dogru olan yolu.<br /><br /><br />]]></description>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2009 01:37:36 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8469</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Probleem</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8468</link>
		<description>ik kan van somige topics niks downloaden, en geen pm sturen</description>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2009 14:36:32 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8468</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Sabiha Gökçen Yeni Kapısını Açıyor</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8467</link>
		<description><![CDATA[İstanbul&#8217;un ikinci uluslararası havalimanı Sabiha Gökçen, 31 Ekim tarihinde yeni terminali ile kapılarını dünyaya yüksek standartla açıyor.<br /><br />25 milyon/yıl yolcu kapasiteli terminalde açılıştan sonra bir talihsizlik yaşanmaması için testler yapılıyor.<br /><br />Eskicilerden toplanan ve ağırlıkları 20 kilo olsun diye içi atık malzemelerle doldurulan bavullar, check-in kontuarlarından verilip etiketlendikleri ülkelere, kentlere doğru yola çıkıp çıkmadıkları gözleniyor. <br />12-14 yaşlarındaki çocuklar, ellerine verilen boarding kartları ile terminal içine bırakılıp uçakların park pozisyonunda olduğu varsayılan gate&#8217;lere, yani çıkış kapılarına ulaşıp ulaşamayacakları araştırılıyor. Bu çocuklar sayesinde, havalimanı içindeki yönlendirme panolarının doğru yapılıp yapılmadığı test edilmiş oluyor. Yani siz terminali kullanmadan önce benzer onlarca test ile büyük yapı büyük sınav veriyor.<br /><br />Havalimanı terminal binalarının mimarisi genellikle ve nedense yapımcı firmaların ellerine hazır veriliyor. Yani ihaleyi alan yapımcı firma bu konuda ne kadar uzmanlık sahibi olsa da bir tür dayatmayla karşılaşıyor, verileni yapıyor. Yapımdan önce mimari proje için açılan yarışmaları izleyemiyor, görüş bildiremiyor. Bu yüzden modern görünümlü ama estetik sorunları olan terminaller ortaya çıkıyor. Seçici sadece devlet olunca mimari tartışmalar da sınırlı, katı kalıyor. <br /><br />Sabiha Gökçen&#8217;in yeni terminali bu yüzden estetik bir çarpıcılığa sahip değil. Tabii ki bu kötü, çirkin anlamına gelmiyor. Dış ve İç Hatlar&#8217;ı aynı çatı altında toplayan yeni terminal, &#8220;Schengen&#8221; tipi ile ciddi bir rahatlık sunacak gibi görünüyor.<br /><br />Yazinin devami icin...<br /><a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/12561007.asp?yazarid=41&gid=229" target="_blank">http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/125610...=41&gid=229</a><br />]]></description>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2009 08:20:47 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8467</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Vezir Kebabi</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8466</link>
		<description><![CDATA[Malzemeler: <br />Yarım kilo köftelik kıyma<br />1 kilo patlıcan<br />3-4 adet kabak<br />2 adet kuru soğan<br />4-5 diş sarımsak<br />4-5 adet sivri biber<br />3-4 adet domates<br />2 yemek kaşığı zeytinyağı<br />Yarım su bardağı süt<br />1 adet yumurta<br />Yeteri kadar tuz karabiber<br />Kızartmak için sıvı yağ<br />Süslemek için domates maydanoz<br /><br /><br />Hazırlanışı:<br /><br />Patlıcanları ve kabakları küp küp doğrayıp kızartın. Fazla yağlarını iyice süzüp cam kaba yerleştirin. Soğan, sarımsak ve sivri biberleri doğrayıp zeytinyağında soğanlar ölene kadar kavurun. Kıymadan küçük parçalar koparıp tencereye ilave edin. Onlar da biraz kavrulunca soyup küp küp doğradığınız domatesleri ekleyin. Tuz ve karabiberi ekleyip altını kapatın. Tenceredeki karışımı kevgirle yağını süzerek alın ve cam kaptaki sebzelerin üzerine yayın. Yumurtayı sütle çırpıp cam kabın üzerine gezdirin. Domates ve maydanoz ile süsleyerek 200 derecedeki fırında pişirin.<br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br />]]></description>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 19:19:09 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8466</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Korumaların Kavgasına Erdoğan Da Karıştı</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8465</link>
		<description><![CDATA[<b>Türk ve ABD'li korumalar  yumruklaşmaya varan kavga edince Başbakan Erdoğan, G-20 Zirvesi ve  Küresel Etkileri" konulu konuşmayı iptal etti. Erdoğan'ın <a href="http://" target="_blank">bir</a></b> ABD'li korumanın elini tutarak ittiği iddia edildi. Gizli servis: Dil anlaşmazlığı yüzünden iş büyüdü   <br /><br /><img src="http://i.radikal.com.tr/644x385/2009/09/24/fft5_mf254503.Jpeg" border="0" class="linked-image" /><br />  <br />  <br />  NEW YORK - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın, korumaları ile ABD Başkanı  Obama&#8217;nın Amerikan Gizli Servisine bağlı korumaları birbirine girdi.  Yaşanan skandal üzerine Başbakan Erdoğan, güvenlik gerekçesiyle, eski  ABD Başkanı Bill Clinton tarafından organize edilen, Clinton Küresel  Girişiminde yapacağı "G-20 Zirvesi ve Küresel Etkileri" konulu  konuşmayı iptal ederek, ikamet ettiği Plaza oteline geri döndü.  Yumruklaşmaya kadar uzadığı iddia edilen Türk ve Amerikalı korumalar  arasındaki gerginlikte, Başbakan Erdoğan&#8217;ın da Türk korumalara elle  müdahale eden Amerikalı bir korumanın elini tutarak geri ittiği de  iddia edildi. Türk korumalar ve Amerikalı gizli servis elemanları  arasında yaşanan arbede sadece özel bir Türk televizyon kanalı  kameramanı tarafından görüntülendi. New York&#8217;ta yaşanan koruma skandalı  şöyle gelişti:<br /><br />...<br /><br /><a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=955800&Date=24.09.2009&CategoryID=81" target="_blank">http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aTy...p;CategoryID=81</a>]]></description>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2009 07:29:53 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8465</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Tüm Bankaları Kapsayan &#8216;ortak Atm&#8217;]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8464</link>
		<description><![CDATA[Tüm bankaları kapsayan &#8216;ortak ATM&#8217; bir hafta sonra<br /><br /><br /><br />ATM hizmeti veren tüm bankaları kapsayan &#8216;Ortak ATM Sistemi&#8217; başlıyor. Sistem tüketici için büyük kolaylık getiriyor. Ancak &#8216;10 lira çekimde 4 lira ücret&#8217; gibi şikâyet konularında yenilik yok. Hangi bankanın daha az aldığını bilen tüketici daha az ücret ödeyecek<br /><br />1 Ekim&#8217;de, ATM hizmeti veren bütün bankaların (toplam 26 banka) ATM&#8217;leri ortak kullanıma açılıyor. Tüketici her yerde kendi bankasının ATM&#8217;sini bulmak sorunundan kurtulacak ve hangi bankaya ait olursa olsun en yakın ATM&#8217;den para çekebilecek. Daha önce &#8216;Altın Nokta&#8217; ve &#8216;Ortak Nokta&#8217; gibi kısmi uygulamalar vardı. Yeni durumda bütün bankalar kapsanmış olacak. Türkiye&#8217;de bulunan 22 bin 973 ATM&#8217;nin tamamı sisteme katılıyor.<br />Sistemin altyapısı için 2 yıl çalışan Bankalararası Kart Merkezi&#8217;nin (BKM) Genel Müdürü Sertaç Özinal, 11 Eylül&#8217;de yapılan ilk basın toplantısında, eskiden olduğu gibi başka bankanın ATM&#8217;sinde işlem yapıldığında ücret ödeneceğini açıklamıştı. Milliyet&#8217;e yaptığı açıklamada da bu konunun bankaların kendi uygulamalarına bağlı olduğunu söyledi.<br /><br />10 lira çekime 4 lira ücret<br />Yeni sistem bu ücretlerin miktarı, oranı konusunda bir standart getirmiyor. Mevcut sistemde başka bankanın ATM&#8217;sinden 10 lira nakit çekenden 4 lira ücret alınabiliyor. Bu rakamlar bankadan bankaya değişiyor, artıyor, azalıyor. Yeni sistemde bankaların çekim ücretlerinde yeniliğe gidip gitmeyecekleri belli değil. Konu bankalara bırakıldı. Ücretler bankadan bankaya değişeceği için tüketici diğer bankaların ATM&#8217;lerini kullanmak durumunda kaldığında hangisinin kaç lira ücret alacağını bilmiyor.<br />Özinal, ortak ATM kullanımının tüketiciye maliyetine ilişkin bir soru üzerine, ücretlendirmenin kartı veren banka ile müşteri arasında belirleneceğini ifade ederek, &#8220;Banka, ücretlendirme politikası ve pazarlık stratejisi doğrultusunda kart sahiplerinden belirli ücret talep edecektir veya etmeyecektir&#8221; dedi.<br /><br /><br /><br />Yazinin devami icin...<br /><br /><a href="http://www.milliyet.com.tr/Ekonomi/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=3&ArticleID=1142030&Date=23.09.2009&b=Tum" target="_blank">http://www.milliyet.com.tr/Ekonomi/HaberDe....2009&b=Tum</a> bankalari kapsayan ortak ATM bir hafta sonra<br /><br /><br /><br />Güzel bir uygulama... Pekcok kolayliklar getirecegini düsünüyorum. Lakin, bankalarin özellikle ilk senelerde bu durumu suistimal edip, fahis ücretler alabileceklerinide düsünüyorum. 1 Ekim'den itibaren sistem devreye girecekmis. Bu konu'da uygulama ne sekilde olacak, hangi banka ne kadar para kesiyor. Deneyimleriniz olursa paylasmanizi dilerim.<br />]]></description>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2009 03:36:39 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8464</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Bayramda Kaza Bilançosu: 98 ölü 493 Yaralı</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8463</link>
		<description><![CDATA[Ramazan Bayramı tatilinde yollar yine kan gölüne döndü, meydana gelen kazalarda 98 kişi öldü, 493 kişi de yaralandı.<br /><br /><br />Bayram öncesi trafik ve jandarma ekiplerinin tüm uyarılarına rağmen, yağışlı havaların da etkisiyle kazalarda bilanço yine ağır oldu. Cuma akşamından itibaren karayollarındaki yoğunluk artarken, kazalarda büyük artış oldu. Arife gününden bayramın son gününe kadar İstanbul ve Ankara kent merkezleri dışındaki tüm illerde ve şehirlerarası yollarda 142 kaza meydana geldi. Kazalara, aşırı hız, hatalı sollama, dikkatsizlik ve uykusuzluk sonucu oluşan yorgunluk ve yurt genelinde etkili olan sağanak yağışlar neden oldu. <br /><br />Tatil süresinin kısa, ardından da okulların açılacak olması nedeniyle vatandaşların büyük bölümü memleketlerine gitmek için yollara düşmesi, karayolarında yoğunluk yaşanmasına neden oldu. <br /><br />GÜN GÜN KAZA BİLANÇOSU<br /><br />49 kazanın meydana geldiği Arife gününde 39 kişi yaşamını yitirirken, 119 kişi de yaralandı. Bayramın birinci günü meydana gelen 31 trafik kazasında 18 kişi öldü, 105 kişi yaralandı. Bayramın ikinci günü ise 39 kaza meydana geldi, 14 kişi öldü, 152 kişi yaralandı.<br /><br />Tatilcilerin büyük bölümü bayramın üçüncü günü sabahından itibaren yine yollara döküldü. Bayramın son gününde yine yoğunluğun oluştuğu karayollarında, bugün saat 23.40 itibariyle meydana gelen 46 kazada, 27 kişi öldü, 117 kişi de yaralandı.<br /><br />Yazinin devami icin....<br /><a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12531561.asp?gid=229" target="_blank">http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12531561.asp?gid=229</a><br /><br />Türkiye'nin en önemli sorunlarindan birisini yukarida ki haberde bir kere daha görmüs olduk. Bu sorun "terör!" sorunundan kat be kat daha önemli oldugu halde nedense herhangi bir gelisme saglanamamakta. Sizce trafik kazalarinda daha az can kaybi yasanmasi icin ne gibi seyler yapilabilir?]]></description>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 00:32:19 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8463</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Açılıma Hülya Kapanımı</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8462</link>
		<description><![CDATA[Açılıma Hülya kapanımı<br /><br />Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, &#8220;Kürt açılımı&#8221;na ilişkin değerlendirmeleri nedeniyle sanatçı Hülya Avşar hakkında, &#8220;Halkı kin, nefret ve düşmanlığa tahrik ettiği&#8221; gerekçesiyle soruşturma açtı.<br /><br /><br />Hürriyet&#8217;e konuşan Avşar, &#8220;Bunu, hayatımda bana yapılmış en büyük hakaret olarak düşünüyorum. Bu açılım değil, kapanış oldu&#8221; dedi<br /><br />SANATÇI Hülya Avşar&#8217;ın &#8220;Kürt Açılımı&#8221;na ilişkin değerlendirmelerinin, &#8220;Halkı kin, nefret ve düşmanlığa tahrik ettiği&#8221; gerekçesiyle hem Avşar hakkında hem de röportajı yapan Milliyet Gazetesi muhabiri Devrim Sevimay hakkında soruşturma açıldı. Avşar, &#8220;Demokratik bir ülkede olduğumuzu düşünerek bunları konuştum. Soruşturma, bana yapılmış en büyük hakaret&#8221; dedi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın, &#8220;şüpheli&#8221; olarak kendisini ifadeye çağıran daveti Avşar&#8217;a, dün sabah kızı Zehra&#8217;nın ilk Anıtkabir ziyareti için Ankara&#8217;ya hareket etmeye hazırlandığı sırada ulaştı. Avşar, dün öğle saatlerinde Ankara&#8217;ya gelerek, kızı Zehra ve yeğeni Hazar Atak ile birlikte Anıtkabir&#8217;i ziyaret etti. Anıtkabir kafeteryasında Hürriyet&#8217;in sorularını yanıtlayan ve tepkisini, &#8220;Çağrıyı aldığımda birkaç defa okuma ihtiyacı hissettim. Genelde okuduğumu bir defada anlarım. İnanamadım. Nasıl böyle bir şey olabilir diye&#8221; sözleriyle dile getiren Avşar&#8217;ın değerlendirmeleri şöyle:<br /><br />Bana hakarettir<br /><br />Türkiye&#8217;de hiçbir şey demokratik değil ki açılım yapılsın. Benim çocukluk günlerimi anlattığım bir röportajdı. Ne demişler; Halkı kin, nefret ve düşmanlığı tahrik etmek. Bunu, benim hayatımda bana yapılmış en büyük hakaret olarak düşünüyorum. Bu durumda nasıl demokrasiden bahsedilebilir Türkiye&#8217;de?<br /><br />Açılımın ne olduğunu bilmiyoruz Türkiye olarak. Zaten daha bizim mercilerimiz de açılımın ne olduğunu bilmiyorlar. Demokrasiye izin verilmiyor. Benim yaptığım röportaja bu şekilde bir tepki gösteriliyorsa ne Kürt açılımı yapılabilir, ne demokratik açılım yapılabilir. Demokratik bir ülkede yaşamıyorsun ki açılımı yapalım.<br /><br />Demokratik sandım<br /><br />O röportajımda, barışa ve hayata güzel bakmanın ne olduğunu, nereden nereye geldiğimizi anlatıyorum, ki ben bunların hesabını vermek zorunda değilim. Bunun tam aksini de anlatıyor olabilirdim. Demokratik bir ülke olduğumuzu düşünerek bunları konuştum. Bugüne kadar ilk kez böyle bir röportaj verdim. Bizim ülkemiz demokratik bir ülkedir diyerek bu röportajı yaptım ve başıma gelene bakın. <br /><br />(Öykünüzü anlatmaya devam edecek misiniz sorusu üzerine) Buna devam etmemem için benim yok olmam lazım. Ben ortadan yok olayım, o zaman devam etmesin. Bu gerçek. Bana göre şu bana yapılan Kürt açılımının tamamen kapatılmasıdır. Bu, açılım değil kapanış oldu. Ben, Türkiye&#8217;de bir sanatçının kendini oturup anlatmasıyla ilgili cumhuriyet savcılığından kin, nefret düşmanlık falan diye bir hakaretle, halkı kin ve düşmanlığa alanen tahrik etmek suçu diye bir şey yazılıyorsa, bence bu ülkede demokratik açılım, Kürt açılımı falan konuşmasınlar. <br /><br />Yazinin devami icin...<br /><br /><a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12527870.asp?gid=229" target="_blank">http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12527870.asp?gid=229</a><br /><br />Yaa Hülya hanim! Demek icinde yasadiginiz ülkenin demokratik bir ülke olmadigini ögrendiniz ha! Insan her yasta ögrenirmis, hadi bakalim. Sevindim sizin adiniza... Gündemi takip eden okuyucular bilirler, Hülya Avsar birkac hafta önce Milliyet gazetesi icin bir ropörtaj vermisti. Kürt acilimina nasil baktigini anlatmisti. Kendisinin babasi Kürttür. Bunu da belki bilmeyenler olabilir diye belirtelim.<br /><br />Bizim sanatci yaftasi yakistirdigimiz pekcok insanin siyasi konularda sus pus kalmalari bos yere degildir. Bakiniz Hülya hanimin basina gelenler bunun örnegidir. Kaldi ki, Hülya Avsar Kürtler ile ilgili, acilim ile ilgili olumlu birseylerde söylememistir. Sezen Aksu kadar yürekli olamadi bu konuda...<br /><br />Sizler neler düsünüyorsunuz?]]></description>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2009 01:56:30 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8462</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Şabanoğlu Şaban Dünya Birincisi</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8461</link>
		<description><![CDATA[<b>Türk sinemasının efsane ismi Kemal Sunal&#96;ın başrolünde oynadığı &#96;Şabanoğlu Şaban&#96; dünyanın en komik filmi seçildi.</b><br /><br /><b>Kemal Sunal&#96;ın oynadığı &#96;Şabanoğlu Şaban&#96; filmi, dünyanın en büyük   sinema filmleri veritabanı &#96;imdb.com&#96; tarafından &#96;Tüm Zamanların En İyi 50   Komedi Filmi&#96; listesinde birinci oldu. Sunal&#96;ın 6 filmi Charlie Chaplin   filmlerini geçti.</b><br /><br /><div align='center'><b><img src="http://img180.imageshack.us/img180/8300/35632059.jpg" border="0" class="linked-image" /><br /></b></div><b><br />Dünyanın en büyük sinema filmleri veritabanı olarak kabul edilen &#96;imdb.com&#96; tarafından &#96;Tüm Zamanların En İyi 50 Komedi Filmi&#96; yarışmasında Kemal sunal&#96;ın başrolünde oyradığı &#96;Şabanoğlu Şaban&#96; listeden birinci çıktı. Halen devam eden oylamada Charlie Chaplin, Woody Allen gibi dünyaca ünlü yönetmenleri geride bırakan filme ek olarak listede Sunal&#96;ın rol aldığı 6 film daha yer aldı.<br /><br /><br />FİLMİN KONUSU</b><br /><br /><div align='center'><b><img src="http://i.takvim.com.tr/2009/09/21/200x150/637896875000.jpg" border="0" class="linked-image" /><br /></b></div><b><br />Askerde kumandanı Hüsamettin&#96;i sürekli yaralayan ve türlü sakarlıklar yapan Şaban ile askerlikten sonra bir eğlence yerinde birlikte çalgıcılık yaptığı asker arkadaşı Ramazan, çalıştıkları yerde kanto yapan Nigar&#96;a aşık olurlar. Sivil hayatta bir polis olan Hüsamettin ve teşkilatının aylardır yakalayamadığı Kadırgalı Eşref&#96;i tesadüfen yakalayıp Hüsamettin&#96;in kayınpederi olan Nazır Paşa&#96;nın gizli polisi olurlar. Nazır Paşa onlara kızkardeşinin kaybolan elmasını bulma görevi verecektir. Yönetmenliğini Ertem Eğilmez&#96;in yaptığı film, 1977&#96;de çekildi.<br /><br /></b><br /><br />  <br /><br /><b><i>21.09.2009 </i><br /></b><br /><br /><div align='center'><b><br /></b></div><br />  <br /><br />]]></description>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 22:18:35 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8461</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Ünlü Arkadaşlık Sitesi Kapatıldı</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8459</link>
		<description><![CDATA[Büyük kullanıcı kitlesine sahip olan 2 siteye Türkiye'den erişim yasaklandı. İşte detaylar...<br /><br /><br />Bu sabah bilgisayarının karşısına geçip internette gezinen ve www.myspace.com ve www.lastfm.com adreslerine erişmeye çalışan kullanıcılar aşağıda da görülen: "Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. T.C. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.06.2009 tarih ve 2009/45 sayılı kararı gereği erişime kapanmıştır." uyarısıyla karşılaştılar. <br /><br />Milyonlarca kullanıcısıyla dünyanın en büyük sosyal ağlarından biri olan Myspace ve müzik dinleyenlerin, dinledikleri parçaların listelerini paylaşabildikleri Last.fm engellenmiş durumda. İkisinin de ortak noktası müzik yayını yapmaları. Ancak engellenmelerinin sebebi, sayfanın yerine çıkan engelleme kararı yazısında belirtilmiyor. Üstüne üstlük bu konuda henüz resmi bir açıklama da yapılmadı. <br /><br />Şimdi akıllardaki soru ise şu: Facebook'la aynı kulvarda bir portal olan MySpace.com'dan sonra sıra Facebook'a da gelecek mi?<br /><br /><a href="http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/12516206.asp?gid=229" target="_blank">http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/12516206.asp?gid=229</a><br /><br />Türkiye'de ki bu sansürcülük anlayisini nasil yorumluyorsunuz?]]></description>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2009 19:43:15 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8459</guid>
	</item>
	<item>
		<title>İpek Oluşumu</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8458</link>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.guzelhobiler.com/wp-content/uploads/2009/02/4242_large.jpeg" border="0" class="linked-image" /><br /><img src="http://www.guzelhobiler.com/wp-content/uploads/2009/02/4241_large.jpeg" border="0" class="linked-image" /><br /><br />Muthis Ipek sallar;bunlar favorilerim: <img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/smile.gif" style="vertical-align:middle" emoid=":)" border="0" alt="smile.gif" /><br /><br /><img src="http://www.guzelhobiler.com/wp-content/uploads/2009/02/272_large.jpeg" border="0" class="linked-image" /><br /><img src="http://www.guzelhobiler.com/wp-content/uploads/2009/02/457_large.jpeg" border="0" class="linked-image" /><br /><br />Evet bugun  alisilmis konularin disinda enteresan birsey ogrendim ve paylasmak istedim.<br /><br />Ipek iplikleri tirtillarin(ipek boceginin kucuk hali) ordugu kozalari kaynar suda kaynatilarak elde ediliyormus ve çinliler tarafindan  bulunmus.<br />Bildigimiz kismi ise Ortaasya'dan Bati'ya Ipekyolu ile yayilmasi,Turkiye'de ki duraginin Bursa olmasi ile beraber.<br /><br /><!--coloro:#9932CC--><span style="color:#9932CC"><!--/coloro-->İpek oluşumu<!--colorc--></span><!--/colorc--><br /><br />İpek, ipekböceğinin ürettiği yumuşak, parlak bir liftir.                    <br /><br /><b>İpekböceği</b> bir <b>tırtıldır </b>ve bu lifi kendine <b>koza </b>örmek için üretir. <br /><br />İnsanlar bu liften iplik yapar ve kumaş dokurlar. İpek çok sağlamdır. <br /><br />Boyanınca da çok gösterişli olur. Bazen ipeğe başka lifler karıştırılarak döşemelik ve perdelik kumaşlar yapılır. <br /><br /><b>İpek dokumacılığı bundan 4.600 yıl önce Çin'de başladı</b>. 16. yüzyıl ile 20. yüzyıl arasında İtalya ve Fransa'da büyük gelişme gösterdi.<br /> <br /><br /> Bu böceğin dişisi 200-500 yumurta bıraktıktan sonra ölür. Yumurtalardan çıkan minik tırtıllar dut yaprağıyla beslenir. <br /><br />Hızla büyüyerek 20-30 günde 7-8 santimetreyi bulur. Büyümesi tamamlanınca yemeyi bırakır ve incecik ipek liften çevresine bir koza örer.<br /> <br />İnsanlar ipek elde etmek için üretme çiftliklerinde ipekböcekçiliği yaparlar.<br /><br /><b> Kozaların ipeği elle ya da makinelerle çözülerek çile haline getirilir. <br /><br />Bir kozadan 450 ile 900 metre arasında kesiksiz iplik çıkabilir. Bu iplikler tezgahlarda dokunarak kumaş yapılır</b>]]></description>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 23:50:04 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8458</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Forumda Ki Tansiyonu Azaltmak Ugruna</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8457</link>
		<description><![CDATA[<b><!--sizeo:3--><span style="font-size:12pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->İskoç müziğinde dans eden Türk teyzeler<!--sizec--></span><!--/sizec--></b> <br /><br />Yer İstanbul Taksim Meydanı... Kalabalığın ortasında bir genç kız para kazanabilmek için İskoç müziğiyle dans ediyor. Ancak biraz zaman geçtikten sonra bütün ilgi mendil satan kadınlara kayıyor. Neden mi?.. İzleyelim görelim...<br /><br /><br /><a href="http://www.cnnturk.com/video/yasam/diger/2009/09/18/iskoc.muziginde.dans.eden.turk.teyzeler/15561/index.html" target="_blank">http://www.cnnturk.com/video/yasam/diger/2...5561/index.html</a><br /><br /><br /><!--coloro:#696969--><span style="color:#696969"><!--/coloro--><!--sizeo:1--><span style="font-size:8pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->cnnturk.com<!--sizec--></span><!--/sizec--><!--colorc--></span><!--/colorc-->]]></description>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 18:08:48 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8457</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Oldukten Sonra</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8456</link>
		<description><![CDATA[Merhabalar,<br />Oldukten sonra eger Muslumansan Cennete gidersin deniliyor tabiki Muslumanligin sartlarini yerine getirebilirsen  ve kuran da yazilmakta diyorlar,Daha sonrada erkeklere 7 tane bakire kiz veriliyor deniliyor.. Bunu Asagi yukari herkes her musluman olan bilmekte gerek Fasli gerek misirli degilmi!!!!<br /><br />Peki sorum su kizlara ne veriyorlar kizlardan orda hic bahsedilmiyor neden??????]]></description>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 16:45:33 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8456</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Polonya-krakow</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8455</link>
		<description><![CDATA[Yaklasik 1 ay sonra birkac günlügüne Krakow'a (Polonya) gidecegim. Buraya özellikle Hitlerin en büyük toplama kamplarindan birisi olan Auschwitz'i görmek icin gidiyorum. Tarihi yasayarak görmenin daha ögretici oldugunu düsünüyorum. Daha önce Krakow'a gitmis bir forumdasimiz varsa, baska nereleri görmem gerektigi konusunda belki bana fikir verebilir. Daha önce Krakow ile ilgili izledigim bir belgeselde orada ki ünlü maden müzesinide mutlaka görülmesi gereken yerler olarak saymislardi. Oraya'da gidecegim. Bunlarin disinda görülmesi gerekn ilginc yerler varsa, bu konuda bilgisi olanlardan yararlanmak isterim.]]></description>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 05:00:21 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8455</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Abd'de Sağlık Reformu]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8454</link>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Barack Obama, ABD&#8217;nin sağlık sigortası sistemine yönelik kapsamlı bir reform hareketini başlattı. Planın amacını ülkede hiç kimsenin tek bir gün bile sağlık sigortası kapsamı dışında kalma korkusu yaşamamasını temin etmek olarak açıkladı. 2008 yılı ABD nüfus sayımı sonuçlarına göre ABD halkının yüzde 15,4&#8217;üne denk gelen 46,3 milyon kişi sağlık sigortasından yararlanamıyor. ABD Hazine Bakanlığı&#8217;nın istatistiki yöntemlerle hazırladığı bir rapor, sigortasız kalan çok sayıda ABD vatandaşı olduğunu gösteriyor. Raporun en çarpıcı noktası, 1997-2006 arasındaki on yıllık dönemde 65 yaş altındaki ABD&#8217;lilerin yaklaşık yarısının belli bir süre için sağlık sigortası kapsamının dışında kalmış olmaları. Tanımlanan kategorideki ABD halkının yüzde 41&#8217;i, aynı dönemde en az altı ay sağlık sigortasından mahrum kalırken, tanımlanan kategorideki ABD nüfusunun yaklaşık yüzde 36&#8217;sı ise en az bir yıl sağlık sigortası hizmetlerinden yararlanamamış. Rapor bu dönemin, alışılmamış bir ekonomik büyüme ve istihdam artışı sürecine denk geldiğini de belirtiyor. Rapora göre kısa bir süre için bile olsa sağlık sigortasından yararlanamamanın olumsuz etkileri bulunuyor. Sağlık sigortasından mahrum kalan kadınların, son yıllarda en önemli sağlık riski teşkil eden meme kanserinin tanısı için gerekli olan mamografi çektirme şansları azalıyor. Benzer şekilde, sağlık sigortasından yararlanamayan bir çocuğun gerekli sağlık taramalarından geçme şansı, ebeveynlere çıkan maliyet nedeniyle, son derece azalıyor. Sağlık Enstitüsü (Institute of Medicine) tarafından 2002 yılında yapılan bir çalışmaya göre ise, sağlık sigortası olmayan bireylerin, ölüm oranları, sağlık sigortası olan bireylere göre yüzde 25 daha fazla oluyor. Özetle, ABD&#8217;nin sağlık sigortası sistemi sosyal fonksiyonunu yeterince yerine getiremiyor ve bu durum ABD halkı için ciddi sağlık riskleri yaratıyor.<br />Yazinin devami icin...<br /><a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=954664&Yazar=METİN" target="_blank">http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aTy...amp;Yazar=METİN</a> ERCAN&Date=16.09.2009&CategoryID=101<br /><br />Obama'nin sosyal devlet anlayisi dogrultusunda attigi bu adimi önemli bulmaktayim. Elbette ABD'li zenginlerin hosuna gitmeyen bir adim...]]></description>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 03:47:30 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8454</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Sniper çocukların Kanlı Oyunu</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8453</link>
		<description><![CDATA[İZMİR'de 5 gün arayla yolda yürüyen ve otobüs durağında bekleyen 1'i kadın 3 kişi, nereden atıldığı belli olmayan, havalı bir silahla açılan ateş sonucu çeşitli yerlerinden yaralandı. Neye uğradığını şaşırıp kanlar içinde kalan yaralılar, hastanede tedaviye alınırken, polisin soruşturması, şok bir gerçeği ortaya çıkardı.<br /><br /><br />Olay yeri yakınındaki bir havalı silah malzemeleri satış dükkanında çalışan 2 çocuğun, aralarında &#8216;Vurursun- vuramazsın&#8217; diye iddialaşıp hedef alarak geçenlere ateş açtıkları saptandı. Gözaltına alınan, ancak savcının talimatıyla ailelerine teslim edilen ikisi de 16 yaşında olan H.B. ve O.B. pazartesi günü adliyeye sevk edilecek.<br />   <br />İlk olay, geçen 5 Eylül'de, Basmane Semti Fevzipaşa Bulvarı üzerinde meydana geldi. Otobüs durağında bekleyen 71 yaşındaki Şenay Şengül, nereden atıldığı belli olmayan ancak havalı bir silahtan çıktığı belirlenen bilyenin göğsüne isabet etmesi sonucu yaralandı. Göğsündeki acıyla yakındaki özel bir hastaneye giden Şengül, tedavisinin ardından taburcu edildi. 5 gün sonra, aynı bulvar üzerinde yürüyen 64 yaşındaki Refik Zeytinci de vücuduna isabet eden saçmayla yaralandı. Hastanede tedavi edilen Zeytinci de taburcu edildi.<br /><br />TESTİSLERİNDEN VURULMUŞTU<br /><br />Olaydan iki saat sonra aynı yerde otobüs durağında bekleyen 41 yaşındaki Berat Özkay da açılan ateş sonucu testislerinden vuruldu. Kanlar içinde kalan Özkay, hemen yakındaki özel hastaneye kaldırılıp tedaviye alındı. Aynı yerde üç kişinin aynı şekilde vurulması üzerine harekete geçen polis, olayların rastgele yaşanmadığı ihtimalini değerlendirdi, olay yeri çevresindeki işyerlerini mercek altına alındı.<br /><br />SİLAH MALZEMELERİ SATIŞ DÜKKANI<br /><br />Vatandaşlara dehşet yaşatan şehir magandasının izini sürüp peşine düşen polis, soruşturmasının sonunda şok bir gerçeğe ulaştı. <br /><br />Olay yerinin hemen yakınındaki bir havalı silah malzemeleri satış dükkanında çalışan H.B. ve O.B.'nin çelişkili konuşmaları yakayı ele vermelerine neden oldu. <br />Sabıkaları bulunmadığı belirlenen çocukların, kendi aralarında, &#8216;Vurursun, vuramazsın&#8217; diye iddialaşarak, gizlenip, işyerindeki havalı tabanca veya tüfekle yoldan geçen ve durakta bekleyenleri hedef alarak ateş açtıkları saptandı. Filmlerden ve yurtdışında yaşanan olaylardan etkilendiklerini anlatan ve gözaltına alınan çocuklar, savcının talimatıyla ailelerine teslim edildi. <br /><br />Talimata göre, H.B. va O.B.'nin pazartesi günü adliyeye sevk edilecekleri bildirildi.<br /><br /><a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12470946.asp?gid=229" target="_blank">http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12470946.asp?gid=229</a><br /><br />Bu cocuklari bu hale getiren sey'in ne oldugunu gelinde cözmeye calisalim... Sizce nedir?]]></description>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2009 13:38:32 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8453</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Wonen In Belgie</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8452</link>
		<description><![CDATA[Beste forummers,<br /><br />Natuurlijk is dat opmerking in een grapje  <img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/happy.gif" style="vertical-align:middle" emoid="^_^" border="0" alt="happy.gif" /> <br /><br />Ten eerste wil ik jullie doorgeven dat ik in november ga wonen in Turnhout (huurwoning).<br />Ik ben geboren getogen Rotterdammer. Ik weet eigenlijk niet zoveel dingen over Belgie. Zoals;<br />Zorgverzekeringen<br />Autoverzekeringen<br />In welke stad ik beter een huis kan kopen<br />Welke tv, telefonie en internet we kunnen aansluiten (pakket)<br />Welke gsm simkaart ik kan gebruiken (veel bellen naar NL)<br /><br />In Rotterdam zijn er veel Turken, in Turnhout heb ik geen één Turk gezien  <img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/sadsmiley02.gif" style="vertical-align:middle" emoid=":sad:" border="0" alt="sadsmiley02.gif" /> <br />ik vind het allemaal wel erg griezilig. <br /><br />Ik zou het erg op prijs stellen wanneer jullie me erbij kunnen helpen. Vrienden hebben is het belangrijkste factor in onze leven. hani derlerya, hastalik olur, dugun olur, ozaman es dost lazim olur. <br /><br />Een warme groet vanuit (momenteel) Nederland,<br />Zeynep<br /><br /><br /><br /><br />]]></description>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2009 14:18:28 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8452</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Mezunlar Araniyor</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8451</link>
		<description>Degerli arkadaslar hazirladigim bir dosya icin Gent, Anvers ve Hasselt Universitesinden mezun olmus meshur,ünlü insanlarin isimlerine ulasmaya calisiyorum. bu konuda yardimci olabilecek bir arkadas varsa cok mutesekkir olurum. sagolun...</description>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 10:57:14 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8451</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Islam Studeren Te Erasmus</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8450</link>
		<description><![CDATA[Selam,<br /><br />Ik heb een jaar vroedkunde gedaan en het ging best goed, ik had maar 2 herexamens... Maar nu besef ik dat ik geen vroedkunde wil doen. Eigenlijk heb ik het nooit gewild, maar ik vond niks anders dat me aanstond. Ik heb al vanaf t begin Islamleerkracht wille doen maar omdat het heleeemaaaal in Brussel zat heb k maar voor vroedknde gekozen.<br /><br />Maar nu zie ik dat ik toch Islam ga doen, ik kan het gewoon niet aan, ik heb geen motivatie meer om vroedkunde te doen...<br />(Ik moet wel pendele want kmag ni op kot)<br />Mijn vraag is nu: Heeft er iemand die richting te BRUSSEL gevolgd? kunnen jullie mij aub wat informeren? ik zit echt in de knoop..<br />]]></description>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2009 02:11:11 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8450</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[En Yararlı "ayıp"lar]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8449</link>
		<description><![CDATA[<b>Sinirlenmek tansiyona iyi geliyor, küfretmek acıyı hafifletiyor, tembellik ömür uzatıyor, stres hafızayı güçlendiriyor, tembellik alerjileri önlüyor, yüksek sesli müzik mutlu yapıyor, gazlı içecekler bunamayı önlüyor.</b><br /> <br /><br />Victoria Lemberts&#96;ın Good Health dergisinde yayımladığı habere ve yeni araştırmalara göre kötü alışkanlıklarımız ve yaptığımız &#96;ayıp hareketler&#96; insana iyi geliyor.<br /><br /><br /><b>Sinirlenmek:</b> Pittsburgh Carnegie Mellon Üniversitesi&#96;nden araştırmacılar, sinirlenmenin ve yüksek stres altında bulunmanın iyi hissetmeyi ve pozitif düşünmeyi sağladığını ortaya çıkardı. Psikolog Jennifer Lerner&#96;ın yaptığı çalışmada 92 öğrencinin farklı zamanlarda baskı ve stres altında olduğu durumlar test edildi. Lerner bir video kamerayla öğrencilerin kan basıncını, nabız atışını ve kortizol salgısını kaydetti. Sonuçta yüzünde korku ve endişe olan deneklerde kan basıncının yüksek, tansiyonun da iyi seviyede olduğu belirlendi.<br /><br /><b><br />Bilgisayar oyunları:</b> Miami Üniversitesi&#96;nde yapılan çalışmada 21 erkek "Tekken 3" isimli oyunu oynarken gözlemlendi. Oyun oynarken yüksek kalp atışı olurken, oyuncular daha çok enerji harcamak zorunda kaldılar ve daha hızlı nefes alıp verdiler. Sonuç: Ne kadar çok bilgisayar oyunu o kadar çok kilo kaybı olarak belirlendi!<br /><br /><b>Küfretmek:</b> Keele Üniversitesi&#96;nden Dr. Richard Stephens, küfreden kişilerin acılarını hafiflettiğini ortaya koydu.<br /><br /><br /><b>Ev işlerini boşvermek:</b> İngiltere&#96;nin Bristol ve Brunel Üniversitesi&#96;nin yaptığı çalışmalarda hamileyken ev işi yapmak doğacak olan bebeğin astıma yakalanma riskini artırıyor. 13 bin bebek üzerinde doğmadan önce yapılan bir çalışmada, ev işlerinde kimyasal bir maddeyle temas çocuğun astıma yakalanmasını yüzde 41 oranında artırıyor.<br /><br /><br /><b>Tembellik:</b> Prof. Peter Axr&#96;a göre tembel davranmak stresi önleyip, sağlıklı olmalarını sağlıyor.<br /><br /><b>Stres:</b> ABD Buffalo Üniversitesi&#96;nin yaptığı çalışmada kortizol hormonunun stresi etkilediği bilinmekle beraber öğrenme yeteneğini de harekete geçirdiği bildirildi. Prof. Zhen Yan stres hormonunun vücudu kötü etkilerden koruduğunu belirtti.<br /><br /><br /><b>Yüksek sesli müzik:</b> Manchester Üniversitesi&#96;nin araştırmasına göre, yüksek sesle müzik dinleyenler kendilerini müzik öncesinde ve sonrasında mutlu hissediyor. Araştırmada beynin aynen yemek yemek, haz duyularak yapılan diğer şeyler gibi harekete geçtiği de belirlendi.<br /><br /><br /><b>Gazlı içecekler:</b> Günde iki bardak gazlı içecek tüketmenin, beynin Alzheimer&#96;a karşı savaşmasına yo açıyor ve Alzheimer riskini yüzde 20 oranında azaltıyor.<br /><br /><br /><b>Yerinde duramamak:</b> Amerikalı araştırmacılara göre yerinde duramayan ve daima oradan oraya koşuşturan biriyseniz, ekstradan günde 350 kalori yakmanıza yardımcı olabilir. Endokrinolojist James Levine&#96;e göre daha az hareket eden ve daha çok harekete eden iki insan arasında obezite riskleri değerlendirildiğinde daha az hareketli olan kişinin obez olma riski çok fazla.<br /><br /><i>ntvmsnbc</i><br /> <br />Acep nekadari dogru..  <img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/rolleyes.gif" style="vertical-align:middle" emoid=":rolleyes:" border="0" alt="rolleyes.gif" />]]></description>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 17:31:20 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8449</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Hayko Cepkin - Demedim Mi</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8448</link>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/headphone.gif" style="vertical-align:middle" emoid=":headphone:" border="0" alt="headphone.gif" /> Tavsiye ederim <img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/thumbsupsmileyanim.gif" style="vertical-align:middle" emoid=":thumbs:" border="0" alt="thumbsupsmileyanim.gif" /> <br /><br /><a href="http://www.youtube.com/watch?v=HTihN_UqSSA&feature=channel_page" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=HTihN_UqSSA...re=channel_page</a>]]></description>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2009 14:34:41 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8448</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Pim Ceken Sistem</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8447</link>
		<description><![CDATA[Elinize pimi çekilmiş el bombasını tutuşturuyorlar, &#8220;Dur orada!&#8221; diyorlar. Şöyle bir düşünün, ne hale gelirsiniz. Hele o &#8220;pim-çeker&#8221; teğmenle aynı safta olmuşsanız, bu eksersisi daha iyi yapmaya çalışın; belki empati kurmak yönünde bir adım atarsınız. <br /><br />O çocuk o bombayı elinden atsa (hemen sipere kapaklanarak) muhtemelen hayatı kurtulacak. Ama ne biçim korkutulduysa, &#8220;Sen nasıl ordu malı bombayı boşuna harcarsın!&#8221; suçlamasıyla karşılaşmaktan, atamıyor. <br /><br />Gazeteler &#8220;kırk beş dakika&#8221; diyor. Kırk beş dakika adam yok ortada. Ama bir mesafeden durumu izliyor, elinde bombayla bu çocuğun çırpınmasını seyrediyor. Evet, şöyle bir hayal edin, o çocuğun yerinde olduğunuzu, içinizden neler geçeceğini... <br /><br />Sonra herhalde bir biçimde parmağı gevşediği için, bu azaptan kurtuluyor. Yanına üç kişi daha alıp gidiyor. <br /><br />Bunu yapan, &#8220;pim&#8221;i çeken kişi bir &#8220;canavar&#8221; mı? İzlediğim mesafeden bir şey söylememe imkân yok. Ama hiç canavar filan olmayabilir. Bugünlerde karşılaştığımız birçok olayla ilgili olarak bende ilkin bu tepki oluşuyor. Hayır, bu olaylarda &#8220;aktör&#8221; konumunda olan &#8220;Ahmet&#8221;, &#8220;Mehmet&#8221; değil canavar olan. Bugüne kadar özenle yarattığımız sistem, değerler skalası, düşünme biçimi canavar. O sistem, bu bireylere canavarlık yaptırıyor. O sistem, kimsenin kendi dışına adım atmasına izin vermiyor. <br /><br />Bu çocukcağız o bombayı elinde patlatmasaydı (hani beş dakika sonra pim takılsaydı, ne bileyim) o teğmen bu anısını kıvançla torunlarına anlatabilirdi. Sistem o günlere de devam etse, &#8220;Verdim eline bombayı... Sonra bir daha nöbette uyumadı&#8221; diye anlatırdı. Sistem aynen devam ediyorsa kimse de çıkıp &#8220;Böyle şey yapılır mı? Ya patlasaydı?&#8221; demezdi. Hayır, sistem bize bu durumda, &#8220;Ne yaman subaymış, yahu! Keşke ben de onun yanında askerlik öğrenseymişim&#8221; demeyi öğretiyor. <br /><br />.....................<br />devami ilgili linkten okunabilir<br /><br /><a href="http://www.taraf.com.tr/makale/7174.htm" target="_blank">http://www.taraf.com.tr/makale/7174.htm</a><br /><br />Insan hayatinin oldukca ucuz oldugu ülkemizde gectigimiz günlerde vahsi bir sekilde ölüme gönderilen bu gariban askerlere karsi sizce ne yapmaliyiz? Onlari "sehit" ilan etmek kutsal bir masaldan öte ne anlam tasir?]]></description>
		<pubDate>Sun, 30 Aug 2009 11:59:49 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8447</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Gönül Almak</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8446</link>
		<description><![CDATA[Dünya hayatında en değerli şeylerden birisi, insanların gönüllerini kazanmaktır.<br />Daralan, sıkıntı içinde olan bir insanın imdadına yetişmekten daha güzel ne olabilir ki?!..<br /><br /><i>Dertlilere derman, çaresizlere çare olmak ne büyük bir iştir!</i> Maalesef bugün,<br />&#8216;gönül kazanma&#8217; işini biraz aksatıyoruz. Dünya işlerine o kadar dalmışız ki,<br />büyüklerimizin üzerine titrediği gönlü kazanmak ve hoş tutmak bir yana,<br />kolayca kırar hâle gelmişiz. Gönül almak çok zor; ama kırmak ise kolaydır ve<br />gönlün tamiri oldukça güçtür.<br /><br />Gönül bir defa kırılmaya görsün, üzerinde çatlaklar oluşur,<br />her ne kadar düzeltmeye çalışsak da.<br /><br />&#8220;Kopunca bir teli bağlansa da düğümlü kalır,<br />Dokunma gönlüme şart-ı mahabbet öyle değil.&#8221;<br />Muhyiddin Raif<br /><br />Gönül almak, inancımızın bir gereğidir. Gelip geçici olan dünya hayatında,<br />fânîyi bâki kılmanın yolu iyi ve güzel işler yapmaktan geçiyor.<br /><br />Atalarımız bu hususu gâyet iyi anlamış; insan gibi yaşamanın,<br />hak ve hakikatin yolunun gönülden geçtiğini görmüş, bu heyecanı tâ içlerinde yaşamış, nerede bir kırık gönül varsa tamire koşmuş, ALLAH&#8217;a (cc) ve Peygamber&#8217;e (sas) saygısızlık olur korkusuyla, gönülleri kırmaktan, incitmekten sakınmıştır.<br /><br />&#8220;Gönül Çalab&#8217;ın tahtı,<br />Çalap gönüle baktı.<br />İki cihan bedbahtı,<br />Kim gönül yıkar ise.&#8221;<br />Yunus Emre<br /><br />Ecdadımızın bu davranışı bizler için önemli birer mirastır.<br />Bizler bu mirasa sahip çıkmalıyız. Gönüllerimizde inkişaf ettirmemiz gereken sevgi hazinesini, herkese dağıtmalıyız.<br /><br /><br />&#8220;Hor görme derviş fakiri hor deyip kılma nazar,<br />Kalbinin köşesinde rahmet-i Rahman gezer.&#8221;<br />Lâedrî<br /><br />&#8220;Dest-i Kudretle yapılmış sun&#8217;-ı Mevlâdır gönül,<br />Secdegâh-ı Kibriyâdır yıkma kalbin kimsenin.&#8221;<br />Lâedrî<br /><br />&#8220;Bir bahçeye giremezsen,<br />Durup seyran eyleme.<br />Bir gönlü yapamazsan,<br />Yıkıp viran eyleme.&#8221;<br />Yunus Emre<br /><br />&#8220;Her geceyi Kadir, her gördüğünü Hızır bil!&#8221; düstûruyla,<br />birbirimize karşı saygı ve sevgi göstermeyi bilmeli; en şerefli ve<br />en güzel şekilde yaratılışımızın gereği olarak gönlümüzdeki cevherleri sergilemeliyiz.<br /><br />Haydi gönül alma.. zengini siz olun.!!]]></description>
		<pubDate>Sun, 30 Aug 2009 01:06:05 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8446</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Bir Küçüğün Ramazan Günlüğü</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8445</link>
		<description><![CDATA[Net'te dolasirken dikkatimi cekti ve paylasmak istedim eminim okumaya deger; iste bir cocuk gözü ile Ramazan ancak bu kadar olur... Bu arada herkese hayirli ramazanlar.<br /><br /><div align='center'><img src="http://2.bp.blogspot.com/_0XnoPAqTKwo/SOYe2WHErDI/AAAAAAAAAWo/azjmdkkwAUQ/s1600/orucaile.jpg" border="0" class="linked-image" /></div><br /><br /><!--quoteo--><div class='quotetop'>QUOTE</div><div class='quotemain'><!--quotec--><!--sizeo:2--><span style="font-size:10pt;line-height:100%"><!--/sizeo--><div align='center'><!--fonto:Comic Sans MS--><span style="font-family:Comic Sans MS"><!--/fonto--><b><!--coloro:#8B0000--><span style="color:#8B0000"><!--/coloro-->Ramazan 1<!--colorc--></span><!--/colorc--><br />Bu gün evde bir acaiplik var.<br />Herkes sessizce işine okuluna gidiyor.<br />Annem 'Zeynep hadi sana kahvaltı hazırlayalım' dedi.<br />Kimse yemek yemiyor, su içmiyor.Ablam bile!<br /><br /><!--coloro:#8B0000--><span style="color:#8B0000"><!--/coloro-->Ramazan 5<!--colorc--></span><!--/colorc--><br />Önce diyet yaptıklarını sanmıştım.<br />İzledim hepsini.<br />Akşama doğru hepsi sessizleşiyor.<br />Sofrayı hazırlayıp ezanı bekliyorlar.<br />Onları böyle seyretmek, öyle hoş ki.<br />Başka zaman, susmak bilmeyen ablamın bu hali içten içe güldürüyor beni.<br />Ama gülmeye cesaretim yok.<br /><br /><!--coloro:#8B0000--><span style="color:#8B0000"><!--/coloro-->Ramazan 9<!--colorc--></span><!--/colorc--><br />'Niye böyle yapıyorlar?' Ablama sordum, 'Büyüyünce anlarsın..' dedi.<br />Zaten başka ne der ki&#8230;<br />Anneme sordum, Ramazan dedi.<br />Babama sordum, Oruç dedi.<br /><br /><!--coloro:#8B0000--><span style="color:#8B0000"><!--/coloro-->Ramazan 11<!--colorc--></span><!--/colorc--><br />Bu Ramazan ve Oruç isimli iki kişi, bizimkilere yeme-içme yasağı koymuş demek.<br />Arkadaşım Fatıma'ya sordum.<br />Onun ailesine gündüzleri yemek yemiyor su içmiyormuş.<br /><br /><!--coloro:#8B0000--><span style="color:#8B0000"><!--/coloro-->Ramazan 14<!--colorc--></span><!--/colorc--><br />Kaşık çatal sesleri, konuşmalar duydum.<br />Uyandım.<br />Babama haber vermeye koştum, yatağında yok!<br />Çaresiz, huysuz ablamın odasına koştum.<br />O da yok!<br />Korkmadım, Ben bu hırsızların hakkından gelirim!' dedim.<br />Aldım elime paspasın sapını, aniden açtım mutfak kapısını.Sopamı havaya kaldırdım öylece kaldım oracıkta.<br />Bizimkiler yemek yiyorlar!<br />Vay uyanıklar.<br />Gündüz Oruç ile Ramazan'dan korkup gece yiyorlar.<br />Birde üstüme gülüyorlar&#8230;<br />Korkaklar.<br /><br /><!--coloro:#8B0000--><span style="color:#8B0000"><!--/coloro-->Ramazan 17<!--colorc--></span><!--/colorc--><br />Önceleri, Oruç ile Ramazan'ı bulup şikayet etmeyi düşündüm.<br />Fakat ablamın yemek yemedikçe pamuk gibi yumuşadığını fark ettim. Babam ile Annem de artık tartışmıyorlar.<br />O zaman devam.<br />Belli ki Oruç ve Ramazan iyi kalpli iki amca.<br /><br /><!--coloro:#8B0000--><span style="color:#8B0000"><!--/coloro-->Ramazan 19<!--colorc--></span><!--/colorc--><br />Her gün bize beyaz başörtülü teyzeler geliyor.<br />Oturup birlikte Kur'an okuyorlar.<br />Her zaman ki gibi mobilyadan, gelinden, kaynanadan, konuşmuyorlar.Ellerini açıp herkese dua ediyorlar.<br />Sevim teyze de başını örtmüş.<br />Çok da yakışmış<br /><br /><!--coloro:#8B0000--><span style="color:#8B0000"><!--/coloro-->Ramazan 22<!--colorc--></span><!--/colorc--><br />Her şey aynen devam ediyor.<br />Televizyonlar bile uslu uslu konuşuyor.Hepsi akşam ezan okuyor.<br />İftar iftar deyip bütün şehir birden yemeğe başlıyor.<br />Ne hoş.<br /><br /><!--coloro:#8B0000--><span style="color:#8B0000"><!--/coloro-->Ramazan 24<!--colorc--></span><!--/colorc--><br />Oruç'u merak ediyorum.<br />Geçen gün Ayşe teyzem Annemle konuşuyorlardı.<br />Şöyle şöyle yaparsam Oruç bozulur mu?<br />Yok böyle olursa Oruç kaçar mı?Demek ki Oruç, çok duygulu birisi.<br />İnsanlar kötü bir şey yapınca bozuluyor.<br />Kötülüğü gördüğü yerden kaçıyor.<br />Oruc'u ve Ramazan'ı artık iyice merak ediyorum.<br />Onlarla tanışmaya can atıyorum.<br /><br /><!--coloro:#8B0000--><span style="color:#8B0000"><!--/coloro-->Ramazan 25<!--colorc--></span><!--/colorc--><br />Bu günlerde herkes Kadir gecesinden bahsediyor.<br />Şimdiye kadar gecesi olan bir adam göremedim.<br />Bu Kadir de kim?<br />Bin aydan hayırlı gecesi varmış.<br />O gece uyumamak, namaz kılmak, Kur'an okumak önemliymiş.<br /><br /><!--coloro:#8B0000--><span style="color:#8B0000"><!--/coloro-->Ramazan 26<!--colorc--></span><!--/colorc--><br />İftarı çok sevdim.<br />Akşam yemek yemeye İftar diyorlar.<br />Gece yemek yemenin adı da Sahur.İftar sonrası eğlenceler oluyor.<br />Babam camilere götürüyor bizi.<br />Herkes sokaklarda, camide, neşe içinde.<br /><br /><!--coloro:#8B0000--><span style="color:#8B0000"><!--/coloro-->Ramazan 28<!--colorc--></span><!--/colorc--><br />Merak içinde beklerken uyuyakaldım.<br />Kadir, gecesiyle beraber gelmiş gitmiş.<br />Ben göremedim.<br />Anlayamıyorum.<br />Bu yüzden ağabeyimi çok özlüyorum.<br />Ablama soru sormaya kalksam, bana doya doya gülüyor.<br />Sonra da arkadaşlarına anlatıyor, birlikte gülüyorlar.<br />Sinir oluyorum. Abim uzak bir şehirde üniversitede okuyor.<br />'Abim ne zaman geliyor?' diye aneme soruyorum.<br />'Bayram gelsin, o da gelecek' diyor.<br />Oruç, Ramazan, gece gelen Kadir'den sonra şimdide Bayram!..<br />Soramıyorum 'Bayram kim?' diye.<br />Neden o gelmeden abim gelemiyor?<br />Belki de abimin arkadaşıdır.<br />Çok özledim abimi.<br />Bayram'ı da alsın gelsin tanışalım.<br /><br /><!--coloro:#8B0000--><span style="color:#8B0000"><!--/coloro-->Ramazan 29 / Arefe<!--colorc--></span><!--/colorc--><br />Sonunda bir hanım ismi duydum.<br />Arife diyemiyorlar mı ne?<br />Arefe diyorlar.<br />Niye Arefe?<br />'Arife' olması gerekmiyor mu?<br />Yengemin adı gibi yani...<br />'Arefe geliyor, daha temizliği bitirmedik.' diyor Annem.<br />Demek ki Arife teyze çok titiz. İyice telaşlandılar.<br />Bir Bayram diyorlar, bir Arefe, harıl harıl çalışıyorlar.<br />Temizlik yapılıyor.<br />Yemekler hazırlanıyor.<br />Anneme 'Bayram ne zaman gelecek?' dedim, 'Arefe'den sonra' dedi.<br />Demek ki Bayram ile Arefe evli değil.<br />Akraba da değil.<br />Kafam karma karışık.<br />Salih abim bi gelse de her şeyi bana anlatsa.<br /><br /><!--coloro:#8B0000--><span style="color:#8B0000"><!--/coloro--><br />Ve Bayram geldi...<!--colorc--></span><!--/colorc--><br /><br />Sabah kalktığımda, herkesi kahvaltıda yakaladım!.<br />Oruç öldü heralde diye düşündüm.<br />Gece Abim gece gelmiş.<br />Sevinçten haykırdım.<br />Çok özlemişiz birbirimizi.Bütün olanı biteni bir güzel anlattım Abime.<br />Yüzüme bakarken, bana tebessüm ettiğini gördüm.<br />Ablama sormamakla ne iyi ettiğimi anladım.<br />Abimin tebessüm ettiği yerde, Ablam kahkaha atar.<br />Abime küser gibi yaptım, hemen gönlümü aldı.<br />Bana her şeyi baştan anlattı, bu sefer de ben gülmeye başladım.<br />***<br />Abimden söz aldım.<br />Kimseye anlatmayacak, konuştuklarımızı yazmak için izin istedi.<br />Ben de verdim..<br />Ramazan günlüğü işte böyle ortaya çıktı.<br />Abim buna bir de isim buldu: 5 Yaş Sendromu.<br />Sendromu anlamadım.<br />Ama olsun, Abime güveniyorum.<br />Gerçi Ablam'a göre 4 yaşındayım.<br />Annem 5 yaşında olduğumu söylüyor.<br />Babam daha 4 yaşından gün almadı diyor.<br />Abim bu konu beni aşar diyor.<br /><br />Bayramı çok sevdim.<br />Ama Ablam tekrar o sinirli haline dönecek diye, Ramazanın gidişine çok üzüldüm.<br />Bizim için her gün Ramazan olsa!..<br /><br />Ne iyi olur.. </b><!--fontc--></span><!--/fontc--></div><!--sizec--></span><!--/sizec--><!--QuoteEnd--></div><!--QuoteEEnd-->]]></description>
		<pubDate>Sun, 30 Aug 2009 00:56:11 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8445</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Kalp Güzelligi</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8444</link>
		<description><![CDATA[Genç bir adam, kendi kalbinin yörenin en güzel kalbi olduğunu ilan etmişti...<br />Onu görenlerde bunu onaylamıştı...<br />Birden kalabalığı tam ortadan yaran yaşlı bir adam, genç adama doğru yürüdü ve;<br />"Niçin senin kalbin benim ki kadar güzel değil "dedi...<br />İşte tam o anda kalabalık ve genç adam yaşlı adamın kalbine doğru baktılar...<br />Çok hızlı çarpıyordu fakat içinde çok fazla yara ve zaten çok az kalan boşluklarda çentikler vardı, onlarında üzeri keskin çentiklerle dolu idi...<br />Yaşlı adamın, yaşlı kalbinin çok acı çektiği belli oluyordu...<br /><br />İnsanlar şaşırmıştı, yaşlı adam nasıl bu kalbin en güzel kalp olduğunu söyleyebilirdi...<br />Genç adam gülerek "şaka ediyor olmalısın" dedi yaşlı adama" benim kalbim pürüzsüz mükemmellikte iken seninki gözyaşları ve acılardan oluşmuş yara izleri ile dolu"...<br />"Doğru" diye yanıt verdi yaşlı adam...<br />"Senin kalbin mükemmel gözüküyor fakat ben asla yaşlı kalbimi senle değişmem"...<br />O gördüğün her yara benim sevgimi verdiğim bir kişiyi gösteriyor, onlara kalbimin bir parçasını seve seve verdim onlarda kendilerinden bir parçayı bana verdiler...<br />Bu yüzden bu parçalar benim verdiğim parçalara bazen tam uymadılar ve üstünde yada köşelerinde pürüzler oldu fakat ben onların her parçasını tek tek seviyorum, çünkü onların her biri paylaşılan sevgileri, dostlukları bana hatırlatıyor...<br /><br />Bazen de sevgimin ve dostluklarımın karşılığını alamadım, o kalbimin içindeki yara dolu boşluklarda bu yüzden ucu kıvrık bıçak gibi ve oldukça da acı verir, fakat hala boşturlar ve başka bir kalplerinde bana sevgi ve dostluklarını verebileceklerini böylece de bu boşlukları doldurabileceklerini gösterir ve benim hala o umutla yaşamamı sağlar...<br />Şimdi söyle genç adam sence hangi kalp daha güzel?<br /><br />Genç adamın gözleri sevgi gözyaşlarıyla dolmuştu...<br />Yaşlı adama doğru yürüdü ve kalbinden genç ve güzel bir parçayı dostça ona doğru verdi... Yaşlı adamın kalbinde hala bir çok boşluk vardı...<br />Yaşlı adam genç adamın cömertçe verdiği kalbi dostlarının olduğu bölüme yerleştirdi,üzerine çentikler attı ve yerine bir güzel oturturdu...<br />Genç adam kendi kalbine doğru baktı artık eskisi kadar mükemmel ve pürüzsüz değildi takii yaşlı adam ona kendi kalbinden eski fakat güzel bir parça verene kadar...<br />Sonunda genç adam ve oradaki kalabalık gerçek kalbin güzelliğini anlamıştı...<br /><br /><i>Kalbi güzelleştiren onunla paylaşılan sevgi ve dostluktu...<br />İçinde sevgi barındırmayan ve taşımayan hiç bir kalp gerçekten güzel olamazdı...</i>]]></description>
		<pubDate>Sun, 30 Aug 2009 00:50:59 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8444</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Aşkın Doruğu</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8443</link>
		<description><![CDATA[<br />Aşkın Doruğu (6 Kişilik)  <br /><br /><br /> Malzemeler <br />2 Soğan<br />2 Havuç<br />1 Kereviz<br />1 Sap Pırasa<br />1,2 kg Patates<br />1 Demet Dereotu<br />1 Çorba Kaşığı Margarin<br />2 Et Suyu Tableti<br />1 Defne Yaprağı<br />1,3 kg Dana Fileto<br />500 gr Süt Kreması<br />Rendelenmiş Limon Kabuğu<br />Tuz, Karabiber<br /><br /><br />Yemeğin Tarifi   <br />Soğanları kabuklarını soymadan doğrayın. Havuç, kereviz ve pırasayı yıkayıp ayıkladıktan sonra küçük küpler halinde doğrayın. Margarini bir tencerede eritin. Soğanları yağda kavurun. Sebzeleri ekleyip kavurmaya devam edin. 2,5 litre su ilave edin. Et suyu tabletlerini ekleyin. Tuz ve karabiberle tatlandırıp defne yaprağını ekleyin. Dilimlenmiş filetoyu tenceredeki karışıma ilave edip kısık ateşte 2 saat kadar pişirin.<br /><br />Bu arada patatesleri yıkayıp kabuklarını soyduktan sonra sekize bölün. Dereotunu yıkayıp ayıklayın ve ince ince kıyın. 100 gr süt kremasını çırpıp limon kabuğu, tuz ve karabiberle tatlandırın.<br /><br />Patatesleri haşlayın. Kalan süt kremasını dereotu ve suyu süzülmüş patatesle karıştırın. Tuz ve karabiberle tatlandırın. Eti tencereden alıp servis tabaklarına yerleştirin. Kremalı patates eşliğinde servis yapın.<br /><br />Öneri: Tencerede kalan et suyundan çorba yapabilirsiniz. Bunun için et suyunu bir süzgeçten geçirin. Bir miktar su ve şehriye ekleyip tekrar pişirin.<br />]]></description>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 17:38:57 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8443</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Preparatory Year Of Dutch</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8442</link>
		<description><![CDATA[GENT ÜNİVERSİTESİ BAŞVURU FORMUNA ULAŞTIM ?<br />1.)Orda öğreneceğimiz flamenkçeyi hangi dil üzerinden öğretiyorlar ? Yani başvuru formunda ingilizce yada fransızca biliyormusunz diye sormuşlar. o kısmı doldurmasak başvurumuz kabul olmazmı? İngilizce bilmek şartmı Gentte flamenkçe öğrenebilmek için....<br /><br />BAŞVURU FORMU PDF FORMATINDADIR.SİTEDE ANCAK BU ŞEKİLDE YAYINLAYABİLDİN ORJİNALİNİ İSTEYENLER MAİL ADRESİNİ SÖYLESİN YOLLARIM.<br /><br /><br /><br />Preparatory Year of Dutch 2010<br /><br />Universitair Centrum voor Talenonderwijs<br />University Language Centre<br />Institut universitaire de langues vivantes<br />www.uct.ugent.be<br />REGISTRATION FORM: PREPARATORY YEAR OF DUTCH 2010<br />FORMULAIRE D&#8217;INSCRIPTION ANNÉE PRÉPARATOIRE DE NÉERLANDAIS 2010<br />Registrations are accepted until 15/9/2009! The full fee also has to be paid before 15/9/2009.<br />Les inscriptions sont acceptées jusqu&#8217;au 15/9/2009! Le montant total de l&#8217;inscription doit être payé avant le 15/9/2009.<br />PLEASE FILL OUT IN BLOCK LETTERS! VEUILLEZ UTILISER DES MAJUSCULES !<br />First name / Prénom: ______________________________________________________________________________________<br />Surname / Nom de famille: _________________________________________________________________________________<br />Sex / Sexe: M / F<br />Nationality / Nationalité: ____________________________________________________________________________________<br />Place of birth (Country and town) / Lieu de naissance (Pays et localité): ______________________________________________<br />____________________________________________________________________________________________________<br />___<br />Date of birth / Date de naissance: ___________________________________________________________________________<br />Mother tongue / Langue maternelle: _________________________________________________________________________<br />I have a basic knowledge of English/French : yes/no<br />J&#8217;ai une connaissance de base de l&#8217;anglais/le français : oui/non<br />Home Address / Adresse (street , nr. , postal code, country / rue, n°, code postal, pays):<br />____________________________________________________________________________________________________<br />___<br />____________________________________________________________________________________________________<br />___<br />Telephone / Téléphone : ___________________________________________________________________________________<br />E-Mail / Courriel : _________________________________________________________________________________________<br />Contact in Belgium / Intermédiaire en Belgique (Name / Nom) : _____________________________________________________<br />(Address / Adresse) : ______________________________________________________________________________________<br />______________________________________________________________________________________<br />Telephone / Téléphone: ____________________________________________________________________________________<br />Email / Courriel: _________________________________________________________________________________________<br />Future University = Ghent University? : O Yes O No<br />L'université qui vous a accepté est l'Université de Gand (Universiteit Gent): O Oui O Non<br />Invoice to be sent to/<br />La facture pourra etre envoyée: O Home address/à domicile<br />O Contact address in Belgium/à l&#8217;adresse de contact en Belgique<br />----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------<br />Payment / Paiement<br />O by bank transfer / par virement<br />O by means of credit card in the secretariat / avec carte bancaire au secrétariat<br />----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------<br />Confirmation of registration to be sent to/<br />La confirmation de l&#8217;immatriculation pourra être envoyée : O Home address/à domicile<br />O Contact address in Belgium / à l&#8217;adresse de contact en Belgique<br />----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------<br />I accept the conditions of registration laid down by the UCT (next page). / J'accepte les conditions d'inscription de l'UCT (ci-joint). /<br />Date: ___________________________ Signature: _________________________________________________________<br />To be sent back to / Renvoyez à:<br />UCT - Universiteit Gent Sint-Pietersnieuwstraat, 136, B-9000 Gent, BELGIUM / BELGIQUE<br />DON&#8217;T FORGET: Send by post (no e-mail, no fax) + copy of your passport<br />N&#8217;OUBLIEZ PAS: Envoyez par courrier (pas de courriel, pas de télécopie) + copie de votre passeport<br />PROGRAMME<br />The Preparatory Year of Dutch is especially organised for future students of Ghent University or other institutes<br />of higher education. This programme will enable them to study Dutch as preparation of their studies in Dutch.<br />This means that not everybody can follow this programme. You can find the admission requirements below.<br />The Preparatory Year of Dutch consists of 6 levels of Dutch for Speakers of Other Languages and is organised<br />from January till September.<br />In 2010 the programme starts on 6/1/2010 and ends on 17/9/2010. Course hours are from 9 till 12 a.m., but can<br />alter due to changes in the programme. It is therefore possible that classes are held in the afternoon as well.<br />Detailed programme:<br />Level 1: 6/1/2010 - 2/2/2010 Level 4: 29/4/2010 - 28/5/2010<br />Level 2: 5/2/2010 - 10/3/2010 Level 5: 2/6/2010 - 28/6/2010<br />Level 3: 16/3/2010 - 26/4/2010 Level 6: 26/8/2010 - 17/9/2010 (+ two extra classes)<br />Possible extra programme: 30/7/2010 &#8211; 24/8/2010 (+ one extra class)<br />There are no classes from 29/6/2010 till 29/7/2010.<br />REGISTRATIONS<br />Registrations are accepted until 15/9/2009! The full fee also has to be paid before 15/9/2009.<br />You can only use the registration form available at the registration office of the University Language Centre or<br />on our website (www.uct.ugent.be). The registration form has to:<br />·be filled out and signed by the course participant<br />·be sent by ordinary mail (no e-mail nor fax)<br />·include a clear copy of the passport (with a clear photograph)<br />·include a written proof that you have been accepted by a Flemish university or an other institute of<br />higher education (see below). When you have been accepted by Ghent University, you do not need to include<br />a written proof. The UCT will check with the student administration of Ghent University whether you<br />have been accepted.<br />·For students from the P.R. China the APS certificate (see below)<br />The course number that has to be filled out, is NE00.<br />A registration is only valid the moment the full course fee has been paid (in case of a bank transfer, the<br />moment the fee is on our account).<br />Only the students themselves can register, communicate concerning their registration, or cancel their registration.<br />COMMUNICATION THROUGH E-MAIL<br />If you send us e-mails, you have to use your e-mail address which you mentioned on the registration form.<br />FEE AND REDUCTION<br />The fee is 1,848 euro, course materials included. Once the fee has been paid, the UCT will send a confirmation<br />letter, which can be used to obtain the student visa.<br />Students of Ghent University (academic year 2010-2011) can get a refund if they show us their valid student<br />card before 1/12/2010. The refund consists of the student reduction of Ghent University (149 euro per level followed;<br />894 euro for the whole programme).<br />CANCELLATIONS<br />Students can cancel their registration until 15/12/2009.<br />This will have to be in writing, so by letter, e-mail or fax.<br />Administrative costs of 240 euro will be charged. Bank costs have to be borne by the course participants.<br />When you cancel after this date, a refund is no longer possible!<br />The Preparatory Year of Dutch is a complete programme, consisting of six levels. You can only cancel the<br />complete programme, not the separate levels.<br />When you cancel you send us back the original confirmation letter, together with a written statement in which<br />you mention on which account number we can transfer the refund, the name and address of the account number;<br />the name, address and IBAN code of the bank. You also enclose a copy of your passport.<br />PROBLEMS WITH OBTAINING THE VISA<br />Obtaining a visa takes time. We therefore strongly advise you to start the visa procedure as soon as possible.<br />If you arrive at the UCT after the start of the course, for whatever reason, we will no longer consider you as a<br />student of the Preparatory Year of Dutch. This means that you will not get back the amount of &#8364;894 after the<br />course programme has finished and after you have been enrolled at Ghent University (see fee and reduction).<br />STUDYING DUTCH<br />Dutch is a beautiful but difficult language to study. You will have to study hard from January till September to<br />reach the required level of knowledge in order to do academic studies.<br />That is why you can be obliged to redo a level (in case you do not pass the final test).<br />ADMISSION REQUIREMENTS<br />You can only register for the Preparatory Year of Dutch when you have a written proof that you have been accepted<br />by a Flemish university or an institute of higher education (academic year 2010-2011). When you have<br />been accepted by Ghent University, you do not have to send us this written proof. The UCT will check with the<br />student administration of Ghent University whether you have been accepted (more information for future students<br />of Ghent University is available on <a href="http://www.ugent.be/en)" target="_blank">http://www.ugent.be/en)</a>.<br />The following students don&#8217;t need this written proof. Students who have:<br />·  a Belgian diploma of secondary education of higher education of one cycle.<br />·  a European Baccalaureate issued by the European Schools in Belgium or abroad<br />·  an International Baccalaureate delivered by the International Baccalaureate Office (Geneva, Switzerland)<br />·  a diploma from the SHAPE-school (NATO)<br />·  a diploma or certificate granting access to identical university studies in the country where it was issued,<br />for the signatories of the "Convention of the Council of Europe on the equivalence of diplomas<br />leading to admission to universities" (1953). The following countries have signed the convention: Austria,<br />Bosnia-Herzegovina, Croatia, Cyprus, the Czech Republic, Denmark, Finland, France, Germany,<br />Greece, Iceland, Ireland, Israel, Italy, Latvia, Liechtenstein, Lithuania, Luxemburg, Macedonia, Malta,<br />Moldova, the Netherlands, New-Zealand, Norway, Poland, Portugal, Romania, Russia, San Marino,<br />Slovakia, Slovenia, Spain, Sweden, Switzerland, Turkey, and the United Kingdom.<br />PROCEDURE FOR STUDENTS FROM THE P.R. CHINA<br />All students from the P.R. China have to obtain a certificate of academic screening issued by the Academic Evaluation Centre<br />(APS) of the German Embassy in Beijing before being allowed to enrol at any higher education institution, language course or<br />other preparatory course in Flanders. The APS certificate is also required for obtaining a student visa to Belgium. Students planning<br />to study in Flanders in 2010-2011 are advised to contact the Academic Evaluation Centre in Beijing, email:info@aps.org.cn<br />as soon as possible in order to make the necessary appointments and this before applying for a visa at the Belgian Embassy .<br />More information on APS can be found at their website www.aps.org.cn.]]></description>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 10:37:36 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8442</guid>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA["sen Git, Atatürk Gelsin"]]></title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8441</link>
		<description><![CDATA[Başlık için biraz garip bir cümle oldu ama kuran ben değilim. Hayat bazen ilginç diyaloglar yaşatabiliyor. Hatta öylesine garip cümleler kuruluyor ki, Türkiye'de "Atatürk'ün maneviyatına hakaret"ten yargılanabilecekken, Belçika'da en koyu Atatürkçü bile olaya gülebiliyor.<br />Brüksel'de Atatürkçü Düşünce Derneği'nin bir yöneticisi, postane şubesine girer. Elinde dernek adına gelmiş bir taahhütlü mektup bildirisi. Fişini alır, sabırla sırasının gelmesini bekler. İşte o an gelir ve yöneticimiz gişe memuruna taahhütlü mektup bildirisini verir. Mektubu almayı beklerken, gişe memuru uyarır: "başkası adına mektup almak yasak!"<br /><br />Yöneticimiz bunun bir dernek olduğunu, kendisinin de yönetici olarak yetkili olduğunu anlatmaya çalışacakken memur yine kaşlarını çatar ve buyurur: "Hanımefendi, sizin kimliğinizde Atatürk yazmıyor. Siz gidin, Atatürk kendi gelsin!" Derdini bile anlatamamanın üzüntüsüyle yöneticimiz postaneden şaşkın şaşkın çıkar.<br /><br />Evet bu olay bugün Brüksel'de gerçekten yaşandı. Her ne kadar bir gişe memurundan dört master ve bir yüksek lisans beklenemese de, hayatın her alanında kendini geliştirmenin ve asgari genel kültür sahibi olmanın gerekliliği burada ortaya çıkıyor.<br /><br />Gerçi bana bu olayı anlatan yöneticiye sonuna kadar inansam da memurun hâlâ bilerek kötü bir şaka yapmış olduğu konusunda kuşkularım var... Ne dersiniz?<br /><br /><br />Erdem Resne, 14/08/2009<br /><br /><br /><a href="http://www.binfikir.be" target="_blank">http://www.binfikir.be</a>]]></description>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 08:39:46 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8441</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Ramazan Cumartesi (22 Eylül 2009) Başlıyor -</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8440</link>
		<description><![CDATA[<!--sizeo:4--><span style="font-size:14pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->Hilali Gözetleyen Ülkeler ve Sünnete uyan Bilinçli Müslümanlar Ramazana Cumartesi günü gireceklerdir.<br /><br /><br />Sünnet üzere Hilali gözetleyerek (Ru'yet-i Hilal) Ramazana başlayan ve Bayram yapan ülkelerin Şaban ayının 29 u Perşembe akşamı (20 Eylül 2009) Hilali gözetleme çabalarına rağmen hilal görülememiştir, Kabe'de Teravih kılınmamıştır .<br /><br />Yine sünnet üzere hilal görülmediğinden Şaban ayı 30 a tamamlanacak ve Cuma gecesi sahura kalkıp Cumartesi Oruç başlayacaktır.<br /><br />Ebu Hureyre (r.a), Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in şöyle buyurduğunu söyler: <br />"Ramazan orucunuzu hilali gördüğünüzde tutun. Hilali gördüğünüzde açın. Şayet hava kapalı olursa (ay'ın tespitine engel olursa) otuza tamamlayınız" <br />(Buhari, Savm, II; Muslim, Siyam, 19, H. No: 1081; Nesâî, Siyam, 9; Darimi, Sivam, 2; Ahmed b. Hanbel, II, 422).<br /><br /><br /><br /><br />Astronomik hesapları sünnetin önüne geçirerek, 1,5 sene önceden basılan takvimlere uyarak şeriatın ibadet ve bayramlarını tertip eden Halkından müslümanlarında olduğu Laik ülkeleri Hilalin görülüp görülmemesi bağlamamaktadır! <br /><br /><br />Cumartesi Ramazan'a başlayacak İslam ülkeleri<br /><br />Malezya, Endonezya, Ürdün, Mısır, Katar, Yemen, Bahreyn, Kuvet, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Sudan, Suriye, Doğu Türkistan, Somali, Tunus, Filipinler, Singapur, Irak ve Filistin'in Ramazan ayına Cumartesi günü başlayacakları belirtildi. Fransa, Belçika, İspanya, Amerika, Kanada, Meksika, İtalya, İsviçre ve İngiltere'deki Müslümanların da Cumartesi başlayacağı vurgulandı<br /><br /><br />-----------------------------------------------------<br /><br /><br />Konu ile ilgili hadisi şerifler :<br /><br />Abdullah İbn Abbas (r.a), Rasûlullah (s.a.v)'in şöyle buyurduğunu rivayet eder:<br />"Orucu Ramazan'dan önce tutmayın. Orucu hilali gördüğünüzde tutun. Hilali gördüğünüzde açın. Şayet hilalin görülmesine bulut engel olursa otuz günü tamamlayın" <br />(Nesâî, Siyam, 13; Tirmizi, Siyam 5, H. No: 688).<br /><br />Diğer bir rivayette: Abdullah İbn Abbâs der ki: <br />Ramazan ayından önce oruca başlayanlara şaşarım. Halbuki Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:<br />"Orucu hilali gördüğünüz de tutun ve hilali gördüğünüz zaman açın. Şayet hava kapalı olursa (hilali görmenize mani olursa) sayıyı otuza tamamlayın "<br />(Nesâî, Siyâm, 12; Dârimî, Savm, 2; Ahmed b. Hanbel, I, 221; İmam Malik, Muvatta, Siyam, I, H. No: 3).<!--sizec--></span><!--/sizec--><br /><br /><a href="http://www.islam-tr.net/yonetim-duyurulari/16294-ramazan-cumartesi-22-eylul-2009-basliyor.html" target="_blank">http://www.islam-tr.net/yonetim-duyurulari...9-basliyor.html</a><br /><br /><a href="http://www.islam-tr.net/tevhid" target="_blank">http://www.islam-tr.net/tevhid</a>]]></description>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 21:10:47 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8440</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Binlerce Islami Video Mp3 Izle Dinle Indir...</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8439</link>
		<description><![CDATA[esselamu aleykum<br /><br /><br /><a href="http://errahman.de" target="_blank">http://errahman.de</a>]]></description>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 00:36:06 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8439</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Olacak O Kadar</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8438</link>
		<description><![CDATA[Olacak o kadarin yeni bölüm fragmanlarini buraya ekleyebiliriz <img src="http://www.turksestudent.be/forum/style_emoticons/default/smile.gif" style="vertical-align:middle" emoid=":)" border="0" alt="smile.gif" /><br /><br /><br /><br /><b><!--sizeo:2--><span style="font-size:10pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->Yenmekteyiz <!--sizec--></span><!--/sizec--></b><br /><br /><a href="http://www.youtube.com/watch?v=Tqu0fLcGeVs" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=Tqu0fLcGeVs</a><br /><br /><br /><br /><b><!--sizeo:2--><span style="font-size:10pt;line-height:100%"><!--/sizeo-->Abdullah Gül Taklidi <!--sizec--></span><!--/sizec--></b><br /><a href="http://www.youtube.com/watch?v=hFZW-VYT-q4" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=hFZW-VYT-q4</a>]]></description>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2009 23:40:13 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8438</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Hayata Dair Bir Hikaye</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8437</link>
		<description><![CDATA[Günlerden bir gün kurbağaların yarışı varmış. Hedef, çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Kurbağalar da arkadaşlarını seyretmek için toplanmışlar. Yarış başlamış. Gerçekte seyirciler arasında hiç biri yarışmacıların kulenin tepesine çıkacağına inanmıyormuş. <br /> <br /> Sadece şu sesler duyulabiliyormuş:<br /> "Zavallılar"<br /> "Hiçbir zaman başaramayacaklar!"<br /> <br /> Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. içlerinden sadece bir tanesi inatla, yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş.<br /> <br /> Seyirciler bağırıyorlarmış:<br /> "Zavallılar" Hiçbir zaman başaramayacaklar!...<br /> <br /> Sonunda bir tanesi hariç, diğer kurbağaların hepsinin ümitleri kırılmış yarışı bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa büyük bir gayret ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış.<br /> Diğerleri hayret içinde bu işi nasıl başardığnı öğrenmek istemişler. <br /> <br /> Bir kurbağa ona yaklaşmış, sormuş bu işi nasıl başardını diye. O anda farkına varmışlar ki... Kuleye çıkan kurbağa sağarmış!<br /> <br /> OLUMSUZ DÜŞÜNEN İNSANLARI DUYMAYIN....<br /> ONLAR KALBİNİZDEKİ ÜMİTLERİ ÇALARLAR!]]></description>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2009 22:18:07 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8437</guid>
	</item>
	<item>
		<title>İnsan, Iyi Sevişemediği Birine âşık Olabilir Mi?</title>
		<link>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8436</link>
		<description><![CDATA["O yüzden de, &#8220;Seks eşittir aşk&#8221; diyorum.<br /><br />Bir gün seks biterse, aşk da biter mi? Şimdilik bilemiyorum. Ama seksin, aşkın en belirleyici unsurlarından biri olduğuna inanıyorum. <br /><br />Nasıl aşkın kendine ait bir enerjisi varsa, seksin de var. O kadar iyi sevişiyorsunuzdur ki âşık olursun.<br /><br />Bunları da tartışmamız gerektiğini düşünüyorum."<br /><br /> <br /><br /><a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/12259874.asp?yazarid=12" target="_blank">http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/12259874.asp?yazarid=12</a><br /><br /> <br /><br />Ayse Arman'in bugün kü yazisinin bir bölümü bu sekilde. Sizce de insan iyi sevisemedigi birine asik olabilir mi? Seks biterse, ask da biter mi?<br />]]></description>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2009 06:41:06 +0200</pubDate>
		<guid>http://www.turksestudent.be/forum/index.php?showtopic=8436</guid>
	</item>
</channel>
</rss>